Zehra, Ahmet'e yavaşça yaklaştı.
Seruma bağlı olan eline baktı, tutmak için elini uzatsada hızla geri çekti. Derin nefes alıp gözünden akan yaşı hızla sildi, yutkundu, tam ağzını açıp konuşacakken Ahmet'in gözlerinin hafifçe açıldığını fark etti.
Hızla kafasını olumsuz anlamda salladı yüzleşicek cesareti daha toplayamamıştı. Tam gideccekken elinde hafif bir tutuş hissetti. Sert değildi tutuşu hafifçe tutuyordu Zehra, elini çekse oracıkta o el geri yatağa düşecek cinstendi.
Gözlerini kapattı, derin nefes alıp kafasını Ahmet'e çevirdi.
Ahmet, sonunda Zehra'nın onun yanına gelmesinin hissettiği sevinçle gülümsedi ama Zehra'nın bir ona bir kapıya baktığını fark edince korkuyla "hayır... gitme" dedi derin nefes alıp.
Zehra, Ahmet'in korkuyla çıkan sesini fark edince yutkundu, kalbinin acıdığını hissetti utandı kendinden. Gözlerine hücum eden yaşların akmaması için dua etti.
Ahmet, yutkunup "o-otursana" dedi yüzünü buruşturup acıyla yarası acımıştı.
Zehra bunu fark edince korkuyla "ben doktor çağıriyim." Deyip tam gidecekken Ahmet hızla "doktora değil sana ihtiyacım var." Deyip Zehra'nın elini biraz daha sıktı...
Kısa bir kesit.
Bu arada yeni yazacağım kitaptan vazgeçtim onu silip yerine Egemen'in kitabıni ve başka bir kitap daha yazıcam bu da Ahmet ve zehranın olucak o yüzden bu kesitten sonra onlardan bahsetmiycem.
Seviliyorsunuz 😍😘
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Teen Fiction▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
