3 Gün Sonra
"Başınız sağolsun" sandalyelerde oturmuştuk. Simsiyah giymişti herkes. Babam gözlüklerini çıkarıp iki parmağını gelmem şeklinde oynattı.
"Cihangir sen de gel."
"Acımız taze çocuklar. Rümeysa'yı hepimiz çok seviyorduk. Ama intikam beklemez."
"Buldun mu baba? Kim yapmış bunu?"
"Ben gerekeni yapıcam. Cezasını vericem. Siz ikinizde bir süre normal bir şekilde yaşıycaksınız." Tam itiraz etmek için ağzımı açmıştım ki Cihangir susmamı işaret etti.
"Bu arada Lalin artık bizimle yaşayacak. Saygısızlık istemiyorum Işıl."
"Artık gidebilir miyim?" Başını sallayınca annemin yanına oturdum.
"Efendim telefon size." Herkes gitmişti. Sadece ben kalmıştım. Bir de babamın başıma diktiği korumalar.
"Kim?" Mezarın başından kalktım. pantolunumun bacaklarını düzelttim. Başımdaki siyah eşarp boynuma düşmüştü.
"Çetin bey." Telefonu aldım.
"Artık eve gel. Tehlike geçmiş değil."
"Geliyorum." Telefonu kapatıp sahibine verdim. Arka koltuğa oturup camı açtım. Yüzüme çarpan rüzgar ile derin bir nefes aldım ve gözlerimi kapattım.
"Sen biraz dinlen kızım. Bir şey olursa uyandırırız." diyerek yanağımdan öptü annem. Yukarı çıktım. Cihangir'in odasının kapısı aralıktı. Kafamı yavaşça içeri uzattım. İç çekiş sesi geldiğinde ona baktım. Gözleri kızarmıştı. Beni fark etmeden hemen çıktım. Odanın kapısını kapatıp üzerime siyah eşofman ve beyaz tişört giyip yatağın içine girdim.
FLASHBACK
"Anne nereye gidiyorsun?" Bahçeden içeri girmiştim. Oyuncaklarım kucağıma zor sığıyordu.
"Benim güzel gözlüm ben gidiyorum."
"Ben de gelebilir miyim? Canım sıkıldı." Annem ağlamaya başladı.
"Neden ağlıyorsun anne?" Eğilip yanaklarımdan öptü.
"Ben tek başıma gitmeliyim güzel gözlü kızım. Sen Rümeysa'yı üzme tamam mı?"
"Ben onu çok seviyorum üzmem tabi ki annecim. Ama ben seni de üzmem ki. Lütfen seninle geliyim."
"Benimle gelemezsin Maya. Ben bir daha gelmiycem." Elimi bırakıp kapıdan çıktı.
"Anne gitme." Oyuncakları fırlatıp koştum ama yetişemedim. Ben yere oturmuşken Rümeysa teyze yanıma geldi.
"Hadi gel güzel kızım." Beni kucağına alıp odama çıkardı.
"Annem neden gelmicek?" O da ağlamaya başladı.
"Yoksa babam bir şey mi söylemiş? Sen niye ağlıyorsun Rümeysa teyze?"
"Ağlamıyorum annecim. Ama annen gitmek zorunda kalmış."
"Yoksa beni artık sevmiyor mu?"
"Seviyor tabi ki de."
"Ama sevse gitmezdi ki. Bak sen de seviyorsun ve gitmiyorsun işte. Artık sen benim annem ol. Sana Rümeysa anne dicem." Hemencik bana sarıldığında o üzülmesin diye sessizce ağlamıştım
FLASHBACK SON
O beni bu zamana kadar bırakmayan tek kişiydi. Ben annem ve babamsız kaldığım her boşlukta ona sığınmıştım. Her ağladığımda bana ninni söyleyen tek kişiydi o. Beni sevmeyi bırakmıycağına emin olduğum tek kişiydi ve o benim yüzümden öldü. Ağlamamak için zor dayanıyordum. Kedi gibi iyiyce kıvrıldım. Gözlerimi kapattım. Kapının tıkırtısını duyduğumda gözlerimi açmadım. Saçıma dokunan eli tutup seri hareketlerle yer değiştirdim.
"Naptığını zannediyorsun sen?"
"Sadece saçını okşamak istemiştim."
"Benden uzak dur Cihangir." Kolunu bırakıp yataktan çıktım. Aşağı indim. Etrafı topalamayı bitirmişlerdi. Temzilik yapılıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
|Benim Babam|
ChickLit"Geldik." İzmir F tipi cezaevi.. çocukluğumun geçtiği yer. Yavaş adımlarla içeri girdim. "Işıl gidiyorsun." Babam içeri girince ayağa kalktım. "Baba hiçbir yere gitmiycem ben. Yeter her yerde sürekli siyah takımlı zorba adamlar görmek istemiyorum...
