Bir iki adım gerileyip "alsana mazim. Neden seni seviyorum dediğin de sustum biliyor musun?" Diye sordu.
Zeynep, akan yaşları arasından Yutkunup 'hayır' dercesine kafasını salladı. Asaf, gülüp başını eğdi "çünkü yine korktum. Onun gibi seviyorum dediğinde beni bırakmandan. Çünkü o bana seni seviyorum dediğinde bende seni seviyorum dedim ve O beni bıraktı. Sen söyleyince sustum belki susarsam seni de kaybetmem dedim ama meğersem ben seni hiç kazanamadım ki." Deyip son kez kadının gözlerinin içine baktı.
Sonunda gözlerini çekip arkasını döndü.
Arkasında bıraktığı enkazı düşünmeden.
Kadın, parçalandı ama adam bunu hiç görmedi...
Adam, yıkıldı ama kadın buna sesini çıkaramadı...
Eskimiş bir kitap düşünün onu okumak için heyecanla tutuşurken en güzel sayfasında fark edersiniz ki o sayfa yırtılmış. Umursamaz diğer sayfaya geçersiniz ama o hikâyede ki en güzel anın bozulduğunu fark edersiniz. Işte böyleydi bu hikâyede en mutlu anları yırtık bir sayfa gibi yarım ve eksik.
Adam, ateşti.
Kadınsa o ateşi söndürmek isteyen su..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Teen Fiction▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
