Öncelikle Bütün Müslümanların Kurban bayramı Mübarek olsun. İyi bayramlar :) :*
-
Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum.:**
-
Geri zekalı! Utancımdan kafamı cama yaslayıp yolu izlemeye başladım. O sırada Kaya'da arabayı çalıştırdı ve sessiz yolculuk devam etti.
Yolculuk boyunca yaptığı aptalca şeyi unutmak için türlü türlü şeyler yapıyordum. Bu sefer Kafamı pencereden dışarıya çıkarıp yola devam etmek daha iyi olacaktı herhalde. Düşündüğüm şeyi uygulayıp kafamı pencereden dışarıya uzattım. Huzurumu bozan şey sırtımda hissettiğim el olmuştu. Kaşlarımı çattığım da Kaya'nın sırtımdan tutup beni içeriye çekmesiyle kafamı kapıya vurmuştum. Ağzımdan çıkan küçük iniltiyle yüzümü buruşturup elimi kafama götürdüm. "Dikkatimi dağıtıyorsun. Yol boyunca öylece otursan ölür müsün?" Sert bakışlarımı Kayaya çevirdiğimde kısa bir süreliğine bana bakmıştı. Daha sonra Önüne dönüp bir şeyler mırıldandı. "Bana öyle bakmaman gerektiğini söylemiştim."
Bakışlarımı Kaya'dan çekip yola çevirdiğimde durmuş olduğumuzu gördüm. Kaya arabadan indiğinde bende onun yaptığını yapıp arabadan indim ve karşımızda duran gökdelene baktım. Gözlerim gitgide büyürken burada ne yapacağımızı düşünmeye başladım. Ne yapılır ki burada? Katları inip çıkacak mıydık?
Oflayarak beni fazlaca geride bırakan Kayayı yetişmeye çalıştım.Yanına geldiğimde kocaman büyük bir kapıdan içeriye girmiştik. Kayayı gören herkes Tüm işini bırakıp saygılarından öne doğru eğiliyordu. Olanları ağzım açık bir şekilde izlerken bir asansörün önünde durmuştuk. Kaya düğmeye bastığında bir kaç dakika sonra asansörün kapıları açılmıştı. İçerideki herkes konuşurken Kayayı gördükten sonra susmuştu. Hızlıca asansöre bindiğimizde Kaya 18 numaraya bastı ve beklemeye başladı.
Sessizliği bozan ses 9. katta çalan asansörün sesiydi. Herkes teker teker asansörü terk ederken bu lanet kutuda sadece Kaya ve ben kalmıştık. Her yalnız kaldığımızda beni öpmesi mi aklıma gelecekti!? Kafamdakileri dağıtmak için konudan uzak bir şeyler söylemeye karar vermiştim. "Burası senin mi? Veya burası neresi?"
"Benim değil babamın. Babamın şirketi." Babasının şirketi mi? İyide Kaya daha geçen gün babasıyla kavga etmemiş miydi? Bu işi kurcalamamam gerektiğini düşünerek susmuştum. Sonunda 18. Kata ulaştığımızda kapılar bir ses eşliğinde açılmıştı ve Kaya bir patron gibi dik yürüyüşüyle yürümeye başlamıştı bense hiç ona uyum sağlamayan bir şekilde onu takip etmeye.
Sonunda bir siyah kapıya doğru ilerlemeye başlamıştık. Burası büyük ihtimalle onun odasıydı. Ama burada ne yapacaktık ki? Beni ilgilendiren neydi?
Girdiğimiz odada büyük bir masaya oturan Kayaya tuhaf gözlerle bakıyordum. Çok geçmeden bende deri bir koltuğa oturduğumda Kayaya döndüm. Bilgisayardan bir şeylerle uğraşıyordu. Tekrar önüme döndüğümde sıkıntıdan yanaklarımı şişirip ellerimle patlatıyordum. Kayaya bakmasamda bana baktığını hissetmiştim. Ona doğru döndüğümde kafasını her iki yana sallayıp bilgisayara bakmaya devam etmişti. Daha fazla dayanamayıp ayağa kalktım ve odanın diğer tarafında bulunan kitaplığa doğru ilerledim. Oldukça eski kitaplar vardı. Birisini bile okumadığına emindim. Çünkü pek kitap okuyan tiplere benzemiyordu.
Kitaplara bakmaya devam ederken kapının açılma sesiyle kapıya doğru döndüm. Bu adam Kaya'nın babası olmalıydı. "Vay. Bende şirketin yolunu unuttun sanıyordum." dedi tiskinç bir ses tonuyla. Bana dönüp kaşlarını hayretle yukarıya kaldırdı ve tekrar konuştu "Kübrayı tekmeleyip Hakan Yazıcı soyuna mı döndün" Hakan yazıcı? Babamın ismini nereden biliyordu? Hatta benim babamın o olduğunu? Kaşlarım çatılırken tekrar derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı. "Baksana şu çalışma masasına ne kadar yakışıyorsun. İşin hazır. Okumana gerek yok. Hala neden okuyorsun anlamıyorum." dedi ve kahkaha atıp odadan çıktı.
Kaya hızlı bir hareketle oturduğu sandalyeden kalkıp hızlıca yanıma geldi. Gözlerini açıp konuşmaya başladı. "Hakan yazıcı senin baban mı?" Gözlerim dolarken kafamı sallayıp onayladım. Bunu niye soruyordu bilmiyorum ama onayladığımı görünce yüzümdeki gülümsemeye engel olamamıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIK TEKLİF
Fiksi Remajaİçi serseri, eğlenmeye düşkün erkek dolu okulda tek saf kız olan Defne. Hikayenin beyaz kahramanı. Yaşadıklarından dolayı hasta numarası yapıp okula gitmeyi erteliyor. Peki bu ne kadar sürebilir? Başladığı yeni okulunda işler eski okulundan d...
