Biraz uzun bir aranın ardından devam :)))
Multi :Atlas ve şaheserleri
~~~
Salı 15:45
Sigarayı içine çekip dışaraya tekrar üflediğinde artık pes etmenin eşiğine gelmiştim.Sanki pide kuyruğunda duran çocuklar gibiydi.Elleri bir türlü durmuyor nereye koyacağını şaşırmış dolandırıp duruyordu.Gözleri kaçamak bakışlarla bana kayıyordu. Utanıyordu. Geriliyordu.
Normalde gögsünü gere gere, asla abartılmayacak birliktelikleri bile abartan klasik erkek modelini bana yapmıyordu. Normalde çoğu hemcinsim bu olayları ballandıra ballandıra anlatır birbirimize caka satardık.Oysa atlas sanki karşımda bir kez daha mahcup düşmüş gibi davranıyordu.Bir türlü sebebini anlayamadığım hareketleri bana karşı yapması beni onun karşısında çaresiz bırakıyordu.Onca insanın önünde o izleri göstermesi sorun değilmiş de sanki onların arasında benim olmam problemmiş gibi davranıyordu.
Sezgileri güçlü bir insandım.Ama şu yaşıma kadar atlası anlamaya çalıştığım kadar kimseyi daha anlamaya çalışmamıştım.Beni, benim görmediğim şekilde gördüğü kanısını varmam en son ulaştığım çözümdü.Ben bile artık abarttığını düşünüyordum ki en yakın arkadaşları da böyle düşünüyordu.O kadar çok üzerime düşüyordu ki sabrımı zorluyordu.Bana söylediği tek şey seni yıktım.Sadece buydu kendini açıklama şekli sanki bende önlenemez bir yara açmış da ben bile görmeye dayanamayıp varlığını unutmuştum.
"Eskidim" dedi. Üzerinden ayırmadığım bakışlarıma ithaf yaptığını hemen anladım.
Kafamı usulca yan tarafa çevirip gülümsedim. Bize doğru koşan erdemi görmem de tam o anlara denk geliyordu.Yüzü kıpkırmızı nefes nefese kalmış bir halde atlasa doğru koşarken sanırım nefes almıyordu. Çatılan kaşlarım atlasın da bakışlarını erdeme çevirmesine neden olurken erdem çoktan çardağa varmıştı.Hızla atlasın kucağına oturduğunda tükürüğüm boğazıma kaçtı.Ben bir yandan öksürürken atlas kucağındaki erdemi ittirip bana su uzattı bir yandan iyi misin diye soruyor bir yandan erdeme in lan diyordu.
"Oğlum bak acil durum kıpırdama."
"Lan erdem.Bela mısın oğlum sen başıma ?"
"Ya valla bişey yapmadım suçsuzum."
"İyi misin çağlar ?"
"İyiyim."
"Erdem senin şu ani haraketlerini seveyim."
"Ya abi ben ne yaptığımı mı biliyorum."
"Erdem..."
"Ahanda gördü geliyor."
Bundan sonra olanlar tiyatro sahnesi gibiydi atlasın erdemi sahiplenici tutuşu kucağına daha rahat oturtması şaşkınlıktan açılan gözlerim.Yanımıza gelen esmer delikanlı ve yanındaki ufak tefek kızla buraya gelmesi onları böyle görünce oğlanın da ben gibi kalakalması .Atlasın bizi şok eden
"Hoşgeldin kardeşim kalkardım ama mağlum bizimkinin yanında emanet hep hazırda kusuruma bakma,bir sorun mu var koşa koşa geldiniz" demesiyle neye uğradığını şaşıran biz ve erdemin atlasın boynuna gülerek gömülmesi. Tanrım şu 10 dakikada yaşadığım şoku hayatım boyunca hiç yaşamamıştım. Konuşmaların devamını kaçırmış karşımdaki görüntüyü izliyordum.
Hayatım boyunca hiç homofobik biri olmamıştım. Daha doğrusu olup olmadığımı test etme şansı dahi bulamamıştım.Çevremde buna dair tek bir örnek dahi yoktu.Böyle bir durumun varlığını bile çok geç öğrenmiştim. Ama şu an gözümün önünde olan bu sahne beni o kadar altüst eden bir görüntüydü ki gözlerimi ayıramıyordum.
