Arkadaşlar belki yeni bölüm sanacaksınız ama değil sadece içimdekileri dökmek için yazacağım bir yazı. Okumak istemeyen geçebilir.
Hiç beklemediğiniz anda, belki de hayata ,aşka dair herşeye inancınızı yitirdiğiniz anda biri girer hayatınıza.
Öyle savunmasız bir andır ki; farketmeden onun büyüsüne kapılırsınız.
Başlarda çok iyidir herşey. Ne arkadaşsınızdır ne de sevgili. Tam ortasındasınızdır bunun. Sevgilin gibi korur, kıskanır, sahiplenir ama sevgili değilsinizdir. Arkadaşı gibi herşeyini paylaşır ama duygular arkadaşça da değildir.
Herşey gerçekten ilk defa bu kadar güzel ve sorunsuz ilerliyor gibi gelir. Tabi anlamazsınız bunun aslında sizin felaketinizin başlangıcının olduğunu.
İlgi gösterir, hayatında yaşadığı geçmişi ve o günüyle ilgili herşeyi paylaşır sizinle. O kadar ilgilidir ve sizi o kadar önemsiyor gibi görünür ki elinizde olmadan bişeyler hissetmeye başlarsınız.
Günün 24 saati onunla konuşarak geçer. Zamanla anlattığı kadar tanıdığınızı sanarsınız. Acılarını tanırsınız mesela. Siz onun acılarına merhem olmak yerine onunla yanmayı tercih edersiniz. O ne yaşıyorsa veya yaşamışsa sizde en az onun kadar onları yaşarsınız.
Hoşlanma derecesindeki duygular çok hızlı bir şekilde büyür. Farketmezsiniz tabi o kadar güçlendiğini.
Onunla o kadar mutlusunuzdur ki. Huzur o gibi gelir sanki. Bir süre sonra güzel olan herşey gibi bunun da biteceği korkusu kaplar içinizi. Bitmesinden korkuyorum dersiniz. Yetmez. Gitmenden korkuyorum dersiniz. Cevabı ben hep yanındayım, hiç gitmeyeceğim olur. O an inanmasanızda o kadar kendinizi bu düşünceye inandırmak istersiniz ki.
Gitmeyecek, hiç bitmeyecek gibi gelir.
Birgün hiç beklemediğiniz bir anda senden bişey isteyeceğim der. Tabi ne istese yapmak için elinizden geldiğince uğraşacak durumdasınızdır. İste dersiniz merakla. BENİ HİÇ BIRAKMA, SAKIN BENDEN GİTME der.
Hep sizinle olmak istediği düşüncesi sizi mutlu eder ama anlamazsınız işte bunun sen gitme ben gideceğim demek olduğunu.
Çok kısa bir sürede o kadar hayatınızın merkezi haline gelir ki dünya sanki onun çevresinde döner. O kadar herşeyiniz olur ki.
Sonra o sevgili ile arkadaşın ortasında olan ilişki durumu artık arkadaşlıktan tamamen çıkar.
Bir süre sonra istemediğiniz bir anda aranıza öyle bir soğukluk girer ki deler geçer. Canınızı yakar.
Zaten sonrasında da istemiyorum, bitsin der. İşte o günü unutamazsınız. Genelde kimsenin yanında çok ağlamayan sizi en yakın bulduğunuz kişiye sarılıp ağlarken bulursunuz.
Bitmemesi için uğraşırsınız her yolu deneyerek. Ama kesin bitecek der. Başkasıyla görmeye başlarsınız bir süre sonra. İşte o canınızı öyle bir acıtır ki nefes alamazsınız.
Madem bitirdin yokluğuna alışacağım seni unutacağım dersiniz. En fazla Birkaç gün sonra o size mesaj atar. Unutamazsın izin vermiyorum der.
Devam edersiniz ama eskisi gibi olmaz işte birşeyler.
Yine biter. Bazı şeyler yaşanır sonra gider. Ama bu sefer ciddi ciddi gider gelemeyeceğim birdaha der. Beklersiniz be. Gelmeme ihtimalinin çok yüksek olmasına rağmen beklersiniz. Vazgeçemezsiniz hiç. En son tam umudunuzu tamamen kesmişken sanki o anı bekliyormuş gibi tekrar gelir.
Bu sefer ölene kadar yanındayım der. Daha önce dediğinde sonra ne olduğunu unutmamanıza rağmen yine tekrar ona inanırsınız.
Çevrenizdeki herkes sizin aksinize düşünür. Çünkü onlar herşeyi dışardan görür. Sizin gözünüz aşkınızdan o kadar kör olmuştur ki, farkedemezsiniz.
Herşeyi yapmıştır size. Yalan söylemiştir, soğuk davranmıştır, kötü hissettirmiştir, istenmeyen biri gibi hissetmenize sebep olmuştu, ihanet etmiştir, canınızı yakmıştır, gitmiştir, sizi hiç düşünmeden ardında bırakmıştır. Ve daha birsürü şey...
Herşeye rağmen vazgeçmezsiniz sevmekten. Canınız yansa da onunla olmak istersiniz. Siz bütün mutlulukları göz ardı edip onunla mutsuzluğa varım dersiniz.
Bilmezler arkadaşlar. Hiçbiri sizin kıymetinizi bilmezler . Hatta kıymetinizi bilmek yerine sizi sürekli elinin altındaymış, ne zaman istese gidebileceğine inandığı bir yer gibi görürler.
Olgunlaşırsınız. Herkes sizin değiştiğinizi söyler. Eskisi gibi değilsinizdir. Çevreye karşı çok gülmeye başlarsınız. Hiçkimse anlamaz bunu neyin var sorusunu duymamak için yaptığınızı.
Mutlu olmayı unutursunuz mesela. Eskiden çok mutlu olacağınız bir şey şimdi sizi etkilemez bile.
Kimse anlamaz arkadaşlar. Üzüldüğünüzü hatta belki yaşamak bile istemediğinizi anlamaz kimse.
Bir yazarın da dediği gibi keşke olmasaydı deseniz yaşanan güzel şeylere yazık edeceksiniz, iyiki oldu deseniz bu vedaya nasıl bir kılıf giydireceksiniz.
Pişman olmazsınız. Yine olsa yine yaşarım aynılarını çünkü onunla olan zamana değerdi dersiniz.
Sadece eski siz olmayı istersiniz. Tam olarak mutlu olduğunuz zamanlara dönmek istersiniz.
Bağlanmayın arkadaşlar. Kimseye gereğinden fazla bağlanmayın. Kimseyi hayatınızın merkezine koymayın. Kimsenin hep yanındayım sözüne inanmayın.
Okuduysanız eğer teşekkür ederim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
~İMKANSIZ~
FanfictionBirbirini kırarak ve inciterek tanıyan ve zamanla birbirine yaklaşan tabi bu zaman içinde birbirini paramparça edenlerin hikayesi! Eminim bu kitapta kendinizden bir parça bulacaksınız. HADİ OKUYUN BAKALIM ;)
