*4.8*

198 18 28
                                        

*Bölüm smut içerir.*

*Bölüm sonunda sizin için mektubum vardır.*






"Aşkım çok stres oldum, nolur söyle neredelermiş?" dedim, Ali'nin tişörtünü çekiştirerek. Tufan'la Hasan abi kavga etmekle meşgul oldukları için uçaklarını kaçırmışlardı. Bizde sekiz saat süren bir uçak yolculuğundan sonra havaalanında onları bekliyorduk.

Maldivler'in başkenti Male'de öylece kalmıştık. Ali saçımı okşayarak alnıma sakinleştirici bir öpücük kondurdu.

"Panik yapma, birtanem. Birazdan uçağa binecekler, sekiz saat sonra buradalar. O sırada bizde tekneyle tatilimizi yapacağımız adamıza geçeceğiz." dedi, sakinleştirici bir tonla.

Bir anda tatilimiz mahvolacak diye panik yapsam da Ali yanımdayken mahvolacak gibi gözükmüyordu. Havaalanına indiğimiz gibi sıcak hava bizi karşılamıştı. Bu bunaltıcı bir sıcaktı.

Ama o kadar heyecanlıydım ki, hiçbir şey umurumda değildi.

Benim aklım bir karış havadayken ve her tarafın fotoğraflarını çekerken kocamın yönlendirmesiyle eşyalarımızı bir arabaya koyup kısa bir araba yolculuğundan sonra sahil gibi bir yere geldik. Birçok teknenin olduğu sahilde bizimkine bindik.

Suyun rengi o kadar güzeldi ki dümdüz suyu binlerce fotoğraf çekmiştim. Ali sadece ilgiyle beni izliyordu. Birkaç tane onun ve ikimizin fotoğrafını çekerek yanına oturdum. Tekneyi süren bir adam ve onun yardımcısı ortadan kaybolduğu anlarda Ali'ye kaçamak öpücükler veriyordum.

Arada beni uyarsa da onunda hoşuna gidiyordu.

"Acaba benim adım deniz değilde okyanus mu olsaydı ya baksana çok güzel." dedim, okyanusu göstererek. Ensemi öperek onaylamaz bir ses çıkardı.

"Sen okyanus ya da deniz değilsin ki, benim denizimsin." dedi. Gülerek onu öpmemek için kendimi tuttum. Bir an önce tekneden inmek istiyordum ve Tufan'ı öldürmek. Bu tatilin benim için ne kadar önemli olduğunu bilmesine rağmen yine saçma sapan bir kavga çıkarmıştı.

Kavganın sebebi Hasan abinin havaalanında kontrolden geçerken kadın görevliye 'kemeride çıkarıyor muyuz?" diye sormasıydı. Ben olsam bende bir trip atabilirdim ama uçağı kaçırmaya sebebiyet verecek kadar değildi.

Buraya geldiğinde onu okyanusun ortasına atıp dibe ittirecektim.

"Acaba baş başa mı olsaydık? Bunlar sürekli kavga ediyorlar bizi de birbirimize düşürmesinler?"dedim, dudaklarımı büzerek. İşaret parmağını dudaklarımın üstüne bastırıp kaşlarını çattı.

"Bizi eğlendirsinler diye çağırdım." dedi, göz kırparak. Öyle düşünmediğini biliyordum. 

"Sadece bu anı düşün, kalan her şeyi bırak." dedi. Yani kısacası 'siktir et' diyordu. Çok uzun sürmeyen bir tekne yolculuğumdan sonra adaya geldik. Hem adanın içinde kalmak için evler vardı hemde iskele üstünde adaya bağlı minik evcikler vardı.

Ali beni tek koluyla belimden kavrayarak tekneden indirdi.

"Adanın içinde mi kalmak istersin yoksa su evlerinde mi?" dediğinde ona baktım. Bunu seçebilme şansım var mıydı yani?

"Sadece şimdilik hangisine gitmek istediğini söyle iki taraftan da ev ayarladım." dedi. Bir yandan da güneşten korunmam için çantadan çıkardığı beyaz şapkayı kafama geçirmeye çalışıyordu.

Yayınlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: a day ago ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Mahalle [BxB]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin