Yazardan
Herkes Ahmet'in kapısının önünde caresizlikle bekliyordu.
Ahmet, hastaneye getirildiğinde Asaf, Zeynep'e haber vermişti. O da hızla ilk taksiyle gelmişti.
Şimdi bir koltukta oturmuş caresizlikle başını Asafın omzuna koymuş hıçkırarak ağlıyordu.
Asaf, ne kadar onu yatıştırmaya çalışsada nafile.
Zeynep'in aklına gelen şeyle hızla kafasını Asaf'ın omzundan kaldırıp yüzüne baktı.
Asaf kadınının kızarmış gözlerine bakınca yüreğinin sızladığını hissetti.
Yanağından akan yaşı sildi. Zeynep, burnunu çekip "a-annemlere ha-haber vermem ge-gerekiyo." Dedi.
Asaf, Zeynep'in yüzüne gelen bir tutam saçı kulağının arkasına koyup başını olumsuz anlamda sallayıp derin nefes aldı "eğer şimdi haber verirsek tüm aşiret toplanıp buraya gelir. Önce doktor bir konuşsun eğer durum ciddiyse ararız. Değilse Ahmet iyice iyileşsin öyle söyleriz." Dedi.
Zeynep, çaresizlik başını olumlu anlamda salladı.
Tekrar kafasını Asaf'ın omzuna koydu.
Doktorlar, kanamayı sonunda durdurabilmişti sol göğsü ne kadar derin olmasada kan kaybı fazlaydı. Sonunda elindeki makası hemşireye verdi. doktor diğerlerine bakıp yorgunlukla başını olumlu anlamda salladı.
Ameliyat kapısı açılınca Zeynep ve Asaf hızla doktorun yanına gittiler. Doktor yorgunlukla elini kaldırıp onlar sormadan hızla "hastayı kurtardık kan kaybını engelledik ama bu seferde iç kanama ihtimali var onun için yoğun bakımda olucak." Deyip Asaf ve Zeynep'e baktı.
Ikisininde rahatlıkla derin nefes aldığını görünce "geçmiş olsun." Deyip yanlarından ayrıldı.
Zeynep, mutlulukla hızla Asaf'a sarıldı "çok sükür allah'ım çok sükür." Deyip tekrar ağlamaya başladı.
Asaf kafasını Zeynep'in saçlarına koyup derin nefes çekti içine.
Zehra, hareketsizce öylece yukarıdaki tavana bakıyordu.
Doktoru başında onu tedavi ederken o sadece vücudunu hareketsiz bırakıp onun ona uyguladığı ilaçları hiç hissetmiyormuş gibi öylece tavana bakıyordu.
Doktor tam elini Zehra'nın bacağına koyup ordaki yaralara bakacakken Zehra, hızla bacağını çekti dehşetle karşısındaki doktora baktı. Ama orda Mirza'nın olduğunu sanıp hızla yataktan kalkmaya çalıştı.
Doktor, Zehra'nın kollarını tutup onu engelleyecekken Zehra, hızla köşedeki iğneyi eline aldı.
Korkuyla titreyerek "uz-uzak dur benden." Diyerek bağırmaya başladı.
Doktor kaşlarını çatıp sakin bir ses tonuyla "Zehra, sakin ol! Bak burda kimse yok. O adam yok korkma." Desede Nafileydi.
Zehra, titremekten iğneyi bile düzgün tutamıyordu.
Karşısında ona gülerek yaklaşan Mirza'yı gördükçe dahada korkuyordu. Göğüsü sıkışıyordu.
Hızla başını olumsuz anlamda sallayıp "git buradan! Defol git." Diyerek hızla yataktan kalktı yaptığı ani hareketle vücudu sızlasada umursamadan karşısına bakıyordu.
Doktor derin nefes alıp "Zehra bak kendine gel! O elindekini bırak. Bak beni dinle! O adam sana ne yaptı bilmiyorum ama o yok artık. Korkma!" Deyip yavaşca Zehra'ya yaklaşınca Zehra hızla yere çöküp kendisini koruyacakmışcasına ellerini başının üstüne koyup çığlık atmaya başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Dla nastolatków▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
