Instagramdan hesabımızı takip etmek isteyenler dm yoluyla wattyden geldiğini bildirirse sevinirim ona gore kabul ediyorum.
zeyn.epgvn08
ZEYNEPTEN
Sormuşlar şaire;
bu hayatta en büyük yokluk nedir?
Şair acı bir tebessümle gülümsemiş : varlığına alıştığınız bir insanın yokluğudur...
kalbimde bir sızı vardı bıçak saplanması gibi değil de sanki birinin elinde ve bu elin sahibi çok acımasızca kalbimi sıkıyordu ve her sıkışında biraz daha parçalanıp acıyordu.
Duyduklarımla öylece kaldım kapıda, ne gidiyordum ne düşünüyordum, ne yapıcaktım? Acaba kapıyı açıp içeri girip ne varsa söylemeli miydim içimdeki herşeyi kusmalımıydım? Yoksa yine susup bu laflarla oturmalımıydım?
Ne demişti babam hala utanmıyor mu bu eve gelmeye ben o evlendi defolup gitti diye sevinirken o yüzsüzlük yapıp bide bizi görmeye gelmiş. Yutkundum ama gitmiyordu boğazımdaki o yumru kalmıştı orda. Tam arkamı dönüp çıkacacakken açılan kapıyla öylece kaldım. Arkama bakmadan hızla merdivenlerden aşağı indim.
Çok ses çıktığı için babaannem bana döndü kaşlarını çatmış öylece bana bakıp derin nefes aldı sinirle "ne ses cıkarıyorsun?" diye kızınca arkamdan gelen annem ve babamı umursamadan "korkma artık evine gelmem bu sayede seste çıkarmış olmam evinide al senin olsun" deyip tam montumu alacakken babamın sesini duydum "terbiyesiz o senin yaşıtın mı ne saygı kalmış ne edep." deyince gözlerim doldu canım yanıyordu farkında değillermiydi.
Dolan gözlerime inat gülümseyip babama döndüm "farkında mısın? Ben size olan sana olan saygımı daha 8 yaşımdayken yitirdim." Babam dediğim cümleye karşılık kaşlarını çattı. "Kes sesini." Zoruna gitmişti.
Bugün susmiycaktım içimde ne varsa kusucaktım sonu ne olursa olsun. "Hatırlıyor musun? Küçükken hep bana 'sana yürümeyi ben öğrettim' derdin. Neden sadece yürüyene kadar elimi tuttun? neden koşmama izin vermedin? çok mu gördün bana koşmayı neden beni hep hor gördün? Ellerimi..." deyip babama ellerimi uzattım öylece yüzüme bakmaya devam etti. Gülümsedim "neden ellerimi erken bıraktın? Neden inatla ittin beni? Baba bana cevap ver nolur cevap ver yoksa ben bu sevgisizlikle daha fazla yapamam neden benden nefret ediyosun?" Babam iyice kızarmıstı sinirle "saçmalama yeter artık" diye bağırdı.
Dinlemedim konuşmaya devam ettim sonunda tekrar üzülenin ben olucağımı bile bile "hani her ismin bir anlamı vardır ya işte benim ismimin anlamıda babasının kıymetlisi demek ama ben senin kıymetlin değil ayağına batan bir kıymık gibiyim dimi önce ayağına battım sonra sende canın yandı diye o kıymığı ayağından çıkarıp önce sinirle daha da küçültüp parçaladın, sonrada onu köşeye attın. Hiç düşünmeden." Kalbim çok ağrıyordu sanki nefes alamıyor gibiydim.
Derin derin nefesler almaya çalıştım olmuyordu bir seyler batıyordu.
Son kez yutkundum "baba, farkında mısın ben bir insanım bıkmadın mı sırtıma her gün daha büyük yükler koymaya ben bıktım biliyor musun? Her gün o koca yüklerden. ben her gün onları taşıdıkça canım yandı ama sen hiç bir zaman umursamadın. Sen baba olamazsın sen zalim bir insandan başka bir şey değilsin" dememle yüzüme yediğim tokatla yere düştüm.
"sen büyüdükçe iyice arsızlaştın. Sana ceza vermek iyi olurdu da dua et kocan var o sana güzel bir ceza verir" gülümsedim onu da kendi gibi saniyordu sinirle başımı kaldırdım " o senin gibı adi değil" babam sinirle tam tekrar tokat atacakken duyduğum sesle dilim tutuldu " sakın!" Asaf gelmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Jugendliteratur▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
