Mustafa Bey, gözünden akan yaşı sildi kafasını olumsuz anlamda sallayıp "affet kızım." Deyip başını eğdi.
Zeynep, gözlerini kocaman açıp çığlık attı hızla yataktan çıktı.
Herkes korkuyla ona bakarken o sadece Mustafa beye bakarak bağırarak "hayır. Hayır. Hayır. Asaf beni bırakmaz! bizi bırakmaz" deyip saçlarını yoldu.
Abileri onu zorlukla tutuyordu. Ama o inatla "yalan! yalan o bana söz verdi o beni bırakmaz bizim yavrumuz olucak o onun ismini kulağına söyleyecek o ezan okuyacak ona. Yalan söylüyorsunuz yalan!" İçeri giren doktor ve hemşireler Zeynep'i yatağa yatırıp hızla ona sakinleştirici enjekte etti. Zeynep vücuduna yayılan sakinleştiriciyle son gücünü kullanarak tüm koridoru inletecek şekilde "ASAF" diye bağırdı.
Canı yanıyordu. Kendini bir uçurumda hissediyordu. Ya atlayacak Asaf'a kavuşacaktı ya da bebeğiyle bu hayata devam edecekti. Ne acıydı ama iki hayat arasında kalmak
Ölüm ve hayat...
Daha fazla direnmeyip kendini karanlığa bıraktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Genç Kurgu▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
