Heyyooo
Ben geldim sonunda ramazan geçti değişik bir bölüm smut tarzı rahatsız olursanız geçin ama bir kaç bölüm bu ve daha fazlasıyla burdayız. Sonunda kavuşan bu iki kişi öyle kolay salıveremem kusura bakmayın 😅
Neyse herşey bahane bölüm şahane iyi okumalar kelebeklerim ❣️
~~~~
ATLAS
Ellerimi dayadığım mermer biraz sonra ortadan ikiye ayrılıp kırılmazsa evin her yerine bu markadan mermer döşetmeyi planlıyorum. Bu eller daha az önce çağların üzerindeydi. Ona dokunmuş onu sevmiş sonra da ondan uzaklaşıp banyoya geri dönmüştüm. Dışarı çıkmamız gerektiğini söylemiş beni bekliyordu.
Çağlar beni bekliyordu.
Çağlar beni seviyordu.
Çağlar beni öpüyordu.
Yaşıyor muydum ben sahiden ?
Oluyor muydu bunlar gerçekten. Beynimin bana oynadığı ilizyonlar değildi dimi bunlar. Ben bunalımlarımla uğraşırken kapı yavaşça açıldı.
"Gelebilir miyim ?"
"İçeri mi !"
Çok manasız bir soru olabilir ama içeri yani duşa yanıma gelmeyi soruyor sizce de mallaşmam normal değil mi ?
"Yani izin verirsen sana katılayım olur mu ?"
Yüzüne bakıyordum.
Cevap vermedim. Sadece nefes alıp, suratını izlemeye başladım inip kalkan gögsünü oynattığı ayak parmaklarını sıkılı yumruklarını. Onu bu kadar ne cesaretlendiriyordu bilmiyorum ama bende istiyordum. Karşısında sinik bir şekilde eğdiğim boynumun değil sahiplenerek kavradığım ellerimin hükmüne geçmek istiyordum.
Bu yüzden sessizce bekledim. Sessiz oluşumdan sanırım içeri ilerleyip kapıyı kapattı. Aheste aheste üzerinde ki kıyafetlerini çıkarmaya başladı.
Çağların benden ilk dayağını yedikten bir hafta sonra onu takip etmeye başlamıştım.
Takip ederken denk geldiğim ilk halı saha maçında attığı golle üzerini çıkardığında görmüştüm bedenini. İlk o an yutkanamamıştım nefesim düğüm olup çökmüştü boğazıma ne menem bir dert olacağı baştan belli etmişti kendini. Dert etmemiştim bunu gördüğüm en güzel tene sahipti ya da baktıkça daha mı güzelleşiyordu bilmiyorum ama o zamandan beri en güzel şimdi gözüküyordu. Benim için soyunduğu için mi bu kadar mükemmeldi anlamamıştım.
Üzerinde kalan son kumaş parçasıyla kabinin içine girip suyu ayarlamaya başladı çok geçmeden kalan son kumaş parçası da benim olduğum kısma gelince nefesimi tuttum.
Bir adım daha atsam çağları çıplak görecektim.
"Gelmiyor musun ?"
Ah bir konuşabilsem. Neler söyleyecektim de sesim kesilmişti kökten.
Çağlar
Çağlar
Çağlar
Tanrım.
Bir günah nasıl bu kadar masum gözükebilir.
Çağların bedeninin üzerinde kayan kristaller vardı. Her bir su damlası dünyanın en parlak elmaslarına dönüşüp teninden kayarak yere düşüyordu. Kafasını yasladığı fayanstan hiç kaldırmadan suyun çıplak bedeninden kaymasını bekliyordu. Bir mıknatıs gibi ona çekiliyordum.
Tenine ilk değen dudaklarımdı. Bir omzundan diğer omzuna kadar nakış işler gibi dokuyordu öpüşlerimle tenini. Sonra dayanamayan ellerim katıldı olaya belinin iki yakından kavradığı gibi özlemle yanıp tutuştuğu sahiplenmenin tadını çıkarmaya başladı.
Hazır olduğunu söylüyordu ama titreyen bedenini hissetmemek aptallık olurdu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PİCASSO 🍁/TEXTİNG
Short Story@Çağlar :Ondan uzak dur demiştim ! @Atlas :Bende sana cevabını vermiştim. @Çağlar :Kavga ettik ? @Atlas :Kafa attığımda cevabını aldığını düşünmüştüm. ~~~ #1. Yazışma (28.05.2021) #2. Boy (5.01.2022) #3. Biseksüel (5.01.2...