Beni geren şeyin en yakın arkadaşıyla böyle bir görüntü sunması mıydı yoksa bir erkeği dahi büyüklüğüyle sindirmiş olan atlas mıydı bilmiyorum.Kucağında duran erdem o cüssesine rağmen atlasın yanında küçülmüştü zararsız masum bir şey olup çıkmışken atlas ise tam aksine büyümüş himaye alanını genişletmişti.Yanından gönderdiği kız ve erkeğin ardından sinirle erdeme dönüp hırlamaya başladı.Atlas ne kadar sinirliyse erdem de ona zıt bir o kadar rahattı.Hala atlasın kucağından inmemiş ve sanki yaptıkları daha yetmemiş gibi saçlarıyla oynamaya başlamıştı.
"Ne yaptın lan yine !"
"Ya biz tuvalette kızla biraz yakınlaşıyorduk. Kızma hemen kızın da gönlü vardı valla.Sonra bunun sevgilisi geldi.Baya da arkalıymış dedim hiç uğraşmayayım direk aklıma sen geldin koptum geldim bak kazasız belasız atlattık"
"Lan erdem ömrümü yedin lan.İn lan şurdan"
"İyi abi ya durayım biraz.Sinirin geçsin." Erdemin dedikleriyle yeni bir kriz eşiğine gelirken atlas sinirle söylenmeye başladı.
"Oğlum hadi yedin bir halt daha ne demeye oturuyorsun."
"Valla abi ibre biraz kaysa direk sendeyim biliyor musun sözüm söz başkasına gitmem hemen sana koşup gelicem" dediğinde bende kayış kopmuştu bir yandan durduramadığım öksürüğüm bir yandan yüzümü yırtan gülümsemem ve kahkahalarım.Atlas kucağından ittirdiği erdeme ,
"Hadi lan ordan" derken gülümsüyordu.
Erdem sonunda kucağından inip bize bakarak attığı geri geri adımlarla uzaklaşırken konuşmaya devam ediyordu.
"Bizde yalan olmaz kardeşim ibre şaşsın direk sana geleceğim ilkim ol dicem"
Havada uçan pet şişe ve anahtarlık erdeme isabet etmediği gibi, üstüne erdemin çenesini daha fazla açmasına sebep olmuştu.
"Oğlum ne kızıyorsun senden iyisini mi bulacağım."
Yüzünde gülümseme geri geriye attığı adımlarla kaçan erdem heyt be aslanım diyordu atlasa.Atlas anahtara doğru bakıp arabayı işaret etti.
"Kılcal damarına kadar aynı lan.Sözüm söz"***
"Harbi mi lan !" Erdem tepkisiyle eş olarak kaptığı anahtarla atlasın arabasına koşup arka koltuğa gömüldü sonunda kafasını çıkarıp.
"Adamsın lan !"
"Eyvallah."
"Lan valla ibre bir şaşsın gelmeyen ne olsun."
"Neyse.Ben eve geçiyorum."
"Tamam"
Erdem atlasın arabasına atlayıp uzaklaşırken ileride durup ön koltuğa bir kızı atıp bahçeden çıkışını izledim .Atlas ise beni izliyordu.
"Kılcal damar ?"
"Biliyorsun erdem tıp okuyor."
"Oha lan tıp mı okuyor ?"
"Bilmiyor muydun ?"
"Biliyor gibi miydim ?"
"Neyse bu güzel arkadaşımız bana bir konuda fikrini ısrarla belirttiğinde beni durduralamaz bir öfke patlaması yaşattı ve bunun cansız mankenini kırdım.Pek severdi okulun ilk senesinde eve almıştı işte mahcup oldum yaptığıma da gözüm görmedi bi an."
"Bilirim."
"Biz seninle bunu hiç aşamayacağız değil mi. İkimiz de bu yarayı unutamayacağız değil mi. Hep aramızda bir uçurum olarak kalacak."
"Alçım çıkarılcak alırsın beni ."
Söylediklerini hiç duymamış gibi davranıp konuyu değiştirmeme sadece gülüp geçmekle yetindi oda vereceğim cevabın olumlu olmayacağını anlamış ve onu üzmesin diye cevap vermekten çekindiğimi anlamıştı.
"Alırım tabi.Mesaj at"
"Görüşürüz ben derse geçiyorum."
"Tamam"
~~~
***12 bölümde sözü edilen kılcal damar muhabbetinin özü budur canlar
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PİCASSO 🍁/TEXTİNG
Short Story@Çağlar :Ondan uzak dur demiştim ! @Atlas :Bende sana cevabını vermiştim. @Çağlar :Kavga ettik ? @Atlas :Kafa attığımda cevabını aldığını düşünmüştüm. ~~~ #1. Yazışma (28.05.2021) #2. Boy (5.01.2022) #3. Biseksüel (5.01.2...
