Olmaktan Korktuğum Yerdeyim; Sendeyim

4.8K 417 297
                                        

Bir önceki Smut'ta 200 yorum vardı. Bu bölümde onu da geçerseniz dileyin benden ne dilerseniz.

Mete

Mete, Metin'in baş selamını alarak gülümsedi kuzenine. O indikten sonra kara gözleri korkusuzca buldu Ali'yi. Metin'i de eve bırakmasıyla birlikte arabada sadece ikisi kalmıştı.

Ali başını arabanın camına yaslamıştı. Yumulu gözlerinin açılamamasından Metin'in indiğinin farkında olmadığı belliydi. Bilse hemen yanaşırdı Mete'ye.

Ali, Mete gibi değildi. Hamleleri daha cesur, daha umursamazdı. Sevgisi artıkça diğerlerinin düşünceleri değersiz geliyordu ona. Mete dikkat ettikçe, o daha da umursamaz oluyordu.

Çay kenarında tutulan balıkları yerken Ali kafasını Mete'nin omzuna koymuştu. Mete anında irkilerek ona doğru dönmüştü. Ali, Mete soruyu soramadan cevaplamıştı onu.

"Umurumda değil." Demişti omuz silkerek. Diğerlerinin duymaması için kısık sesle söylemişti kelimeleri.

Mete yine de çekinerek hafifçe itmişti Ali'nin başını. Ona göre Ali aldığı riski fark edemiyordu bir türlü.

"Ne düşündükleri umurumda değil Mete, bu an kadar değerli değiller." Sözlerinin ardından bir daha koymuştu başını maviş. Diğer ikisi de oralı olmamıştı zaten. O an oldukça garip hissetmişti Mete. Fazla üstüne düştüğünü fark etmişti. O kadar endişeliydi ki gönlünce yaşayamıyordu bile.

Diğerlerini düşünmekten, dikkat etmekten rahatça nefes alamıyordu. Omzuna inen baş omuzlarındaki diğer bütün yükleri alıp götürdü o anda. Garip bir huzur hissetmişti.

Uzanarak Ali'nin burnuna dokundu. Buradan gıdıklandığını öperken keşfetmişti. Ali, burnunu kırıştırarak tepki verdi ona. Mavi gözleri, kirpiklerinin altında göründü. Mete'yi bulan gözleri, gördüğü esmer oğlan ile yüzüne sıcak bir gülüş olarak yansıdı.

"Günaydın uykucu." Bir saatlik yolun büyük bir kısmında uyumuştu maviş. Uzun süredir yüzmediği için çabuk yorulmuştu.

"Geldik mi?" Arabanın hareket etmesine rağmen sessizliği fark ettiği anda ufak bir telaşla sordu soruyu. Dışarı bakarak nerede olduklarını anlamaya çalıştı. Birkaç sokak vardı evlerine. Bunu fark ettiğinde uykulu hali silinip gitti ve sıcak gülüşü daha farklı bir hale büründü. Uzunca bir zamandır Mete ile yalnız kalmaya çalışıyordu. Zar zor yakalamıştı bu fırsatı.

Hava kararmaya başlamıştı. Ailesi ya yeni çıkmıştı ya da kısa bir zamanda çıkacaktı ama yine de saati kontrol etti. Neredeyse yediye geliyordu.

Ali'nin hesabına göre oraya gitmeleri, yemek yemeleri ve sonra çay eşliğinde uzunca sohbet etmeleri derken saat gece yarısını bulmadan dönmezlerdi. Canan da çıktıklarında mesaj atardı onlara.

Araba evin önünde durduğunda kapıya uzanarak indi. Mete önemli bir şey düşünmezken mavişin aklında Canan mesaj atsa da görmeyecek kadar meşgul olacağı vardı.

"Neye gülüyorsun?" Kapıya vardıklarında gördü Mete gülüşünü.

"Hiç..." Dedi Ali düşüncelerini kendine saklayarak. Kapıyı açarak sevgilisini içeri aldı.

Ali karanlıkta Mete'nin elini bularak tuttu. Lambaları açma gereği duymadan peşinden sürükledi sevgilisini. Işığı aralarına almak için zaman kaybetmek istemiyordu.

Mete elini tutan parmakları kavrayarak peşinden odasına kadar çıktı.

"Hemen geliyorum." Ali, Mete'nin kolundaki çantayı da alarak elini onun elinden ayırdı ve karanlıkta uzaklaştı. Mete onun adım seslerini işitiyordu ama elinden ayrılınca hissettiği soğukluk ile ellerini birleştirerek kapattı.

UsulHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin