İnstagramdan takip edenler neler yaşadığıma paylaştığım kadarıyla şahit oldular. Ben iyi olmaya çalışıyorum.
Bu hayatta yaşadıklarımız boşuna değil. Şikayet etmek yerine ders çıkarmaya özen gösterin.
Umarım bölümü seversiniz :) Yorum yapmayı unutmayın lütfen!!!
İnstagram; blackmavi.ms
Keyifli okumalar ^^
Seviliyorsunuz 💜
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
.
"Ferra, bak bana hadi."
Başımı boynundan ayırmadım. Bulunduğumuz ortama ölüm sessizliği yayılmıştı. Kimseden çıt çıkmıyordu. Halbuki burada olduklarının farkındaydım. Görmezden gelmeye çalışıyor olmam bir anlam ifade etmiyordu.
Uzun parmakları çenemi kavradı ve çok bir güç kullanmadan başımı kaldırdı. Islak kirpiklerimin altından baktım ona. Okyanusunun derinliklerinde kaybolmuş maviliğine bakabildim sadece. Dudaklarım kendini mühürledi.
"Seni buraya kim getirdi Ferra?"
Boğuk sesinin altında yatan öfkeyi anında fark etmiştim. Çünkü beni buraya getiren kişiye sadece sesi değil gözleri de bir o kadar öfkeliydi. Titrek bir nefes aldımsa da bir şey demedim. Gözlerimi sıkıca kapattım. Ağlayışım bir işe yaramamıştı. Karşımda benim tanıdığım, kalbimin bildiği Asif'i bulamamıştım. Ondan bir adım uzaklaştım. Tanıyamıyordum, bilmiyordum ben bu adamı. Onun kolları arasında olamazdım.
"Asif," Fısıltım sessizliğin arasına sızdı. Sesin pürüzlüydü ve boğazım acıyordu ama yine de ona seslenmeden yapamamıştım. Benim Asif'imi bulmam gerekiyordu. "Gidelim buradan diyorum sana. Gidelim!"
İçimde katlanamadığım bir şey vardı. Bir el kalbimi tutmuş sıkıyordu. Tam nefes alamıyordum. Tüm bunlar katlanılmaz bir sabırsızlıkla birleşmiş ve bağırmama sebep olmuştu. Saçlarımı yolmak, buradan çıkmak için çığlık atmak istiyordum. İstesem kendim gidebilirdim elbette ama ben Asif'le birlikte gitmek istiyordum buradan. Onun varlığını hissetmeye ihtiyacım vardı.
"Tamam," Sıkkın bir nefes verdi. Elini uzattı. "Gidelim."
Sözlerinin gerçekliğini sorguladım. Gözlerine baktım. Koyuluk yavaşça kayboldu, kıyısına vurdu dalgaları sonunda. Has maviliklerini görebildim. Biraz olsun rahatlayarak uzattığı elini tuttum. Beni kendine çekti, tek elini omzuma koydu ve birlikte bulunduğumuz yerden çıktık. Soğuk hava bir kırbaç gibi yüzüme çarptığında derin bir nefes aldım. Gece ilerledikçe hava daha da bir soğumuştu. Üzerimde montum ya da kabanım olmadığı için hemen üşümem gerekiyordu belki ama üşümüyordum. Asif yanımdaydı çünkü. Benim ondan başka kimsem kalmamıştı ve onun yokluğuyla da sınanamazdım.