Bölüm Otuz Dokuz

7.8K 328 88
                                        

Merhaba, nasılsınız? 

Evet, bu bölümle birlikte Meftun'un sonu daha da yaklaşıyor ve sizlere üç son sunacağım (siz isterseniz çoğaltabilirsiniz). Sizin için hangi son uygunsa sonu seçebilir ve Meftun'umuzu öyle hatırlayabilirsiniz :)

Ve artık bölümlere beğeni ve yorum kısıtlaması koyuyorum. Bir önceki ölüm neredeyse bin okunmaya sahipken oy ve yorumlar çok az. O yüzden bu bölüm 100 beğeni ve 100 yorumu geçmeden yeni bölümü yayımlamayacağım

Keyifli okumalar ^^

Sevgilerle 💜

İnstagram; blackmavi.ms

ms

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

.

Karanlığın eli ayak bileklerime dolandı. Beni önce yere düşürdü ve sürükledi. Çok çırpındım ama kurtulamadım. Vücudumda çokça ezik, sıyrık, çürük oluştu. En sonunda bir kuyunun içine atıldım. Yara bere içinde kaldı tüm vücudum ama ölmedim. Balçığa battım. Kederin kötü kokusu ciğerlerime doldu, beni boğmaya çalıştı ve ben hareket edemedim. İçim içimi parçaladı düştüğüm kuyudan çıkabilmek için fakat kendi kendine ettiği işkenceyle kaldı. Gözlerimden tek damla yaş düşmedi.

Abim merdivenleri hızla indi. O kadının oğlu olarak. Annesinin tam karşısında durdu. Bakışlarım yavaşça ondan kayarak o kadına ilişti. En başından beri gözleri bende kaldı. Baştan aşağı süzdü bedenimi. Üzerimde hala Asif'in ceketi vardı. O ceketin uçlarına tutundum.

"Anne, burada ne işin var?"

O kadına seslenişi yüreğimi dağladı. Dişlerimi birbirine geçirdim karşılarında dimdik durabilmek için. O annesine rahatça seslenebiliyorken ben annemi kendi ellerimle toprağa vermiştim. Şimdi seslenebileceğim bir annem bile yoktu benim. Haksızlık değil miydi bu?

"Bu da ne demek? Oğlumun evine gelemez miyim?"

Kibre bulanmış sesi yükseldi. Onun sesinden çıkan her bir kelime ok olup saplandı bedenime. Bu acıya daha fazla katlanamayarak hareketlendim. Burada olmam büyük bir hataydı ve hayat açıkça söylemenin yanında yüzüme iki de tokat atmıştı. İnanmak için çabaladığım bir hikayenin daha sonuna gelmiştik. Kabullendim. Abimle benim aramda annesi vardı. Her ne kadar istesek de biz birbirimizin kardeşi olamazdık.

Merdivenleri hızla indim, onların yanından geçerek bahçe kapısına ilerledim. Arkamdan abimin bana seslenişlerini duydum. Ne ben durdum ne de o peşimden geldi. Annesiyle kalmayı tercih etmişti. Ona kızamazdım. Çünkü o ve annem arasında kalsaydım ben de annemi seçerdim. Ben, annemden başkasını tercih etmezdim.

Kollarımı ceketin kollarından geçirip bedenime sarıldım. Bahçe kapısına yaklaştığım sırada beni gören Engin koşturarak yanıma gelmeye çalıştı. Elimi kaldırarak onu engelledim ve kapıdan çıktım. Belki de bu evden son defa çıkışımdı ve belki de bir daha hiç dönmeyecektim. Aslında burada kalmam artık ihtimal dahilinde bile değildi. Zaten ben ne zaman buraya adım atacak olsam, zihnim o kadının varlığını haykıracak ve beni rahat bırakmayacaktı.

MEFTUNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin