Ben hala olayların şokunu atlatamamışken kolumun üzerinde hissettiğim baskıyla kolumu tutan elin sahibine doğru kafamı döndürdüm. Bedenimi ve ardından beni çekmeye başlamıştı koridorun diğer tarafına doğru hızlı adımlarla yürürken sarsılmış bedenimi düzene sokmaya çalıştım ve aklım başıma geldiğinde Kübra'nın kolumu tutan elinden kurtulup olduğum yerde durdum o da çok geçmeden hızını yavaşlatıp durmuştu.
"Bir daha bana yürüyemiyor muşum gibi davranıpta kolumdan tutarak peşinden sürüklemeye çalışma! Sakın." dedim sinirli olduğum için sesim biraz yüksek çıkmıştı ve haliyle bir kaç kişinin dikkatini çekebilmiştik. Bir an herkes susmuş gibi oldu ve çok geçmeden Kübra da konuşmaya başladı.
"Burada yapılan şeylere sen karar veremezsin. Üstelik daha ilk günlerden. Ne yapmaya çalışıyorsun anlamıyorum. Yenisin diye sadece uyarıyorum." dedi ve kulağıma doğru yaklaşıp "Kaya'dan uzak duracaksın" diye devam etti.
"Bekleyip görelim o zaman." deyip sınıfa doğru yürümeye başladım. Bu saçmalık da neyin nesiydi? Hah. Gerçektende kimlerle konuşacağıma karar verebileceğini mi zannediyor bu?
Hiç bir şey olmamış gibi sınıfa girdiğimde Caner ve Burcu yüzümde bir iz ararcasına yüzümü incelemeye başladılar. Sanırım dayak yediğimi falan sandılar.
Caner masada oturmuş Burcuyu da yanına almış benim bir şeyler anlatmamı bekliyordu. Bende önlerindeki sıraya oturup anlatmaya başladım onlarda şaşkınlıkla beni dinlediler.
Konuşmamı bitirene kadar beni hiç bölmeyip pür dikkat dinlediler.
Daha sonra zaten zil çaldı ve yerime geçtim.
İsminin kaya olduğunu öğrendiğim çocuk yine uyuyordu. Sıramda arkama yaslandığımda sınıfı incelemeye başladım ve Kübra ile göz göze geldik. Bana ölümcül bakışlar atıyordu ama ben onu umursamayıp tekrar önüme döndüm.
Bütün dersler bittiğinde okuldan dışarıyo doğru ilerlerken Burcu peşimden koşup beni durdurdu.
"Telefon numaranı versene akşam konuşuruz"
"Ahh. Tabii" deyip telefon numaramı söyledim Burcu'ya
"O zaman akşam ben yazarım sana" dedi ve yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.
"Çok iyi olur ya canım patlıyor evde kimseyle konuşamıyorum"
"Görüşürüz o zaman" dedi ve arkasına dönüp yolun devam etti. Bende yavaş adımlarla eve doğru yürümeye başladım.
Eve vardığımda Mehtap abla her zaman ki güler yüzüyle açtı kapıyı.
Mehtap ablaya "Kolay gelsin" dedikten sonra odama dogru ilerledim.
Odamın kapısını açtığımda çantamı yere fırlatıp uçuş pozisyonuna geçerek yatağa fırlattım kendimi. Daha sonra telefonumun çantamda olduğunu hatırlayınca kalkıp çantamı fırlattığım yere doğru yöneldim.
Çantamı kavrayıp telefonumu içinden aldıktan sonra eski pozisyonumu alarak yatağa yattım. Telefonumun ekranını açtığımda iki dakika önce birisinin aradığını gördüm. Yabancı numara olduğu için ilk önce pek ilgilenmedim. Ama telefonumun ekranında tekrar o numaranın aradığını görünce aramayı cevapladım, iki taraftanda ses gelmeyince konuşmaya başladım
"Kimsiniz?" Ses gelmeyince telefonu kapatmak için kulağımdan ayıracakken geçen seferde aynı şeyin olduğunu anımsayınca telefonu kapatmadım ve konuşmaya başladım.
"Daha önceden de arayan adam değil misiniz siz?"
Ses gelmeyince devam ettim. " Ne istiyorsunuz benden?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIK TEKLİF
Teen Fictionİçi serseri, eğlenmeye düşkün erkek dolu okulda tek saf kız olan Defne. Hikayenin beyaz kahramanı. Yaşadıklarından dolayı hasta numarası yapıp okula gitmeyi erteliyor. Peki bu ne kadar sürebilir? Başladığı yeni okulunda işler eski okulundan d...
