Merhabalar efendim . Nasılsınız ? Bu aralar YGS çalışmak gibi derdim olduğu için attığınız çoğu mesajı görüldü dahi yapamadan bırakıyorum . Çok özür dilerim . İnşallah kısa zamanda geri dönüp çok çok çok aktif olacağım . Belki de bu süre zarfında bölüm gelmeyecek . Ama biliyorum siz beni beklersiniz dimi ? Haydi bu bölüm de biraz ağlayarak gülelim . En muhteşem aşk nasıl olurmuş gösterelim . Mutlu olalım ilk defa mutluluktan dökülsün göz yaşlarımız . Bizimle güler misiniz demek çok kolay ama ; biz BGS ailesi olarak beraber ağlamayı öğrendik . Sizi çok seviyorum ❤
Burak KOÇ
Hayatta her şey hesapladığımız gibi olmaz . Ben ise haftalar öncesine kadar başka bir şey düşünürken yaşadıklarım o kadar farklı şeylerdi ki . 2 gün sonra Ezgi ile evlenecektim . Onu seviyor muydum ? Elbette ! Ama ona yaptıklarım kalbimi rahat bıraksa ; aklım bırakmıyor . Saat 8'e geliyordu . Ve ben Ezgi'ye , evlilik teklif etmemiştim . İlerde çocuklarımıza anlatacağı bir anı bırakmak istiyordum . Dün gece biraz düşünmüştüm . Kesinlikle haberi olmamak zorunda . Neden ? Hayatında onu ilk defa haberi olmadan mutlu etmek istiyordum . İlk defa ne kadar mutlu olduğunu gözlerim ile bir kez daha görmek istiyordum . Aklıma gelen fikirler gayet olması mümkün şeylerdi . Saat daha sabah 8 olur olmaz koşarak çıktım adeta evden . Hâlettemem gereken bir sürü şey vardı . İlk başta yapmam gerekenleri bir sıraya koyarak işe koyuldum . Bu süre zarfında bana yardım edebilecek biri olarak ; Bartu'yu düşünmüştüm . Arabaya yerleştikten sonra cebimden telefonumu çıkardım . Bartu'nun numarasını tuşlayarak , kulağıma getirdim . Bir kaç çalıştan sonra telefonu açtı ;
"Efendim Burak ? "
"Lafı uzatmayacağım benim bugün sana ihtiyacım var yardım edebilir misin ?"
"Bugün izin almam söz konusu dahi değil . Çok yoğun bir dönemde zaten sirket kusura bakmayın . "
"Tamam . "
Bartu şıkkını elediğime göre geriye Efe , kalıyordu . Ama adam yeni evlenmiş balayıda hayatta gelmez ve rahatsız edilmekten hoşlanmazdı büyük ihtimalle . Yaptığım sıralamayı tekrar gözden geçirdim . Yapamayacağım bir şey elbette yoktu . İlerideki büyük alışveriş mağazasında aradığım tüm her şeyi bulabilirdim . Arabayı çalıştırarak radyodan rastgele bir müzik açtım ve yola koyuldum . Aklıma binbir türlü soru geliyordu . Acaba her şey nasıl olacaktı ? Ezgi ile geleceğimiz nasıl olacaktı ? Anne olmak istediğini söylemişti bana hazır mıydı cidden ? Ya da ben baba olmaya hazır mıydım? Tamam elbette değildim ama her şeyde benim dediklerim olmuştu , bu sefer onun dediği olacaktı . En son bıraktığım zaman kanserdi Ezgi , acaba şimdi durumu nasıldı ? İyi gözüküyordu son günlerde de çok mutlu . Kafamdan tüm iğrenç düşünceleri atarak gülümsedim . Bugün harika bir gün olacaktı .
Ezgi Küçük
"Hayır babaanne kır düğünü için hiç uygun bir gelinlik değil o ! Hem uygun olsa bile benim tarzım değil . Ne o öyle : cam bezi falan mı ?"
Saat sabahın 9'u ama ben kalkıp tüm aile cümbür cemaat gelinlik bakıyorduk . Annem bir tarafımdan , Burak'ın annesi bir taraftan bir şeyler diyordu . Babaanne ve annemler zaten mağazada kendilerine seçer gibi gelinlik modellerini ayrıp ayırıp iğrenç olanları seçiyorlardı . Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum . Bu sabah Burak , beni hiç aramamıştı . İkinci gelinlikçiden de eli boş çıkmıştım . Babaanne söylenmeye başlamıştı ;
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BİR GÜNLÜK SEN
Teen FictionBakın Bayım, Yandım bittim . Öldüm Bayım.Ve ben sizin hiç giremediğim hayatınızdan gidiyorum . Evet bayım özür dilerim sizden evet bana bunca yaptığınız şeye rağmen ... Neden mi ? Eğilin fısıldıyorum, Yaşarken sizi daha çok sevemediğim için . Aff...