|Benim Babam|Bölüm:33"Berat"

38 4 21
                                        

"Sen çok dengesizsin farkında mısın?"

"Sensin be dengesiz." