Bölüm 39

112 5 8
                                        

Sevmek, sevdiğin kişiyle
Birlikte olmak değildir
Unutma!
Çünkü aşk; onunla yaşamak değil
Onu yaşatmaktır aslında.
Nazım Hikmet

1000. okunmaya ulaştık 🥳🥳🥳. Normalde yarın gelecekti bölüm ama araya kaçamak diyelim... Teşekkür ederim 🤍🕊️

🤍

Uzun bir süredir ellerini bile sürmedikleri sigara, şimdi paket olarak önlerindeydi ve öyle bakıyordu Arslan Ulu ile Barlas.

Uzanıp bir sigara daha aldı ve hızla ucunu alevlendirdi Barlas. Karanlık gökyüzünde, tek tük görünen yıldızlara baktı. Sigaradan derin bir nefes çekti içine, sevmezdi; iğrenç tadı ile yüzünü buruşturdu ama söndüremedi.

Hemen yanındaki Arslan da aynını yaptı. Gözlerini yıldızlardan ayırmadan, "Ret yiyecek ne yaptık lan?" diye sordu.

İkili, anlık olarak birbirine gaz vermiş ve sevdikleri kadınlara açılmışlardı. Arslan, timin yanında duran Ardov'u yanına çağırmış ve direkt konuya girmişti. Sonuç ise yanağına yediği sert bir yumruk olmuştu.

Barlas bir yıl peşinde koştuğu Aybüke'nin karşısına geçmişti. Sevdiğini söylemişti ve Aybüke önce bakmış, uzun uzun incelemiş, ardından sert bir tokadı Barlas'ın yanağına indirmişti.

İki kadının da eli bir hayli ağırdı ve iki adam da hayatlarında ilk defa bir kadından tokat ile yumruk yemişti. "Nerede hata yaptık acaba?" diye düşündü Barlas sesli bir şekilde.

"Yanlış sevdik desem?" Devamını getirmedi Arslan çünkü onun bildiği sevgi buydu. Onlar, sevgiyi babalarından öğrenmişlerdi. Engin de gençken böyle açılmıştı eşine, Kağan da.

"O zaman babamlar da tokat yerdi," diyerek sözü tamamladı Barlas. Bir nefes daha çekti içine. "Tipten mi kaybettik acaba?" diye düşündü bu kez.

Arslan önce Barlas'a baktı. "Sen kaybedersin de ben ne alaka?" diye söylendi.

"Siktir git oğlum ya," dedi Barlas elini savurarak. "Tipten kaybedecek adam değilim ben. Yaradan özene bezene yaratmış."

"Ee, sonuç?" dedi Arslan. Sinirleri altüst olmuştu. "Nerede hata yaptık lan!?" diye parladı. "Sanki dudağına yapışık 'jojuklarımın anası, evimin gadını olacan!' demişiz gibi niye tokat yedik abi biz!? Ben yumruk yedim bir de! Sen yine iyisin!"

Barlas ne kadar canı sıkkın olsa da, Arslan'ın yaptığı taklit ile gülmeden edemedi. Ardından yine dertlendi ve sigarasını dudaklarına yapıştırdı. "Babamlara mı sorsak?" dedi mantıksız bir fikirle.

Arslan cevap için fazla beklemedi. "Babamlar mı reddetti bizi amına koyayım! Babamlara niye soruyoruz?"

"Ne bileyim abi!?" diye sinirle soludu Barlas. "Hatayı bilsem düzelteceğim de!" Durdu ve sigarasından son dumanı çekti. Hızla Arslan'a döndü. "Gidelim kapılarına Ulu!" dedi hırsla. "Hesap soralım."

Arslan direkt kafasına patlattı. "Mafya mıyız biz dangalak!" dedi sinirle. "Haraç da keselim mi!? Tehdit edelim hatta! Bizimle sevgili olmazsanız, ailenize zarar veririz diyelim! He?! Nasıl olur kardeşim!?"

"Sen söyle o zaman ne yapacağımızı!" dedi Barlas. Koltuğa yaslanıp yeni sigara aldı. "Anlamıyorum ki! Belki babamlar da yaşamıştır?"

Umutla Barlas'a baktı. "Git sor lan Kağan amcama!" dedi hışımla. "Ben de babama soracağım. On dakikaya gel yine buraya!"

"Tamam lan!" diyerek anlaştılar ve hızla koltuktan kalktılar. Barlas yakmadığı sigarayı hemen pakete geri koydu, Arslan ile beraber hızlı adımlarla evlerine gittiler.

Vatan UğrunaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin