"Yani onu sevdiğini söylüyorsun ?"
"Evet"
"Bilmiyorum alev sana bu kadar zarar veren birinin sevgini kabul etmek açıkçası çok mantıklı gelmiyor"
"Bunu bana sen mi söylüyorsun. Çağların kolları arasından çıkıp geldin atlas. Sana ne kadar zarar verdiğini bana anlatma . Ve sadece o da değil senin de ona verdiğin tonla zararı saymakla uğraşmayacağım."
Evet söylediklerinde nispeten haklıydı. Ama biz farklıydık. Benim çağlara gidişim ve onun bana gelişinde belli imkansızlıklar vardı. Yani olan bunca şeyin yaşanması açıkça kaçınılmazdı. Ama alevin durumu farklıydı. Cenk'in akıl sağlığı beni bu düşünceye itiyordu. Yoksa aleve en başından destek olur süreçte yaşadığı her durumda yardımcısı olurdum.
"Sana zarar gelsin istemiyorum sadece"
"Bana bu davranışlarınız daha çok zarar veriyor atlas. Ve bilmiyorum farkında mısın ama o çok değişti. Biliyorsun babamın işi yüzünden çok zor bir dönemden geçtim. Ve bir an olsun beni yalnız bırakmadı. Ailemin bile övgüsünü aldı inanabiliyor musun. Ama her şey bir yana beni seviyor . Ve bunu iliklerime kadar hissediyorum. Bazen hiç konuşmadan saatlerce duruyoruz . Bazen küçük bir planlama yapıp benimle birlikte dolaşıyor. Ona olan yaklaşımım değiştiğinden beri daha sakin . Kaybetme korkusuyla yaptığı tüm o anlaşılmaz aşırılıkları ortadan kayboldu"
"Sana o kadar çok inanmak istiyorum ki anlatamam. Sadece şunu bilmeni istiyorum. Sana en ufak bir hatası olduğunu ögrendiğim an onun cellatı olurum zerre bir şey düşünmem anlıyor musun ."
"Biliyorum."
Aramızda derin bir sessizlik oluştu ve oturduğumuz bankta alevin biraz daha kayarak göğsüme sığındığını hissettim.
"Erdemle beni bildiğini öğrendim"
"Fark etmeyeceğimi sanmanız büyük aptallık."
"O zeka fışkıran beynine rağmen bazen aptal olabiliyor. Bana o kadar güven verdi ki ona inandım. Sana olanları anlatmak isterim ama inanır mısın bilmem artık zerre önemi kalmadı zamanında yaşandı ve bitti artık onunla ne düşman ne de onu seven biri olmak istiyorum. Sadece o farkına varmadığı korkularıyla yıktığı bir insan daha seçtiğini görmek beni üzdü. Düzeldiğini düşünmüştüm."
"Beyinsiz herif zeki mi yoksa bir aptaldan farksız mı inan anlayamıyorum."
"Emre'ye aşık olduğunu mu düşünüyor ?"
"Bir bilsem dengesiz pezevenk ne yaptığı belli olmuyor ki hiç."
"Umarım fark etmek için yine geç kalmaz."
******
Acayip sıkılmıştım. Atlas ve alevin gitmesinin üzerinden neredeyse bir saatin üzerinde zaman geçmişti. Emre koltukta yatıyor sakince dinlenmeye çalışıyordu. Karşındaki tekli koltukta oturan erdem de aksine neyin sebep olduğunu anlamadığım şekilde ( artık sinirleniyor mu endişeli mi her ne hissediyorsa ) durmadan ayağını sallıyor bir yandan da Emreyi izliyordu. Sonunda dayanmayıp ayaklandığında hala mutfakta yemeklerle uğraşan bana doğru gelmeye başladı. Kendine bi sandalye çekip tezgahta ellerini birleştirip sakince ona dönmemi bekledi.
Tabi ki hemen ona dönmedim. Elimdeki işi öyle bir sakinlikle tamamladım ki durduğu yerde deliye dönmesini görmekten ayrı bir haz aldım. Sonunda ona döndüğümde derin bir soluk verdi.
"Bana yardım et."
"Bunu neden yapayım ki. Hatırladığım kadarıyla benden nefret ediyorsun ve duygularımızın da karşılıklı olduğunu düşünüyorum ."
"Beni anlayabilecek tek kişi sensin lütfen Çağlar. Biliyorum iyi anlaşmıyoruz sana çok zorluk çıkardım ama lütfen diyorum çaresizim."
Derin bir nefes aldım. Onu perişan etmek istiyordum ama bu ondan çok değer verdiğim insanları kötü etkileyecekti.
"Alevi seviyor musun ?"
"Bilmiyorum."
"Emreyi seviyor musun ?"
