*Ufak bir uyarı : Luciferlı sahnede rahatsız olabileceğiniz şeylerden bahsettim. İsteyenler oraları geçebilir.*
Lucifer'lı Bölüm
Zordu tamam mı? Cas'i orada hareketsiz yatarken görmek, Meg'in ona dokunması ve Cas uyanınca neler olacağının belirsizliği... Beni bir hafada öldürecek düzeye gelmişti bunlar.
Bu akşam Lucifer tüm Kansas'ı toplamıştı gene. Ben neler olacağını biliyordum ama yanımda ve karşımda oturan insanlar merak içindeydi. Cain bana dönüp neler olduğunu sordu. "Dean, sen neden buradasın? Bıraktığını zannediyordum?" Ona eğilip "Bu şovu kaçırmak istemedim." dediğim sırada Lucifer içeriye girdi.
Ama yalnız değildi. Elinde büyük bir ip vardı ve onu çekiyordu. Kapının ardından boynuna köpek tasması takılmış olan Mike girdi, boynundaki tasma Lucifer'ın elindeki ipe bağlıydı. Emekliyordu. Gülümsedim. Castiel o haldeyken keyfimi yerine getirecek tek şey Mike'ın az sonra yaşayacaklarıydı. Bir haftadır Castiel'in kardeşleriyle canımız sıkıldıkça Mike'ı dövmüştük.
Micheal, Mike'ın çenesini kırmış; Lucifer kaburgalarında çatlak yaratmış; Gabriel Mike'ın ileride çocuğunun olamayacağından emin olmuş; Anna yüzüne birkaç pençe atmış ve Balthazar da Mike'ı sayamayacağım kadar birinci kattan atmıştı. Ben de, eh, ben de sırtına hiçbir zaman geçmeyecek birkaç iz bırakmıştım Cain'in bana verdiği özel bıçağıyla. Pişman değilim.
Abaddon adamının bu halde olmasına sinirlenerek ayağa kalktı ve "Bu da ne demek oluyor?" dedi. Lucifer onu susturup "Shush. Otur yerine yoksa sıradaki sen olursun." dedi. Abaddon korktuğunu belli etmemeye çalışarak yerine otururken Cain kıs kıs güldü. O kızılın Cain'in sevgilisini öldürmesine sebep olduğunu biliyordum. Zaten onların düşmanlığı bizim Mike'la anlaşamamıza sebep olmuştu en başında.
Lucifer ilk günkü psikopat gülümsemesini bize sunup "Y'akşamlar beyler, hanımlar." dedi. Mike yanında dizlerinin üzerinde dururken Lucifer Mike'ın kanlar içinde olan yüzünü ittirip onun yere düşmesini sağladı ve "Size ilk geldiğimde birkaç kuraldan bahsetmiştim. Hatırlayanlar?" dedi.
İnsanlar başını salladı. Lucifer da saymaya başladı kurallarını. "Kadın ticareti yasak. İntikam için muhattabınızın sevdiklerine karışmak yasak. Ve size verilen listedeki isimlere zarar vermek yasak." Bu listeler her grubun başkanına verilmişti sadece. Ama listedeki isimleri tahmin etmek zor değildi. Babası ve kardeşleri...
Lucifer yerde kanlar içinde yatan Mike'a ilk tekmesini geçirip "Ama bu piç bu üç basit kuralın hiçbirine uymadı." dedi. Mike acıyla inlerken kayınçom bir tekme daha attı. "Kadın ticaretine devam etti." Bir tekme daha. "İntikamı için muhattabının sevdiğini kaçırdı." En sonunda Mike'ın yüzüne ayağıyla basıp "Ve listedeki isimlerden birine, küçük kardeşime, zarar verdi." dedi.
İnsanlar Lucifer'ın ilk defa ailesinden bahsetmesine şaşırırken esas şoku yaşayan Mike'tı. "O senin kardeşin miydi? Cas..." Lucifer dizine yaslanıp ayağını daha da bastırdı ve "Shush. Adını kullanabileceğini sana kim söyledi?" dedi.
Lucifer ayağını sürerek Mike'ın yüzünden çekti ve "İlk gün ne dediğimi hatırlayan var mı? İlk kuralla ilgili?" dedi. Gülümseyip konuştum. "Kadın ticareti yapanları, o kadınları kimlere verdiyse onların sürtüğü yapacaktın." Lucifer küçük bir alkış tutup "Aferin Winchester!" dedi. Ardından Mike'ı kaldırıp "Şimdi seni bir odaya götürecekler. Yaklaşık yirmi adam olacak o odada. Sonrasını sanırım sen biliyorsun. Ama merak etme sadece o yirmi kişi değil. Yirmilik gruplar halinde üç takım daha gelecek. Seni öyle hemen bırakmazlar." dedi. Lucifer iki tane adamın Mike'ı sürükleyerek götürmesine izin verirken kendime not ettim : Asla Lucifer'la bozuşma.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Papatyam
FanfictionPapatya gibiydi kalbi, Bir sevdi... Bir sevmedi... High School AU ******* 221118 / 170719✌🏻🏳️🌈 ******* TAMAMLANDI.
