6.7

200 18 9
                                        

Merhabalar

O kadar uzun bir zaman oldu ki çağlardan bölüm yazmayalı onun o değişik konuşmasını anlık gel gitlerini bir anda dünyayı yıkabilecekken bir anda bir dal çiçeği yerinden edemeyişini yeni yeni hatırlıyorum. Üzüleceğini anladığında kıyamayıp kendine soru sormayı bırakışını da yeni hatırlıyorum. Öyle biri ki çağlar anlamak değil de insan yaşamak istiyor onu. Bu da onun nefes alışının başlangıcı.

İyi okumalar kelebeklerim ❣️

~~~~~

Çağlar

Uzun bir zamandır uyuduğum en güzel en rahat uykunun tadını çıkarıyordum. Derince bir nefes verip usulca bulunduğum yerde daha da gerileyip bekledim. Kıpırdandığım an beni biraz daha sıkıca saran iki kaslı kola bakıp gülümsedim.Gözlerim tekrardan kapandığında hafif uykuma geri dönmüştüm ki çok geçmeden üzerimdeki eller yavaşça çekilmeye çalışırken uyandım. Atlas sonunda uyanmıştı.

"Nereye gidiyorsun ?"

Kafamı çevirdiğimde başımın altındaki kolunu çıkarmaya çalışan atlas'la göz göze geldik.

"Özür dilerim."

Daha ayılamamıştı sanırım. Muhtemelen ne için özür dilediğinin farkında bile değildi.

"Ne için özür diliyorsun ? Koltukta yatan sendin uyuduğun yerde uyandın buraya sonradan gelen benim. Sen niye özür diliyorsun anlamadım.Daha ayılamadın sanırım."

"Ondan değil. " Elini çıplak gövdesine kaldırıp bana bakıp derince bir nefes çekti.

Uyurken üzerinde olan t-shirt'ün yokluğunu gösterip nefesiyle uyanmadan önce sindiği boynuma bakıp tekrar nefes aldı. Uyku sersemi beni kavradığı için özür diliyordu.

Tanrım. Ne saçmalıyordu bu çocuk ? Ben buraya bunu yapması için gelmiştim zaten.

Hani flimlerde ve kitaplarda bir hareket yapılır ve bir anda dudak dudağa gelirler ya, yok abi öyle bir şey yani varsa da ben mi cesaret edemedim bir anda bilmiyorum. Ama ağırdan almak güzeldi hem benim hem onun için. Sıkışıp kaldığımız kanepede bi bacağımı gövdesinin diğer kısmına geçirirken bana attığı anlamsız bakışları es geçtim. Bacaklarımın üzerinde yarı oturur pozisyonda duruyordu bacaklarımı hafifçe aralayıp başımın yanından destek aldığı elini çektim.

Bekliyordu. Yani yaptığım her manevra gelecek bu an içindi. Olacakların farkındaydı ama durdurmamıştı beni.Ağır beden üzerime düştüğünde seslice inledim. Atlasın bu kadar heybetli olduğunu bilsem de üzerimde taşımak çok başkaydı ve yavaş yavaş ağırlığı kendini gösteriyordu. Bir süre bu şekilde kaldık sıcak nefesi üssüz gögsümü dağlarken olabildiğince sessizce bekledim. Ben ne kadar sessiz olsam da aşağısı için durum aynı değildi. Sabahın verdiği o yoğunluk üzerine bu halimiz iyice tetiklemişti. Sanırım tam göbeğinde hissediyordu beni. Yüzünü göğsümden kaldırıp bana çevirdim. Konuşmaya bir yerden başlamamız gerekiyordu.

"Asıl ben özür dilerim. Sana bir t-shirt borçluyum. Keserek üzerinden çıkarmak biraz kötü bir çözümdü. "

"Anlamadım ?"

"Diyorum ki seni ben soydum. Boxser giymiş olsaydın altı da çıkarıcaktım da neyse. Ten tene yatalım istedim seni özlemişim ondan."

Kafası usulca üzerimden kalkarken kaşları çatıktı

"Ne yapmaya çalışıyorsun çağlar ?"

"Başlangıç olarak öpüşmeyi planlıyorum , sen ?"

PİCASSO 🍁/TEXTİNGBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin