26.VUSLAT

8.6K 387 11
                                        

Yazar
2 hafta sonra
Sonunda Ahmet yoğun bakımdan çıkabilmişti.
Doktorlar onu normal odaya aldığında Zeynep, hızla odaya girdi.

Asaf, işler yüzünden bir saatliğine ofise gitmişti.

Zeynep, abisinin yarasına bakmaya çalıştığını görünce hızla yanına gitti, gözleri yine dolmuştu "abim..." dedi. Ona sarılmak istiyordu ama yarasına birşey olur diyede korkuyordu. Ahmet kafasını kaldırıp kız kardeşine baktı hafif gülümseyip "gözümün nuru." Dedi

Elini Zeynep'e uzatıp. Zeynep hızla abisinin elini tutup yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.

Ahmet'in elini öpüp "abim, iyisin dimi? Ağrın sızın yok dimi?" Dedi korkuyla, ahmet, gülümseyip "yok güzelim çok şükür iyiyim." Deyip kapıya baktı.

Zeynep, abisinin baktığı yere bakıp gözlerini yumdu.

Zehra, Ahmet'in uyandığını duymuştu ama yanına gelicek cesareti olmadığı için odasından çıkamıyordu.

Ahmet ilk uyandığından beri ne kadar Zehra'yı beklesede gelmemişti.

Içeri giren doktorla Zeynep ayağa kalktı. Doktor elindeki kağıtları kontrol edip Ahmet'e döndü sıkıntıyla "Ahmet, uzun bir süre dinlenin önümüzdeki hafta taburcu olabilirsiniz." Deyip odadan çıktı.

Zeynep, abisine bakıp "taburcu olunca bizim evde kalıcaksın!" Dedi kesin bir dille. Tam Ahmet itiraz edecekken calan telefonla Zeynep abisinin yanağını öpüp odadan çıktı.

Hava kararmıştı. Zeynep, Asaf'ın ayarladığı odada kalıyordu inatla eve gitmeyi reddediyordu. Asaf'ta aksayan işleri yüzünden bir toplantıdan çıkıp diğerine giriyordu.

Hastane az da olsa durulmuştu. Zehra, yine her zaman ki gibi herkes uyuyunca Ahmet'in odasının önüne gidip iceri girip girmemekte kararsızdı. Gelen cesaretle kapıyı hafifçe açıp içeri girdi.

Ahmet'in yatakta uyuduğunu görünce derin nefes alıp yavaşça yatağa yaklaştı.

Seruma bağlı olan eline baktı, tutmak için elini uzatsada hızla geri çekti. Derin nefes alıp gözünden akan yaşı hızla sildi, yutkundu, tam ağzını açıp konuşacakken Ahmet'in gözlerinin hafifçe açıldığını fark etti.

Hızla kafasını olumsuz anlamda salladı yüzleşicek cesareti daha toplayamamıştı. Tam gideccekken elinde hafif bir tutuş hissetti. Sert değildi tutuşu hafifçe tutuyordu Zehra, elini çekse oracıkta o el geri yatağa düşecek cinstendi.

Gözlerini kapattı, derin nefes alıp kafasını Ahmet'e çevirdi.

Ahmet, sonunda Zehra'nın onun yanına gelmesinin hissettiği sevinçle gülümsedi ama Zehra'nın bir ona bir kapıya baktığını fark edince korkuyla "hayır... gitme" dedi derin nefes alıp.

Zehra, Ahmet'in korkuyla çıkan sesini fark edince yutkundu, kalbinin acıdığını hissetti utandı kendinden. Gözlerine hücum eden yaşların akmaması için dua etti.

Ahmet, yutkunup "o-otursana" dedi yüzünü buruşturup acıyla yarası acımıştı.

Zehra bunu fark edince korkuyla "ben doktor  çağırıyim." Deyip tam gidecekken Ahmet hızla "doktora değil sana ihtiyacım var." Deyip Zehra'nın elini biraz daha sıktı.

Zehra, biraz utanç ve suçluluk duygusuyla yutkunup "ben sana beladan başka bir şey getirmiyorum görmüyor musun?" Dedi ağlamaklı bir tonda.

Ahmet, gözlerini kapatıp derince yutkundu. Zehra'nın gözlerinin içine bakıp "bana değil onu anlamak bilmeyen kalbime söyle." Dedi.

İMERA FERAM ☑Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin