Perşembe 18:10
~~~
"Sen özür dilemek için gitmedin mi atlas"
Kızgın sesiyle odayı dolduran profesöre baktım. Artık yalvarıyordu adam bir şey yapmayalım diye.Hep kuytu köşede yapıyorduk bunları ellerinde kanıt yok.Sadece ses çıkaran arılardan ,vızıldayan bir kovana dönen kampüs dedikodusundan başka ellerinde bir şey yoktu. Her seferinde yok bir şey diyordu.Kapıya çarptım.Düştüm.Maç yaptım orda oldu.Benden önce konuşmaya çağrıldığı her seferinde bunları söyleyip neredeyse suçu kendi üzerine alıyordu.
Ben daha başka şekilde ele alıyordum olayı. Mesala şu an yaptıgım gibi.Buraya gelmesem kimsenin haberi olmayacak bir olayı kalkıp adı gibi engin fikirli olan profesöre anlatmıştım. Hemde tam olarak şu şekilde.
"Ben varya ne yaptım biliyor musunuz bu biçimsiz herife kafa attım"
Tam olarak bunları söyleyip odasına daldığım profesörüm şimdi sinir krizi geçirmenin eşiğine gelmişti.Bir yanım gerek var mıydı bunca tatavaya derken diğer yanım çek cezanı diyordu.
"Atlas.Bak oğlum nedir derdiniz sizin.Anlatın bir orta yol bulalım.Olmaz böyle."
" Aynen hocam.Valla oda söylesin kurtarsın beni derdi ne benimle ?"
"Dalga mı geçiyorsun atlas"
"Geçmiyorum.Bilmiyorum işte derdi ne . Soruyorum söylemiyor.Diyorum ki alev derdi onu da söyledim sevgilim değil dedim. Biliyorum dedi.Aklıma başka sebep de gelmiyor. Bağımlılık mı yaptı acaba. Hani hep dövülüyor vücud artık arıyordur belkide?"
"Zevzeklik yapma.Ben konuşurum onunla da ."
"Kapıya çarptım der şimdi"
"Bu sefer biraz daha açık konuşurum.Ve sana gelince de. Adam akıllı özür diliyeceksin. Gözlerimle göreceğim atlas.Yoksa sınava giremezsin.Tablo yok olur.Model yok olur. Uzaklaştırmayı da bastım mı diğerlerinden de kalırsın .Başarılısın arada haytalıklarına göz yumsamda artık bu fazla oldu.Ellerin bandajlı geliyorsun sürekli bunun senin için ne kadar kötü olduğunun farkında değil misin sen. O ellerle nasıl çizeceksin nasıl boyayıp bitireceksin tabloyu ?"
Ellerini masasına biraz daha bastırıp konuşmaya devam ettikçe gerilmeye başladım. Altı üstü bir ceza bekliyordum adamdan, uzaklaştırma değil ve dikkatini çektiğinin bile farkında olmadığım sargılarımdan bahsetmesi de iyice germeye yetmişti beni. Hayır bir kere de o benzetemiyordu ki beni vicdan yapmayayım.
"Yarın atlas.Yarın özür dileyeceksin. Yumruk attığın çocuğa özür dilemen için gönderip ,kafa attığını söyleyerek geldiğin için özür dileyeceksin. Yoksa yakarım seni. Sendeki tüm okyanuslar gelse dahi söndüremezler seni"
~~~
Perşembe 21:56
Ellerim hızla telefonu tuşlarken bir yandan sigaramı yakmaya başladım.Boynumun arasına sıkıştırdığım telefonun açıldığını duyunca.
"Yakarım seni. Sendeki tüm okyanuslar gelse dahi söndüremezler seni"
"Bana lan bana böyle dedi.Duyuyor musun lan"
"Taşak geçti pezevenk"
Hızlı hızlı soluyordum ama bu halde bile gülmemek için kendini tutan selimin sesini duyunca iyice geriliyordum. Kendini az da olsun toplayıp konuştu.
"Geliyor musun abi. Bekliyeyim mi ?"
"Geliyorum"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PİCASSO 🍁/TEXTİNG
Short Story@Çağlar :Ondan uzak dur demiştim ! @Atlas :Bende sana cevabını vermiştim. @Çağlar :Kavga ettik ? @Atlas :Kafa attığımda cevabını aldığını düşünmüştüm. ~~~ #1. Yazışma (28.05.2021) #2. Boy (5.01.2022) #3. Biseksüel (5.01.2...
