Yazardan
Genç kadın, hızla kendini tutan kollardan kayıp yere oturdu.
Elini göğsüne koyup derin nefes çekti içine her nefesle göğsü daha da sıkışıyordu.
Öylece yanaklarından kayıp giden yaşlar boynundan boğazına doğru bir şerit çizmişti.
Genç adam, yerde oturan kadına baktı hafif yutkunup önünde diz çöktü, kadına hiç dokunmadan onu seyretti.
Kadın üstünde hissettiği bakışlarla kafasını kaldırıp kocasının kahve harelerine baktı.
Kafasını olumsuz anlamda sallayıp "ne-neden bu-bu kadar acıyo." deyip elini göğsüne koydu.
Asaf, kafasını eğip yutkundu biliyordu bu acıyı ablası elinden kayıp giderken aynı şeyler onada olmuştu.
Kafasını kaldırmadan "insanın içinde 40 mum varmış derler. Her gün 1 mum söner ve sonunda bir mum kalır ve o hiç bir zaman sönmez. başta her nefes alışında aklına gelicek ve canın Yanıcak sonra bu zamanla azalıcak tıpkı bir mum sönmesi gibi." deyip Zeynep'e baktı.
Zeynep gözleri çekip" p-peki ab-abimin ne zaman geçicek? " dedi bir umut beklerken.
Asaf, kafasını aşağı yukarı sallayıp" hiç bir zaman. " deyip Zeynep'i kendine çekip başını göğsüne bastırdı.
1ay sonra
" Egemen, koşma! " diye seslendi Zeynep.
Egemen , hiç umursamadan koşan kedinin peşinden koşmaya devam etti.
Annesinin sesini duyunca" an ne pişicik giycek. " dedi tekrar koşmaya devam ederek.
Zeynep sonunda koca karnı yüzünden durmak zorunda kalınca etrafına baktı, koskoca bahçede kimse yoktu herkes hacca gidicek olan piroz (babaane) hanımı yolculamaya gitmişti.
Zeynep, Egemen için evde kalmıştı.
Yaslandığı ağaçta derin nefes alan Zeynep, bir anda giren ani sancıyla olduğu yerde büküldü.
Biraz bekledikten sonra daha da şiddetlenen acıyla olduğu yere çöküp karnını tuttu derin nefes alıp "g-geçti. Geçti. B-bişey yo..." aniden saplanan acıyla koca bir çığlık atıp daha sıkı karnını tuttu. Egemen, annesinin çığlığını duyunca kaybolan kediyi aramaktan vazgeçip hızla annesinin yanına gitti.
Annesinin yerde oturduğunu görünce korkuyla" an ne" dedi.
Zeynep, hızla kafasını kaldırıp kendine korkuyla bakan oğlunu görünce yutkunup "te-televizyonun yanında telefonum var onu getir annem." dedi
Egemen, hızla başını sallayıp evin içine girdi.
Zeynep, ani gelen acılarla dişlerini sıkıp ağlamamaya çalıştı egemeni korkutamazdı.
Egemen, elinde tuttuğu telefonla Zeynep'in yanına gelince hızla telefonu verdi.
Zeynep, hızla Asaf'ın numarasını bulup kulağına götürdü.
Sürekli çalan ama açılmayan telefonla sinirlenip yutkundu. Aniden giren yeni sancıyla tekrar çığlık atıp 3 kere çalınmasına rağmen açılmayan telefonla bu sefer Ahmet'i aradı.
Uzun bir çalıştan sonra açılan telefonla Zeynep, ağlayarak "A-abi ev_eve gel." deyip tekrar çığlık attı. Ahmet, korkuyla "Zeynep noldu?"desede Zeynep elindeki telefonu bırakıp tekrar karnını kollarıyla sardı.
Gözlerini kapatıp derin nefes alırken hissettiği ıslaklıkla hızla gözlerini açti.
Gördüğü şeyle ve giren daha büyük bir sancıyla çığlık attı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Teen Fiction▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
