35- İrade

6.2K 301 40
                                        

Ne olmuştu ne gitmişti anlamamıştım ama sanki az önce yaşananlar hiç olmamış gibi davranıyorduk ve çoktan arabaya binmiş eve varmıştık bile. Hiç üzerimizi değişmeden salonun bir köşesine ben bir köşesine de o oturmuştuk.

Bu konunun yok sayılması beni çileden çıkartıyordu. Beni bırakması şarttı ama hiçte bırakacak gibi durmuyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. " Kaya böylece oturup az önce olanları hiçe mi sayacağız?"

Kaya sinirle gözlerini duvardan alıp üzerime yerleştirdi. "Ne yapmalıyız Defne Hanım! Var mı bir bildiğin? Ağlayıp zırlamakla işler çözülseydi herkes ağlardı."

Sanki kendisi az önce ağl- "Az önce ağlamadığımıda biliyorsundur inşallah."

"Hehe tabi, gözüne toz kaçmıştır."

"Kızım bak beni deli etme. Zaten sinirliyim ne yapacağımı kestiremiyorum usluca otur yerinde."

"Kaya yapacağın şey çok basit. Beni bırakacaksın. Babamın hayatı tehlikede. Hatta burada biraz daha durursam annemin bile hayatı tehlikeye girebilir."

Kaya koltuktan hızla kalkıp duvara yumruklar indirmeye başladı. Öyle hızlı ve sert hareket ediyordu ki biraz daha devam ederse eli kopabilirdi. Hemen oturduğum yerden kalkıp yanına gittim ve duvarla arasına girdim. Tam üzerime doğru bir yumruk atacakken kendini durdurdu.

"Ne yapıyorsun geri zekalı?!"

"Kaya kendine zarar vermekten vazgeç." İki yanına düşürdüğü ellerini avucumun içine aldım. Ellerinin üst kısmı morarmıştı ve kısım kısım kanıyordu. "Gel bir şeyler saralım eline."

"Beni düşünme sen. Geç duş al ve yat."

"Kaya ama elin iyi de-"

"Defne!" Öyle sert bağırmıştı ki gözlerimi kapatıp yüzümü buruşturmuştum. Yavaş yavaş önünden geçerek hızla odam olduğunu düşündüğüm yere doğru ilerledim.

Oda bembeyazdı. Tam da istediğim gibi. Dolaba yönelip dolabı açtığımda kıyafetlerin yerleştirilmiş olması beni şaşırtmıştı. Kim ne ara bunları yapmıştı ki?

Her neyse şuan önemli olan bu değildi kesinlikle. Hemen iç çamaşırlarımı alıp banyoya doğru ilerledim.

Kaç saattir suyun altındaydım bilmiyordum ama ancak paklanabilmiştim sanırım.

Bu kadarının yeteceğini düşünüp suyun altından çıktım ve saçlarımı tokamla bağlayıp havluyla sıktıktan sonra vücudumu sildim ve iç çamaşırlarımı giymeye başladım.

Giydikten sonra havluyu bedenime sarıp banyodan çıktım ve dolabın karşısına geçtim. Evin içerisi aşırı sıcaktı. Hemen dolaptan Bir tane bana bol olacak uzun bir Tişörtü alıp yatağa attım. Daha sonra şort gibi olan pijamamı da alıp yatağın üstüne attım ve sonrasında dolabın kapaklarını kapatıp yatağa doğru yöneldim. Havluyu üstümden atıp tişörtü giyecektim ki kapı birden açıldı.

Refleks olarak tişörtle üstümü kapatmaya çalışmıştım. "Oha! Pardon özür dilerim."

"Bir kızın odasına kapıyı tıklatmadan mı giriyorsun? Üstelik duş alacağımı da biliyordun!"

"Ne bileyim kızım! Aradan 3 saat geçti. Almışsındır diye düşündüm. Bülent Ersoy musun sen? Bülent Ersoy bile senden daha hızlı temizlenir be!"

Bu espri bile yüzümü güldürememişti çünkü gerçekten çok sinirlenmiştim. "Çık dışarı Kaya!"

"Yemek siparişi verdim çabuk ol da yiyelim acıktım." Kafamı salladım ve o da baştan aşağı beni süzüp odadan dışarıya çıktı.

KARANLIK TEKLİFHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin