Eğer beğeninin yanında yorum yapılmazsa yeni bölüm artık gelmeyecek
İnstagram: blackmavi.ms
Seviliyorsunuz 💜
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
~
Yastığımın altında durmaksızın titreyen telefonumla aralamıştım gözlerimi. Bir süre kabartmalarla yapılan desenlere sahip beyaz tavanla bakıştım.
Odaya girdiğimde annemin uyuduğunu görmüş ve yanına gidip bir süre onun güzel yüzünü izlemiştim. Aklım ve kalbim ortak olmuş, onun yüzünü unutma korkusuyla duvarlarına yüzünü kazımıştı.
Buraya ilk geldiğimiz güne nazaran yüzü daha da zayıflamış, gülümsediğinde ortaya çıkan elmacık kemikleri şimdi düz dudaklarında bile belirginleşmişti. Gözlerimin önünde gün geçtikçe eriyordu ve ben hiçbir şey yapamıyordum.
Çok zordu.
İmkan verseler onunla yer değiştirmek isterdim. Hatta şimdi canını alacağım deseler bir saniye bile düşünmezdim. Fakat kimse öyle bir şey demiyordu.
Sıkkın bir nefes verip gözlerimi kapattım ve yeniden açtım. Bunları düşünmek bana fayda vermiyordu. Daha kötüsü oluyordu. O bataklığa düştüğümde kendimi toparlamam iyice zorlaşıyordu.
Sızlayan sargılı elimi görüş açıma girene kadar kaldırdım. Havada olan elim zonklamaya başladı ama umursamadım. Aksine bataklığa düşen beni kurtarmak için halat oluyordu. Yine de farkındaydım. Kendime zarar veremezdim. Fazlası zarardı. Hem bana hem de hasta yatağında anneme.
Sessizleşen telefonum kafamın altında yeniden titrediğinde yattığım yerden dikleştim ve yastığımın altından telefonumu alıp ekrana baktım. Arayan Sena'ydı. Geç bile kalmıştı.
Koltuktan kalkıp banyoya girdim ve ısrarla çalmaya devam eden aramayı yanıtladım. Sena'dan sitem bekliyordum. Ona neden haber vermediğimin hesabını soracaktı elbette. Kendimi buna hazırlamaya çalışsam da ne söyleyeceğimi bilemediğim için çabam boşaydı.
"Sonunda! Ferra neler oldu Allah aşkına?! İyi ki dün erken uyuyayım demişim. Kıçımda pireler uçuşurken Ferra Hanım koskoca Asif Poyraz'la gecelerde magazine yakalanmış! Sadece magazin olsa. Ekonomi kanallarında bile siz varsınız. Farkında olmadan onun şirketinin hisselerini tavan yaptırdın haberin var mı? İnanamıyorum!"
Soluksuz konuşan arkadaşım sonunda nefes almayı hatırlayınca duraksadı. İnanamadım. Sena'nın dediği gibi 'koskoca' mıydı? İşte onu hiç tanımadığımın bir kanıtı daha ortadaydı. O ve ben çok başkaydık. Ben, kendi halimde evden işe işten eve gidip gelen bir kızdım. Sessiz, sakin, kimseye bulaşmadan ve mümkünse kalabalıklardan, çok insandan uzak yaşamaya çalışan normal, sıradan bir insandım işte.
Ama görüyor ve anlıyordum ki Asif öyle biri değildi. Onun attığı adım bile haber olabilirdi belki. Belki değil, biriyle görüldüğünde böyle yankı yapıyorsa elbette öyleydi. İşte bizim birbirimizden farklı olduğumuzun kanıtı.