KESIT

11.1K 362 14
                                        

Instagramdan hesabımızı takip etmek isteyenler dm yoluyla wattyden geldiğini bildirirse sevinirim ona gore kabul ediyorum.
zeyn.epgvn08


Mardin'i özlemiştim.

Dar sokakta adımalarımı sayarak yürümeyi her zaman huy edinmişimdir.

Hafif bir esinti vardı ama hava yinede çok sıcaktı.

Karşıdan bir kişinin bana doğru geldiğini gördüm gözlerimi kısarak o tarafa bakmaya çalıştım.

Bu kişi ahmet'ti Zeynep'in abisi. Onu hiç görmemiş gibi hızla çantamdan telefonumu çıkarıp sanki biri beni aramış gibi yapıp kulağıma koydum
Karşı  tarafa 'geliyorum, tamam' gibi şeyler saçmalayıp hızla arkamı döndüm.

Çok yaklaşmıştı nalet olsun ki. Hızla tam gidecekken şalımın çekildiğini hissettim refleksle şalımı tuttum. Çok olmuştu ama bu adamda ya. Sinirle hiç ona dönmeden "ayıp oluyo ama , lütfen şalımı bırakırmıssınız" dedim. Şalımı çekmeye çabalasamda bırakmıyordu. Tam ona dönecekken yanımdan geçtiğini fark ettim. Arkama baktığımda da şalımın demir cubuğa takıldığını gördüm.

Yanaklarımın aşırı kızardığına yemin edebilirdim. Yutkunup şalımı hırsla çektiğimde yine gelmedi. Bu sefer demir çubuğun üstünden almaya çalıştığımda  çubuk hafif elimi çizdi sinirle bağırdım.

Ahmet yürümeye devam ederken benim sesimi duymasıyla hızla yanıma geldi. Elimi tutup kesilen yere baktı. Kaşlarını çatıp "bir şeyide başarsan şaşarım."deyip şalımı alıp zorla beni kaldırıma oturtup önümde diz çöktü.

Az önceki utangaçlığımı yok sayarak "yardım isteyen yok" deyip elimi çekmeye çalıştım.

Ama o inatla tekrar elimi alıp hiç yüzüme bakmadan cebinden çıkardığı beyaz bir mendili  elime sarmaya başladı. Bende bu arada onu incelemeye başladım keskin yüz hatları kumral saçları ve bal sarısına dönük göz  rengi aslında çok yakışıklıydı... ben ne saçmalıyorum.

Ahmet elimi sarmayı bitirdiğınde hiç yüzüme bakmadan "1 hafta sonra gidiyorsun" deyip sustu.
Yutkunup "evet son finallerimi verip orda bir iş bulucam" hafif gülümseyip
" yani asla mardine kesin dönüş olmayacak" dedi. Gözlerimi  sıkıca yumup derin nefes aldım "bu şehir yüzünden ablamı kaybettim. 2 yaşındaki yeğenim yengemi annesi sanıyo. Bir sürü genç kız istemediği evlilik yapıyo adalet yok. Ben bu sehirde nefes alamam" deyip sustum. Ahmet başını gökyüzüne  kaldırıp  yapay bir kahkaha attı.

Adem yumrusu başını kaldırdığı için daha da belirgin olmuştu. Kafasını indirmeden "kendin nefes alamazken başkalarına da aldırmazsın dimi? Hiç başkasına nefes olmazsın dimi?" deyip yüzüme baktı.

Buna cevabım yoktu işte öylece yüzüne baktım. Ahmet yandan gülümseyip "olma başkasına nefes olma. Banada olma yoksa o nefes haram olur."

Gözleri dolmuştu ama kendini sıkıyordu. Yüzüme uzun süre baktıktan sonra derin nefes aldığını duydum kokumu içine çekmişti. Yaklaşıp  alnımdan öptü gözlerimi  sıkıca yumdum.

Uzun süre o halde durduk. Ahmet sonunda geri çekilip ayağa kalktı ben gözlerimi hala açamamıstım. Ama onun ayağa kalktığını  hissetmiştim.

Uzun bir sessizlikten sonra Ahmet "mardin benim yüreğimi ağır yaktı ama hiç bu kadar güzel yakmadı" deyip gitti. Gözlerimi açtığımda  onun çoktan gittiğini fark ettim. Gözümden düşen  yaşla ahmet'i mardin'in ateşinde yaktım...

Kısa  bir kesit...

Oylayan ve yorumlayan herkese çok teşekkür ederim.

Sevildiğinizi unutmayın

👆🕊

İMERA FERAM ☑Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin