Dudaklarına kondurulan minik öpücüklere karşılık verirken Seungmin huzurluydu.
"Okula başlamadan önce ders falan almak ister misin? Üniversitede özel ders pek yaygın değil ama bir öğrenciden yardım isteyebilirim." Seungmin onun dudaklarına doğru mırıldandı.
"Öğrenci hm? Hep de öğrencilerlesin nedense."
"Ama gözüm senden başkasını görmüyor, ayrıca şimdi flörtleşmenin sırası değil Kim. Bunu beni öpmeden önce yapacaktın." Seungmin kıkırdadı.
"Olabilir, tanıdığın birisi mi var?"
"Hayır ama biraz parayla tanışırız." Seungmin anında düşen morali yüzünden bir süre duraksadı.
"Ben... Böyle bir şey isteyebileceğimi sanmıyorum, birinden rica edeceğini düşünmüştüm. Benim için daha fazla para ödemeni istemiyorum."
"Şöyle düşün, bu benim sevgimi ve ilgimi gösterme yöntemim." yavaşça burnunu Seungmin'in burnuna sürttü. "Ayrıca param var ki harcıyorum, senin için bir öğrenciye vereceğim milyon dolarlar bile olsa benim bütçemi pek etkilemeyecek emin ol." Seungmin mırıldandı.
"Para konusundan nefret ediyorum, neyse. İstemiyorum, kendim hallederim."
"Yalancı, ben ne yapacağımı biliyorum." Seungmin'in cevap vermesini engellemek adına dudaklarını onunkilere bastırdığında Seungmin sessizce Chan'a izin verdi.
Chan'ın dudakları bir süre sonra onun boynuna ilerlemiş, oraya da öpücükler bırakmaya başlamıştı.
Seungmin sessizce sevgilisinin saçlarına elini geçirip saçlarını okşadı ve iç çekti.
"Çok hızlı ilerliyormuşuz gibi hissediyorum."
"Ben de." Chan doğrulup onun yüzüne baktı. "Ama sen bu kadar güzel olunca yavaşlamak zor oluyor." Seungmin dudaklarını birbirine bastırdı. "Hayır, cinsel anlamda değil."
"Umarım, götü kollama zamanım gelmiş." Chan hafifçe gülümseyip onun yüzünü inceledi.
"Bunun erken olup olmamasıyla alakası yok ama yüzün çok güzel, her santimini kendime ait kılmak istememe sebep olacak kadar." Seungmin parmaklarını yavaşça onun yüzüne kaydırıp dudaklarında dolaştırdı.
"Bu yüzden mi hep öpüyorsun?"
"Evet ve daha fazla öpeceğim." Seungmin tekrar yüzüne eğilen sevgilisine kollarını dolarken kıkırdadı.
Dudakları çok güzel hissettiriyordu.
*~*
Odanın kapısı açıldığında Changbin irkilerek elindeki fotoğrafı arkasına sakladı, Chan içeri girerken şaşkındı.
"Senin burada ne işin var hyung? Seungmin'i evde tek mi bıraktın?" Chan kapıyı kapatıp içeri girdi ve onun yatağına uzandı.
"Felix yanında, seninle bir şey konuşmak istiyorum. Ayrıca Jeongin'in fotoğrafını saklamana gerek yok, hala onu özlediğini biliyorum." Changbin iç çekip çerçeveyi yerine bıraktı ve Chan'ın yanına oturdu.
"Sorun ne?" Chan bakışlarını kaçırdı.
"Teklifini düşündüm." Changbin kaşlarını çattı. "Tedavi görme teklifini."
"Ha şu üç yıl önceki..." Chan doğruldu.
"Ciddiyim Changbin, artık birilerine daha fazla zarar veremem. Her gece Seungmin kollarımda uyurken kendimden tekrar ve tekrar nefret etmekten, onun gibi birinin benim yüzümden travma yaşamış olmasından ve her gün her konuda nasıl sorunlarla karşılaştığını görmekten yoruldum. Ben... Bir daha birine zarar veremem, canını tehlikeye attığım ellerle ona dokunmak bile zaten yeterince zorken birinin daha benim yüzümden zarar görmesine dayanamam." Changbin yavaşça onun titreyen elini tuttu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Pyromania\Chanmin
FanfictionChan pyromania hastasıydı, ve en büyük hayali büyük bir yangın çıkarmaktı. Bu isteğinin hayatında nasıl bir etki bırakacağını bilmeden, ateşin vereceği zevki düşünerek o evi yakmıştı. (Birini sevmek o kişi için delirmek değil, iyileşmektir.)
