Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
<<*>> : yazar anlatımı
~
<<*>>
Kapalı havadan damlayan yağmur damlalarına çakan şimşekler ve gök gürültüleri eklenmişti. Genç adam yağmurun altında ıslanmayı umursamadan koca binanın önünde bir sağa bir sola yürüyor ve arkadaşını bekliyordu. İçini bir tek ona döken genç adamı sırtından bıçaklamıştı arkadaşı kendince. Binanın önünde onu beklemesinin nedeni ise yargısız infaz yapmak istemediği içindi.
Sonunda hastanenin çıkış kapısında görünen arkadaşı adımları duraksadı ve bedenini ona döndürdü. Arkadaşı genç adamı gördüğünde kaşları anlam veremediğini gösterir gibi çatıldı. Ona yaklaşan adımları sırasında korumalarından biri yağmurdan korunması için şemsiyeyi açmıştı.
"Ne yapıyorsun burada?"
Genç adam karşısında kayıtsızca duran arkadaşının rahat tavrıyla daha da öfkelendi.
"Ben onu bir tek sana anlattım! Seviyorum dedim lan sana!"
Öfkesini daha fazla içinde tutamayarak yumruk yaptığı elini arkadaşının yüzüne savurdu. Genç adamın karşısında aldığı darbeyle geriye sendeleyen arkadaşı ona karşı böyle bir tepkinin nedenini anlayamadı.
Genç adam, kollarından sıkıca tutan arkadaşının korumalarıyla öfkesi daha da arttı ve kollarını tutan ellerden kurtulmak için silkelendi ama çabası boşunaydı.
"Bırakın."
Patronlarının emriyle korumalar genç adamı serbest bıraktı ve bir adım geriledi. Genç adam kollarına bir şey bulaşmış gibi elleriyle kollarını çırptı.
"Derdin ne Levent? Durduk yere saçma sapan hareketler yapıyorsun."
Levent arkadaşının aksine daha da öfkelendi çünkü ona göre tek sırdaşının ihanetine uğramıştı. Gördüğü ilk günden beri aşık olduğu kadına sarılırken görmüştü onu.
"Ben sana geldim," Dişlerinin arasından konuşan Levent arkadaşının yakalarını tuttu. Korumalar öne bir adım attılarsa da patronunun elini kaldırmasıyla duraksadılar. "Ne dedim ben sana? Aşık oldum dedim. Seviyorum dedim lan! Anlattım. Onun nasıl biri olduğundan benim onu ne kadar çok sevdiğime kadar en ince ayrıntısına kadar anlattım sana. Sen ne yaptın peki Asif Poyraz?"
Asif gözlerini kısıp Levent'in ne demek istediğini anlamaya çalıştı. Anlattıklarını dün gibi hatırlıyordu. O zamanlarda Asif çok şaşırmıştı.