Bölüm.33

206K 9.4K 932
                                        

Selamlar, bu ara o kadar bölüm atıyorum ki Wattpad güncelleme yapmaya yetişemiyor 👻 Az önce 21. Saç Teli'ne de bölüm attım :)

Bu arada aranızda hâlâ beni takip etmeyen varsa lütfen takip butonuna dokunsun ve hikayelerimi okuma listelerine eklesin. Pamuk eller takip butonuna dedikten sonra son olarak şunu söylemeliyim: Sizi seviyorum😘
Uygar'dan bir fotoğraf atayım size o zaman;

 Pamuk eller takip butonuna dedikten sonra son olarak şunu söylemeliyim: Sizi seviyorum😘Uygar'dan bir fotoğraf atayım size o zaman;

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Keyifli okumalar...
&

Zeynep

''Ağlama artık yavrum! Bebeğine yazık. Yeminle çocuk daha doğmadan acıların çocuğu oldu. Yavrum benim, kıyamam ben ona!

Hıçkırarak ona sarıldım. Ramon saçlarımı okşuyordu. Kadir'e bakıp sordum:
"Bir haber yok mu?"

Kadir ellerini beline koydu ve hüzünle başını sağa sola doğru salladı. Ramon'a sarılarak ağlamaya devam ettim. Ramon telaşla Kadir'e bakarak sordu.
"Ay! Acaba doktor mu çağırsak? Kız ağlamaktan geberecek. İçi dışına çıktı."

Kadir yavaşça yanıma yaklaştı ve omzuma dokunarak konuşmaya başladı: "Üzülme artık, Zeynep. Abim sensiz duramaz. Keşke saklamasaydın. Biliyorsun, adam ifrit oluyor böyle şeylere. Sen Uygar Ezeloğlu'nun sevdiği kadınsın. Ne korkuyorsun? Asıl millet korksun senden."

Ramon söze girdi.
''Ay! Ne yapsın kızcağız?
Sanki bu hayata alışık mı? Peşindeki adamlarla akraba olduk. Biri kıçından vurulur. Biri araba uçurur. Yetmezmiş gibi peşinde azılı bir sapık var. Hem bebeği doğurup dilencilere evlatlık vermedi ya! Korkmuş işte.
Zaten daha dün öğrenmiş hamile olduğunu.''

Kadir kaşlarını çatarak bağırdı: ''Sus lan sen de. Abuk sabuk konuşup durma. Bir şey mi dedik? Her lafın içindesin. Teselli ediyoruz işte!''

Ramon suratını buruşturarak söylendi: ''Ay teselli etmiş! Tesellisi de kendisi gibi.'' Ardından yanaklarımı tuttu ve gülümseyerek yüzüme baktıktan sonra göz yaşımı silerek konuşmaya devam etti: ''Ağlama artık. Tamam, yedin bir bok. Ama sonuçta haklı sebeplerin vardı.''
Kadir söylenmeye başladı.
"Tövbe tövbe! Benim tesellime laf edene bak. Allah'ım sana geliyorum."

Gözlerimi devirip burnumu çektim ve anlatmaya çalıştım.
''Dün öğrendim. Ramon kontroldeyken tansiyonum düştü. Bayılmışım.
Doktor tahlil sonuçlarını söylediğinde öyle şok oldum ki sevinemedim bile. Ama bugün bebeğimi görünce her şey uçup gitti. Ona sürpriz hazırladım. Yarın onu doktora götürecektim.
Ama öğrenmiş. Ben bile şoku hazmedemeden ona nasıl söylerdim? Beni dinlemedi ki! Zaten geldiğinde midem bulanıyordu. Kendimde bile değildim. Hem nasıl ve kimden öğrendi?''

Bir anda durdum ve gözlerimi kısarak nefretle soluklandım.
"Özge! O yılan doktorda bizi gördü. Kesin o söyledi. Hâlâ Uygar'ın peşinde. Kim bilir neler söyledi?"

Ramon gözlerini kıstı ve dudaklarını büzerek tiksinircesine konuştu.
"Felaket tellalı sürtük! İnşallah esnerken ağzı yırtılır. Serçe parmağı kapı kenarına çarpar. Basur olur da tuvaletlerden çıkamaz! Ah! Biz neden böyle kadersiziz Allah'ım?"

KESKİNBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin