Yorum yapmadan geçmeyin. Fikir ve düşünceleriniz benim için önemli <3
Bölüm sonunda bu bölümün adının ne olduğunu belirlemeyi unutmayın!
Keyifli okumalar :)
İnstagram; blackmavi.ms
Seviliyorsunuz 💜
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
~
Bu eve girdiğimde annemi bulamamış ve direkt kaldığım odaya girmiş, üzerimi rahat kıyafetlerle değiştirerek kendimi yatağa atmıştım. Başta tavanla bakıştım bir süre. Başım ağrısının geçmesini bekledim. Kafamın içindeki yoğunluk gözlerimi kapatmama engeldi. Sola döndüm. Üzeri boş çalışma masasına baktım. 'Odanın bana ait olmadığı buradan belli oluyor' dedim kendi kendime. Sağa dönüp koca camın ardında kalan manzarayı izledim. Zaman geçti. Nefes alış verişimi dinledim. Gece battı, geceyi aydınlatan ışıklar kapandı gün doğdu. Gözlerim yorgunluktan içe çökmüştü sanki. Yataktan kalkamadım. Çok ağlamak istedim. Ağlarsam üzerimde hissettiğim ağırlık belki biraz olsun azalırdı ama olmadı. Ağlayamadım.
Annem gelir de uyandırır mı diye bekledim ama annem de gelmedi. En azından sabah onu görürüm diye kalktım saatler sonra yataktan. Annemi görmeye ihtiyacım vardı. Bir gün olmuştu anneciğimi görmeyeli ve onu özlemiştim. Dünya bir yana annem bir yanaydı benim için.
Banyoya geçip yüzümü yıkadım ve dişimi fırçaladım. Önce banyodan sonra odadan çıktım. Üzerimi değiştirme gereği duymamıştım. Aşağı, salona inip anneme bakındım. Yoktu. O adam vardı sadece. Köşedeki tekli koltuğa oturmuş gazetesini okuyordu. Kıpırtımla gözlerini kaldırarak bana bana bakmıştı. Onunla göz göze geldiğimde gerildim. Dün olanların yükü hala üzerimdeydi.
"Annem nerede?"
Yaşanılanları umursamadığımı göstermek istedim ona. Rahatsız olsun istedim. Beni üzdüğünü, bende bıraktığı izleri göstermek istemedim ama bir yandan da çöken göz atlarım, solan yüzümün beni ele verdiğinin farkındaydım.
"Annen yürüyüşe çıktı. Geç döner. Sen de üzerini değiştir şirkete geçelim birlikte."
Kaşlarım çatıldı. Annemde kaldım ben. Haberim olmadan iyileş miydi annem? Ne yürüyüşünden bahsediyordu bu adam? Hadi diyelim bunu istedi. Neden engel olmadı ki? Anneciğimin rahatsızlığını paylaşan böyle olamazdı. Araştırmıştım. Biliyordum işte. Bir terslik vardı bu durumda.
"Hastalığının son evresinde olan annemden bahsediyorsun değil mi? Neden engel olmadın?"
Bir anda parlayan öfkemi zapt edememiştim. Sesime yansımıştı. Gazetesini katlayıp yanındaki uzun bacaklı zigona bıraktı. Ellerini onunda birleştirdi.
"Cana sadece temiz hava almak istedi. Ne var bunda? Yanında korumalar da var arkadaşları da. Yavaş yavaş yürüyecekler. Geç gelir dememin nedeni de bu işte."