2.2 // Öpücük

264 29 59
                                        

Eve girdiğimde Sam'i uyandırmamaya çalışarak odama geçtim. Lanet olsun! Bugün hemen Castiel'e söz vermiş ve sözümü tutamamış hem de vurulmuştum iyi mi?

Yavaş hareketlerle yaramı kasmadan üzerimi değiştirdim ve yatağıma girdim. Şu an sadece uyumak ve yaramın acısını unutmak istiyordum. Ama ne yazık ki bu isteğim telefonuma gelen mesaj sayesinde gerçekleşemedi.

Patron : Hala hayatta mısın Winchester?

Gözlerimi devirip mesaj yazdım.

Dean : Hala hayattayım Patron.

Lucifer bana görüldü attıktan sonra tam Mesajlar'dan çıkacaktım ki Castiel'in adının yazdığı kutucukta bir sürü mesajın biriktiğini gördüm.

Meleğim 🧥 : Dean, selam! Bugün konuşacaktık ya hani sen zamanı ve yeri daha söylemedin; o yüzden yazayım dedim.

Meleğim 🧥 : Dean, yine merhaba. Saat 17.00 oldu ve sanırım sen aramayacaksın.

Meleğim 🧥 : Yine ben evet. Saat 20.00 oldu ama hala aramanı bekliyorum. Çok saçma değil mi?

Meleğim 🧥 : Ah, şu an aklıma geldi. Eğer vazgeçtiysen benimle konuşmaktan sorun değil yani.

Meleğim 🧥 : Sanırım, bilmiyorum. Muhtemelen.

Meleğim 🧥 : Gün neredeyse bitecek Dean. İyi geceler.

Nefesimi verip gözlerimi kapattım. Meleğimin üzgün bir yüz ifadesiyle telefonun başında tüm gün boyunca beklediğini düşündüm. Hay ben böyle işi ya. Onu öyle belirsizlik içinde bırakamazdım değil mi? En azından bir şeyler yazayım da sabah kalktığında görsün.

Dean : Özür dilerim meleğim. Bugün konuşup aramızdaki tüm sorunları halledecektik biliyorum ama şerefsiz ağabeyin yüzünden konuşamadık. Yine. Ama merak etme, illaki konuşacağız. İllaki ben sana seni sevdiğimi söyleyeceğim.

Yazdığım mesaja bakıp başımı iki yana salladım ve mesajı sildim. Ona onu sevdiğimi mesajla söylemeyecektim. Ayrıca ağabeyinden de bahsedemezdim. Ya bilmiyorsa? Onun yerine daha mantıklı bir şey yazıp gönderdim.

Dean : Cas, selam. Uyuyor musun bilmiyorum ama bu mesajı görünce lütfen bana kızma. Bugün konuşacaktık, biliyorum. Ama bazı ufak sorunlar çıktı.

Bir anda telefonumun çalmasıyla Sam'in uyanmasından korkarak hemen telefonu cevapladım. Meleğim arıyordu. Yaramın acısı daha da artarken titrek bir şekilde "Cas." dedim.

Castiel endişeli bir sesle "Dean. Sen bugün aramayınca ben endişelendim. Ayrıca sorun falan dedin. Kötü bir şey yok değil mi?" dedi. Öksürdüm ve kısık bir sesle küfrettim. Yaram öyle bir zonkluyordu ki.  "Çok acıyor." dedim kısık sesle. Castiel daha da endişeli bir sesle "Ne acıyor? Dean! İyi misin sen?" dedi. Aferin Dean, iyice korkut adamı.

"Ne-ne acıyor? Ben bir şey demedim Cas, bir şey yok." Yutar mıydı? Bilemiyorum o kadar da aptal değil Cas bence. Castiel bir anda telefonu yüzüme kapatınca kaşlarımı çattım ve telefona baktım. Ne oluyordu be?

Kafamı yastığımın başlığının üstüne dayadım ve gözlerimi kapatıp nefesimi düzene koymaya çalıştım. Ah be Meleğim. Yanımda olsan şimdi, bir öpsen tüm ağrılarım bitecek ama yoksun işte.

Birkaç dakika sonra birinin eve girdiğini duyduğumda irkildim. Kapıyı kapatmayı unutmuştum! Gelen Cas olabilirdi. Adım sesleri yaklaşınca aklıma gelen ihtimale tutunmak istedim. Titreyen sesimle "Cas?" dedim sorarcasına.

PapatyamBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin