Yanımda yürüyen Asaf'ı durdurup kendime çevirdim. Asaf bana merakla bakarken gülümseyip "ben hiç bir zaman mutlu olamıyacağımı düşünürken sen bana mutluluk kaynağı oldun. Ben hiç bir zaman rahat nefes alacağımı düşünrmezken sen bana nefes oldun, can oldun,sırdaş oldun,arkadaş oldun, baba oldun,kocam oldun,evlatlarımın babası oldun ve benim sevdiğim oldun ben.." deyip sustum.
Gereğinden hızla atan kalbim yüzünden heyecanım daha fazla artıyordu, ama biliyordum ki şimdi söylemezsem bir daha asla söyleyemezdim. Derin nefes aldım. Müptelası olduğum kahvelere çevirdim yeşillerimi " ben.. seni seviyorum cenk asaf " deyip yere baktım yanaklarım yanıyordu.
Ben Asaf'tan bir cevap bir hareket beklerken Asaf hiç bir şey yapmadan öylece bana baktı.
Yutkundum ne yani bu muydu? Ben onu sevdiğimi söylediğimde o öylece bana mı bakıcaktı. Sadece yüzümü mü seyredicekti. Gözlerimin dolduğunu fark edince yere baktım sabahtan beri mutluluktan ağlıyordum ama şimdi hayalkırıklığı vardı.
Daha fazla durmayıp arabaya doğru gittim belki durdurur sandım ama o hiç bir şey yapmayıp arkamdan baktı. Arabaya binip bir iki dakika bekledikten sonra Asaf'ta arabaya binip arabayı çalıştırdı. Yol boyunca konuşmadık. Geçtiğimiz yolları ezberlercesine dışarıdan gözümü çekmedim. Farkettim ki benim kırıklarım mutluluklarımdan daha fazla...
Oylayan ve yorumlayan herkese teşekkür ederim..
Seviliyorsunuz..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMERA FERAM ☑
Teen Fiction▪︎TAMAMLANDI▪︎ Mutluluk neydi? Yani gerçek mutluluk? Baba sevgisi, aile sıcaklığı? Peki size bir soru. Size hiç kendi hayatınız için söz hakkı verildi mi? İşte bana verilmedi. Benim kaderimi onlar çizdi ve beni bir avuç sevgiyle uğurladılar yaşadığı...
