ZEYNEP
Sabah gözlerimi açtığımda önce gerindim.
Yan tarafıma baktığımda Asaf'ın olmadığını fark ettim. Dünden sonra ben banyodan çıkınca onunda uyuya kaldığını hatırlıyordum. Gülümseyip kafamı Asaf'ın yastığına gömüp derin nefes aldım okyanus ve nane kokusu burnuma dolunca gülümsedim.
Saate bakmak için komidindeki telefonuma uzandım gelen cevapsız aramayı görünce kaşlarımı çatıp kilit ekranını girdim.
Arayanın annem olduğunu görünce alt dudağımı ısırdım o günden sonra annemi hiç aramamıştım kendimi suçlu hissediyordum.
Benden sonra olanları duymaktan korkuyordum.
Nedensizce ellerim titriyordu derin nefes alıp ismin üstüne tıkladım.
Uzun bir çalıştan sonra sonunda sesini duydum.
Annem derin nefes alıp "kızımm, oyyy benim ela gözlüm, nasılsın kuzum?" Dedi. Gülümsedim yataktan kalkıp köşedeki pufa oturdum gözümden akan yaşı hızla silip gülümseyerek "ben iyiyim anam, s-sen nasılsın?" Sesimin titremesine engel olamamıştım.
Annemin iç çektiğini duydum korkuyordum duyacaklarımdan biliyordum annemin yalan söyleyeceğini ama anlamaktan korkuyordum.
Biraz bekledikten sonra annem "iyiyim yavrum sesini duydum ya daha iyi oldum. Sesine hasret kalmıştım gül yüzlüm." Ağzımdan kaçan hıçkırığa engel olamadım. Hızla "annem özür dilerim." Dedim. Annem sinirle "sakın sakın o kelimeyi bana kullanma sen özur dileyecek hiç bir şey yapmadın kınalı kuzum benim." Dedi.
Başımı hızla olumsuz anlamda salladım "benim ne-neden so-sol yanım acıyo peki annem. Neden bu acı hiç sönmüyo. Madem özür dileyecek bişey yapmadım neden kendimi suçlu hissediyorum." Annemin güldüğünü duydum ama bu gülüş sadece göstermeydi. Annem gülerek "torunum nasıl?" Diye sordu konuyu değiştirerek onu daha fazla üzmemek için bende ona katıldım. "Yok annem torunların çok huysuz." Dedim bilerek bastırarak.
Ilk 2 dakika boyunca ses gelmeyince kaşlarımı çattım tam tekrar konuşacakken annemin sonunda sessizliğini bozdu "nasıl torunların? 1 tane değil mi?" Dedi şaşırarak Gülümsedim "yok ikiz olucak inşallah biri kız biri erkek." Dedim.
Annemin sükrettiğini duydum "allahıma sükürler olsun kızım inşallah sağlıklı bir şekilde kucağına aldığınıda görürüm yavrum." Içimden inşallah dedim. Tam ağzımı açacakken babamın anneme seslendiğini duydum.
Gözlerimi kapattım hiç bitmesin istiyordum bu konuşma, annem hızla "hadi kuzum kendine iyi bak allaha emanet ol." Dedi. Annem tam kapatacakken hızla "anne." Dedim.
Annemin beni beklediğini fark edince devam ettim "göğsünde uyumayı özledim senin bana her gece ninni söylemeni özledim." dedim. Annemin sustuğunu fark edince burnumu çektim "allaha emanet ol annem. Seni seviyorum" deyip hızla telefonu kapattım.
Elimi kalbime götürdüm neden allahım neden beni böyle sınıyosun beni neyden imtihan ediyosun? Neden güzel günleri göremiyorum. Akan göz yaşımı sildim.
Elimi karnıma koydum burnumu çekip "sizi asla bırakmiycam ne olursa olsun." Deyip karnımı okşadım.
Telefonumun tekrar çaldığını görünce arayana baktım Ahmet abimdi kaşlarımı çatıp telefonu açtım
Daha konuşmadan abim hızla "güzelim sen hiç zehrayı bu aralar gördün mü veya konuştun mu?" Dedi hızla
Zehrayla hiç konusmamıştık merakla "hayırda ne oldu ki?" Dedim.
Ahmet abim derin nefes alıp "boşver gülüm benim şimdi acil işim var sonra ararım seni." Deyip telefonu yüzüme kapattı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Teen Fiction▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
