Havaya baktığımda kararmaya yüz tutmuştu. Annabeth ve Percy'i gönderecektim. Gitmeleri en iyisiydi artık. Chrion ile konuşmuştum Sabah'ın ilk ışıklarında onları sağ salim kampa bırakacaktı. Başlarına bir şey gelmezse iyi olur çünkü haddinden fazla melez kokusu yayıyorlar. Sokaklarda bomboş dolaşırken aklıma ''Artık Tanrıça değilsin'' diye bir fikir geldi. Evet artık tanrıça değildim ve hala öyle davranıyordum. Neden ? Cevap veremeden küçük bir dükkana girdim. Belkide alış-veriş iyi gelirdi.
Kadınlar kıyafet alınca mutlu olurlar ya bende biraz insan olmalıyım. Dükkana bakınca ağzım açık kaldı. Ne güzel kıyafetler vardı. Olimposta sadece beyaz bir paçavra giyerdik. Ellerimi gömleklerde gezdirirken aklıma küçükken en sevdiğim iki renge denk geldi. Pembe ve Mavi ikisini çok uyumlu bulurdum ama hiç bir zaman pembe veya mavi bir kıyafetim olmamıştı.
Mavi çizgili pembe bir gömlek aldım elime birde 24 yirmi dört beden bir Lexy derin mavi bir kot aldım. Evet afrodit sağ olsun modayı takip ettiriyordu. İşe yaradığı için minnettarım. Ve elime beyaz üstünde şekilleri olan bir gömlek alıp kasaya gittim. Adam ücreti almamak için direniyordu. Ne olurdu çocuklarının boğazından bir lokma daha fazla geçseydi. Ölür müydü? Ama ben ücreti ödedim. Nasıl mı? Kapının eşiğine giderken bırakarak.
Odaya gelip üstümde ki kıyafetten kurtuldum. İlk önce pantolonumu giyip üstüne kot gömleği giydim. Topuklu ayakkabı mı? Topuksuz mu? Al işte kadınların çekilmez diyarına hoşgeldin Athena...
Sonunda karar kılıp topuklu ayakkabı giymiştim. Chrion'un yanına gitmek için odadan çıktım. Kesinlikle Percy ve Annabeth'in yanındadır.
Kulağım sızlamaya başladı. Tiz bir ses kulağımın içinde bağırıyor gibiydi. Duvara tutunup destek aldım. Karşımdan biri geliyordu ama göremiyordum. Bulanıktı her yer ve sonra yere yığılışımı izledim.
***
Bedenim o yatakta yatıyor gibiydi ama ruhum başka bir yerdeydi. Karanlık bir yerdi burası hemde haddinden fazla karanlık. Etrafımda bir ışık süzmesi aradım ama yoktu. Bir ses duydum nereden geldiğini anlayamıyorum çünkü yankılanıyor sanırım dört duvar olmalı burası.
"Athena bana gel, benimle savaş torunum" Kronos muydu? Cidden mi? Şaka yapıyor olmalısınız?
"Senden sana ihanet edenlere ihanet etmeni istiyorum. Hiç birinin umrunda değilsin. Onlar sadece oturdukları koltukların birer kuklası. Hepsini ben yaptım. Zeus'u, Poseidon'u, Hades'i hepsi benim eserim. Onlar sadece birer kukla, sen benim ol" kukla mı? Beyin yıkama terapisi Athena inanma şu ahmağa ama bir yandan'da haklı değil miydi?
"Sen yalancısın neyine inanıcam senin" yüzümde bir acı hisseder hissetmez bedenimde zincirler dolanmaya başladı.
"Nankör! Senin onlar gibi olmadığını bildiğim için buradasın şimdi ölmen en iyisi, bu şimşekler senin için çakıyor Athena!"
Zincirler bedenimi sıkıştırıp ızdırap veriyordu. Kurtulmaya çalışırsam daha çok yaralanırdım. Yavaş yavaş acı çektirerek öldüreceği için baya bir zamanım vardı. Düşün Athena düşün. Zincirler kolumdan dolanıp bütün bedenimi sararken aklıma bir şey geldi. Bedenimi değilde kollarımı çıkarmalıydım. Etrafa biraz goz gezdirince kenarda sivri bir taş gördüm. Düşündüm, onun yanıma gelmesini düşündüm ama çakan şimşekler engel oluyordu.
Şimşekleri kontrol etmek zorundaydım. Şimsek susunca taşa odaklandım. Yanıma gelince elimle uzanıp almaya çalıştım. Ben Zeus kızı Athenaydım! Acıyı hissetmiyordum. Kollarımı dağlayan o acıyı hissetmiyordum. Vücuduma güç gelince taşı elimde hissettim. Demilere ağırlık vererek yere yapıştırdım. Yerde dövmeye başladım. Bir zincie koptu derken diyeri koptu.
Zincirlerden kurtulduktan sonra ayağa kalktım ve kolyemi çıkarttım.
θΩ OLİMPOS Ωθ
Bu kolye ışınlanmak içindi. Olimpos'a ışınlandım. Herkes taht odasındaydı. Bir şeyler tartışıyordu. Tahtıma bakınca boş olduğunu gördüm.
"Yeter Susun!" Herkes bana bakmaya başlayınca rahatsız oldum.
"Başınız belada, siz burada kavga mı ediyorsunuz?! Beni kendi tarafında istiyor" Kollarımı açıp gösterdim hayretle bana bakmaya başladılar.
"Sizin yüzünüzden oldu bunlar!"
Zeus omzunu silkip bakmaya devam etti.
"Bizim yanımızdasın! Bunu hiç bir şey değiştiremez!" Kükre sen.
"Taraf yok, ben yokum" yine Zeus'la kavga edecektik.
"Şimsek kullanma yetkini alıyorum. Defol git" kolyemi ovuşturarak
Ωθ ATİNA θΩ dedim.
Cağırışa kulak vermeli miydim?
Hala yatakta yattığımı hissedince yerimden doğrulup kalktım. Biri yatmam için geriye iktirince sol tarafıma baktım. Annabeth...
"Uyusaydın biraz daha" kafamı hayır anlamında salladım.
"Ben hiç bu yatakta değildim ki! Chrion buraya gel çabuk" yataktan kalkamıyordum. Chrion geldiğinde sevindim.
"Çiftçileri geri çek bugün resmi tatil yapsınlar dışarıda kimse kalmasın, havuzları boşalt pervaneyi çalıştır, çadır ger çabuk ol" chrion yanımdan ayrılınca "annabeth beni kaldırır mısın?" Koluma girip beni yataktan kaldırdı.
"Toplantı odasına gidelim harita orada"
***
Odaya gittiğimizde kendimi koltuğa attım.
Yoruldum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ATHENA
Ficción General"Ben Zeus' un en sevdiği kızıyım, Ben bilgelik, Strateji, Zeka Tanrıçasıyım"
