Bölüm Beş - Hayat

23.4K 874 28
                                        

Merhabaa uzuun zaman sonra yeniden birlikteyiz :)

Nasılsınız?

Ben okulla cebelleştim ama şimdi düzlükteyim :D Eğer yapabilirsem her pazar yeni bölüm yazacağım :3

İnstagramdan beni takip etmeyi unutmayın! Her şeyi önce orada duyuruyorum!

İnstagram; blackmavi.ms

Umarım hayatınızda her şey hep yolunda olur!

Seviliyorsunuz 💜

Seviliyorsunuz 💜

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

~

Üzerimi değiştirip yedek kıyafetlerimi aldım ve evden çıktım. İki otobüs aktarmasıyla gideceğim yere ulaşabilmek için öncesinde durağa doğru adımladım. Attığım her adımda düşüncelerim de benimle birlikte geliyordu. Zihnim hala berraklığına kavuşamamıştı.

Durağa ulaştığımda benimle birlikte otobüs bekleyen birkaç kişi vardı ve herkes ayaktaydı. Havanın soğukluğuyla daha da soğuk olan Demir oturağa kimsenin oturmaya cesareti yoktu anlaşılan.

Annemi hastaneye yatıralı üç, işe başlayalı sadece iki gün oluyordu. Doktorlar annem için şimdilik bir tedavi süreci başlatmışlardı. Kanserli hücre ilaçlara nasıl tepki vereceğini gözlemleyerek tedaviyi devam ettireceklerini söylemişlerdi. Endişeliydim. İyi doktorlar olduklarını iki günde elbette anlayamazdım ama onlara güvenmekten başka çarem yoktu.

Benim ve çocuklarım için içinde bol bol özlem barındıran ayrılığımız sonlanmış ve onlara kavuşmanın mutluluğunu yaşamıştım iki günde. Bitmeyen enerjileri kafamı dağıtıyor, annem için duyduğum endişe bir nebze olsun azalıyordu. Fakat iş çıkışı kuytu köşelere gizlenen endişe, hiç olmadığı kadar çok kendini belli ederek anneciğimin yanına ulaşana kadar bana işkence etmeyi bırakmıyordu.

Kısa bir süre işi bırakıp annemin her daim yanında olmayı dilediğim bir an dahi yaşamıştım hatta. Ama sonra yaşam şartları çalışmam gerektiğini tekrar hatırlatmıştı. Kimseye muhtaç olmadan gelmiştik buralara. O adama girişim haricinde, kimseye de muhtaç olmamaya devam etmek istiyordum. Yani, çalışmak zorundaydım.

O adamın görevlendirdiği kişi, Akif ise annemi hastaneye yatırdığımızın ertesi günü Mehmet diye başka biriyle daha tanıştırmıştı bizi. Bir gün Akif duracaksa başımızda diğer gün Mehmet duracaktı. Kesin bir dille reddettim. Hatta Akif'i bile göndermek istedim ama ne yazık ki ne Akif ayrıldı kapımızın önünden ne de Mehmet. Yedi yirmi dört esaslı çalıştıklarını da söylediler. İstemesem de hep kapının önündeydiler. İşe başladığımda fark etmiştim ki onların orada olması aslında iyiydi.

Ben işteyken annem uygun görürse yanına gidecek ve yanında duracaklardı. Bunu ben rica etmiştim. Hem gün içerisinde onları arayıp gelişmelerden haberdar olabilecektim. Hem de annem yalnızlığıyla baş başa kalıp üzülmeyecekti. Başta istemediğimi söyleyip onları göndermekte diretsem de içten içe iyi ki geldiklerini itiraf etmiştim kendime.

MEFTUNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin