İşte oradaydı...
Muhtaç olduğum kadın korkuyla bana bakıyordu. Ona biraz daha dokunmazsam sanki ölecektim. Bu hastalıklı duygular beni resmen ele geçirmişti. Yavaş yavaş yanına yaklaştım ve tam önünde durup ona baktım.
O kadar güzeldi ki...
Bir papa...
Ben geldim. Bugün yeni hikayemin tanıtımını paylaştım. Gerçekten harika bir hikaye geliyor canlarım. Bölüm bitince bir bakın ve hemen kütüphanenize ve okuma listenize ekleyin.
Bir tetikçiyi yazıyorum ama ne tetikçi! Karan Kaya.😍
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Keyfili okumalar... &
"Ramon, keser misin artık bağırmayı? Ramon sevinçle bağırmaya devam etti. "Ay! Veliahtımız geliyor be yavrum. Koskoca Ezeloğlu Holding'in biricik varisi geliyor. Ay sanki kızgın kumlardan serin sulara atladım. Ay! Teyzesinin prensi sağlıklıymış. Ben nasıl bağırmam?" Derin gözlerini devirerek cevap verdi. "Kız olsaydı daha iyi olurdu. Bebekken saçına tokalar takardık. Pembe pembe elbiseler giydirirdik. Birlikte pasta yapardık. Büyüyünce de holdingi yönetirdi. Düşün bir kere şirketin başında güzeller güzeli bir kız. Çok havalı olurdu."
Ramo suratını buruşturdu ve cevap verdi. "Ay! Bunu duyan da her gün saçına toka takıp pasta yaptığını zanneder. Ay! Siz gerizekalı mısınız acaba? Kız olsa da sevindirdik evet ama malzeme belli yani. Küçük Uygar geliyor. Ay! Kesin babası gibi karizmatik olacak. Kızlar bayılacak onun için. Siz hâlâ sarımsağı fazla kaçmış sirkeli işkembe çorbası içmiş gibi surat ekşitin. Serseriler. Suratlara bak. Kedi götünü görmüş yara sanmış."
Gülümseyerek ona cevap verdim: "Ben çok mutluyum. Tamam, yalan söyleyemem. Kız olsun istiyordum. Ama sağlıklı olması her şeyden önemli benim için. Kız da olsa erkek de olsa sonuçta benim bebeğim. Ben onun için dünyayı yakarım be!" Derin bana sarılıp coşkuyla bağırdı: "İşte Zeynep Ezeloğlu!"
&
Prova bitince Ramon yanıma gelerek elindeki elbiseyi bana uzattı. "Bu elbise de hazır. Bunu da giyin bir bakalım, eksiği var mı?" Yarın otelde Uygar'ın çocuklarla ilgili bir projesinin tanıtım yemeği vardı. Yemeğe Uygar'la birlikte ben de katılacaktım. Elbiseyi aldım ve giyindim. Boğazıma kadar dantel detayları olan siyah elbisenin göğüs kısmında küçük bir dekoltesi vardı, ama yerindeydi. Bu elbise çok dikkat çekici ve oldukça iddialıydı.
Tam giyinme kabininden çıkarken üstümdeki elbisenin aynısını bir mankenin üzerinde gördüm. Kaşlarımı çatarak üstümde bulunan elbiseye baktım ve Ramon'a sordum. "Neden bu elbiseden iki tane hazırladın, Ramon?" Ramon tek kaşını kaldırdı ve cevap verdi. "Ben de anlamadım, yavrum. Kadir elbisenin aynısından hazırlanmasını istedi. Yedek kalacakmış. Eğer elbiseye bir şey olursa diğerini giyecekmişsin. Sanki beş yaşında bebek giyinecek elbiseyi. Üstüne yemek dökmenden korkuyor galiba, geri zekalı. Saçmalığın daniskası. Ama sonuçta ben de emir kuluyum, bebeğim. Hazırladım. Bu demek oluyor ki saça saça yemek yiyebilirsin, yavrum. Yedeğin var. Artık evde nasıl yiyorsan, adamlar önlem almışlar."
Sinir olmuştum. Bu nasıl bir saçmalıktı? Bunlar beni ne zannediyordu, Allah aşkına? Gözlerimi devirdim ve aynanın karşısına geçerek provanın bitmesini bekledim.