"Bilmiyorum."
"Anladım peki birini illa sevmek zorunda mısın erdem. Sadece kendine odaklanıp biraz devam etmek sana daha iyi gelecek diye düşünüyorum. Beni yanlış anlama ama Alev ile bir geçmişin var ama artık bunun izini taşıyan zerre bir bağlılığınız kalmamış gördüğüm kadarıyla onu sevmiyor sadece ona değer veriyorsun atlasa verdiğin gibi. Duygularımızın bizde uyandırdığı anlamları sana anlatmama gerek olmadığını düşünüyorum sonuçta ileride gerçekten başarılı bir doktor olacağına adım kadar eminim. Ve Emre konusuna gelirsek arkadaşım diye demiyorum ama ondan kork. Eğer kendinden emin değilsen ondan öyle çok kork ki kaçarak uzaklaş. Çünkü sen umursamazsan o üzerine bin katar seni hiç umursamaz sen ona değer vermezsen o üzerine katar seni ilk fırsatta harcar sen onu aldatmayı veya başka bir şeyi düşünsen o bunu senden önce yapar . Hayatında tanışabileceğin en tembel adamdır kendisi . Kendini sana nasıl davranması gerektiği hakkında düşünmeye yormaz senin hareketini alır sana paslar. Ve eğer ona bu kararsızlıkla gelir ve onu bu sürede çok yorarsan sen hazır olduğunda konuşacağın tek şey boş bir duvar olur . Onu orada bulamazsın. Şimdi git ve biraz sakinleş atlas mesaj attı dönüyorlarmış. Bu evde bir daha kavga olmasına izin vermem haberin olsun."
Erdem tek kelime etmeden odaya doğru yöneldi ve gözden kayboldu. Göz ucuyla Emre'nin kıpırdandığını görsem de ses etmedim. Söylediklerimde zerre bir yanlışlık olmadığı için konuşma başından beri tetikte beklemiş ama hiç müdehale etmemişti. Zamanın ne kadar geçtiğini fark edemeden kapıdan gelen sesleri işittim . Masayı hazırlama işi daha yeni bitmişti. Eksikleri de koyup kapıya gidecektim ki atlas vakit kaybetmeden arkamda yerini almış belime sarılmıştı. Çenesini omzuma bastırıp derince bir soluk aldı.
"Seni özledim."
Yüzümü biraz yana kaydırıp şakağına bir öpücük kondurdum. Tanrım yanımdan ayrıldığı her an onu deli gibi özlemem normal miydi.
"Kendimi yaşlanmış hissediyorum. Sürekli bir sorun çıkıyor beynim dayanmıyor artık."
" Al benden de o kadar" atlası destekleyen mırıltılarımla masanın başında dururken evdeki herkesin yavaş yavaş masaya doğru yöneldiğini görünce ayrıldık. Emreyle kısa bir koşuma yapıp sonunda onu da masaya almıştım. Şerefsizim sikine bir şey olucak diye yerinden zerre oynamadan yatmak istiyordu. Sonunda hep birlikte masada oturmuş akşam yemeği yerken kimse konuşmuyordu. Sessizliği ilk bölen alevin telefonuydu ekranda beliren cenkin ismiyle birlikte masadan kalkmak için hareketlendi aynı hızla bileğini yakalayıp oturmasını sağladım. Herkes bizi izlerken alev telefonu açıp konuşmaya başladı bir iki tek düze konuşma devam ederken elimi kolundan çekerek aleve dönüp konuştum.
"Söyle buraya gelsin ."
Söylediğim bu şeyle masadaki herkes yüzüme bakarken yemeğine tek devam eden kişi atlastı. Her ne yapıyorsam sorgulamıyor sadece destekliyordu. Alev biraz tereddütün ardından söylediğimi yaparak telefonu kapattı ve kaldığımız yerden yemeğe devam ettik . Aklımda sadece herkesi bir araya toplayıp her ne sorun varsa bir an evvel halledip bitirmek vardı . Ve bunu da en hızlı bu şekilde halledebilirdik olacakları az çok tahmin ediyordum ama inanın sıkılmıştım artık . Ne olacağı varsa olsun diyordum sanırım atlas da benimle aynı fikirdeydi çünkü tek kelime etmemiş sadece yemeğine devam ederek alanen beni desteklemişti .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PİCASSO 🍁/TEXTİNG
Historia Corta@Çağlar :Ondan uzak dur demiştim ! @Atlas :Bende sana cevabını vermiştim. @Çağlar :Kavga ettik ? @Atlas :Kafa attığımda cevabını aldığını düşünmüştüm. ~~~ #1. Yazışma (28.05.2021) #2. Boy (5.01.2022) #3. Biseksüel (5.01.2...
