Bölüm 23

149 5 4
                                        

Canım benim
Bilir misin, "canım" dediğimde
İçimden canımın çıkıp
Sana doğru koştuğunu duyarım hep.
Ahmed Arif

🕊️

Beşikteki bebeğe bakıyordu herkes. Öyle tombul yanakları vardı ki, insan sıkmak istiyordu. Hakan'ın dolu gözleriyle, beşiğin yanında eğilmiş bir şekilde duruyordu. Titrek bir nefes verdi.

Ellerini beşiğin kenarına yasladı. Elleri titriyordu. "Abi ufacık," dediğinde, fark etti ki, sesi de titriyordu.

Çağan, elini sırtına koydu dostunun. Gülümseyerek can kardeşine destek oldu. Hakan elinin tersiyle dolan gözlerini sildi. "Çok minik."

Bebeğin yüzünde gezdi Hakan'ın bakışları. Huzurlar içerisinde uyuyordu bebek. Ufacık elleri, yuvarlak, toplu bir yüzü, uzun kirpikleri, minicik dudakları, sanki nefes bile alamayacak kadar küçük bir burnu...

"Abi," dedi Hakan bir kez daha. "Çok güzel, değil mi?" diye sordu. Sesinde, karşısındaki bebeğe bakarken beliren bir hayranlık vardı. Bu kadar güzel bir bebek, hayran olunasıydı.

"Çok güzel," diye mırıldandı Çağan. "Çok güzel, kardeşim."

Hakan dolan gözlerini, yanağına süzülen yaştan anlamıştı. Hızla sildi yanağındaki ıslaklığı. "Nefes alabiliyor mu?" diye sordu. Saçma bir soruydu herkes için. Çağan bilirdi bu duyguyu. Aynılarını yaşamıştı.

"Alıyor kardeşim," dedi ciddi bir cevapla. "Alamıyor gibi geliyor, değil mi?" Hakan başını salladı. "İsmini koydunuz mu?" diye sordu Çağan.

"Karar vermedik," diye cevapladı Hakan. Odaya Selvihan'ın koluna girip, ona yardımcı olan Merve geldi. "Meleğim," dedi Hakan. Hemen kalkıp koştu eşinin yanına. "Niye kalktın sen kurban olduğum? Dinlenmen lazım."

Umursamadı Selvihan. "Kızımı görmek istedim," dedi eşinden destek alarak adımlarken.

"Söyleseydin ben getirirdim sana," dedi Hakan. Selvihan bunu da umursamadı. Kendin emin ve yavaş adımlarla beşiğin yanına geldi.

Çağan beşiğin yanından çekildi. Geriye doğru adımladığında, eşinin hemen yanına geçti. Elini Merve'nin beline sardı. Başının üzerinden öptüğünde, Merve sığındı eşinin iri bedenine. "Kendimi görüyorum, Hakan'da," dedi Çağan. Dudaklarında bir gülüş peyda oldu. "Emirhan doğduğunda tıpkı böyleydim."

"Hayır," dedi Merve gülerek. "Sen daha heyecanlıydın. Koskoca komutan Çağan Yıldıran, küçücük bir bebeğin karşısında titremişti."

Çağan'ın gülüşü büyüdü. "Minicikti," diye savundu kendini. "Oraya onlarca iri yarı, dalyan gibi adamın yanından geldim ben. Elime verdin avuç kadar bebeği." Eşine düştü bakışları. "Şimdi de titriyorum onun karşısında. O bebek değil artık, koca adam. Şimdi o koca adamın karşısında titriyorum."

Merve biraz daha sokuldu eşinin bedenine. "O kadar iyi bir baba oldun ki Çağan," dedi hayranlık dolu bir sesle. "Çocuklarımız o kadar şanslı ki..."

Bakışları tekrar karşıdaki çifte döndü. Yeni anne baba olan çift, öyle müthiş görünüyordu ki, insan kıskanıyordu.

"İsmini ne koyacağız?" diye sordu Hakan eşine.

"Sen seç," dedi Selvihan.

Hakan'ın bakışları Çağan'a döndü. Her zaman dara düştüğünde baktığı, yanına gittiği, desteğiyle kendini güçlü hissettirdiği bakışlar ile karşılaştı. Yine destek veren, ona güç veren bakışlar vardı Çağan'ın gözlerinde.

Vatan UğrunaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin