Yolda yürürken yanımdaki adama baktım. Her kızın sahip olmak istediği derecede çekiciydi, uzun ve yapılı vücudu karşısında rahat 5 adamı devirirdi kavgada,
Kumral ve her zaman dağınık saçları güneşte parlıyordu.
Yutkundum bu adama ben sahiptim.
Asaf gözlerini kapatıp derin nefes aldı, daha sonra bana dönüp gözlerini açtı gülümseyip "istanbul'un, en güzel de bu huyunu seviyorum cömertçe deniz kokusunu bizlere armağan ediyo." dedi. Bende gülümseyip aynı onun gibi yaptım gerçektende deniz mukkemmel kokuyordu, mardin'de deniz yoktu ilk kez Istanbul'da görmüştüm.
Asaf'la biraz daha yürürken yanımıza gelen satıcıyla kaşlarımı çattım, el arabasında siyaha benzeyen kabuklar vardı, adam gülümseyip bize bakıp "almaz mısınız abi?" Diyince merakla asaf'a baktım. Asaf yüzünü buruşturup "yok sağol kardesim." diyince hızla araya atılıp "bunlar yiyiliyo dimi?" Dedim kendimi tutamayıp, bir dizide görmüştüm.
Canımın çektiğini hissedince hızla Asaf'ın elinden tutup "nolur bir deniyim canım çok çekti" dedim. Asaf kaşlarını çatıp "bilmediğin şeyi yeme, içinde ne olduğunu daha bilmiyosun." demesine kalmadan hızla satıcıya dönüp "1 tane lütfen." dedim.
Adam gülümseyip o garip şeyi açtı hızla içindekini ağzıma attım tadı fena değildi.
Asafa dönüp "tadı güzel işte ya." deyip bir tanede daha yedim. Asaf sessizce beni bekliyordu. Bir tane daha diye diye 10 tane bitirmiştim.
Asaf sonunda elimden tutup "yeter mide spazmı geçiriceksin." diyince durmak zorunda kaldım.
Adama parasını verdikten sonra biraz daha yürümeye başladık.
Dilimle dudağımı ıslatıp hayranlikla asafa dönüp "tadı muhteşemdi." dedim.
Asaf kafa sallayıp "içindekini biliyor musun?" diyince merakla kaşlarımı kaldırıp kafamı olumsuz anlamda salladım.
Asaf hınzırca gülüp "1 öpücuk verirsen söylerim." diyince göz devirip tekrar kafamı olumsuz anlamda salladım. 2 gündür hiç bir şekilde bana dokunmasına izin vermiyordum.
Asaf oflayıp "iyi kendin ögren o mukkemmel şeyin içinde ne olduğunu." Diyince oflayıp merakla asafın kolunu tuttum.
"Ne çıkarcısın be adam söyle işte." Diyince asaf omuz silkip "öyle her şeyi beleşe ögrenemezsin hatun." Diyince yenilgiyle kafa salladım. "Iyi eğil." diyince Asaf çapkınlıkla sırıtıp eğilip beni kucağına aldı.
Benim planım hızla öpüp çekilmekken dudaklarımızı birleştirip tam çekecekken Asaf hizla alt dudağımı tuttu.
Ne kadar omzuna vursamda inatla bırakmadı. Uzun süre öpüştükten sonra bir teyzenin "hic arlanmada yok." Demesiyle hızla asaftan ayrıldım. Asaf beni kucağından indirmeden "teyze sanki bilmiyoruz amcayla az böyle yapmadığınızı." Diyince utancla kafamı asafın omzuna gömdüm. Teyze bizi cık cıkladıktan sonra yanımızdan ayrıldı.
Kaşlarimı çatıp "ne arlanmaz adamsın." diyince Asaf kahka atıp burnumun ucunu öptü "hic yalanlama imera feram seninde benden kalır yanın yok." diyince oflayıp Asaf'ın omzuna vurdum. "Indir beni." diyince Asaf ikiletmeden beni indirdi.
Daha fazla dayanamayıp "söyle haydi." Diyince Asaf omuz silkip "bişey yok ya sadece balığın boku var içinde" diyince gözlerim kocaman açıldı. Ne yani balığın bokunumu yedim şimdi ben.
Midemin bulanmaya başladığını hissedince hızla ağzımı kapattım.
Herşeyi yersen bu olur" diyince. Onu umursamadan ilk bulduğum çalılığa koştum hep sizin yüzünüzden çocuklar annenize bir bok yedirmediğiniz kalmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Genç Kurgu▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
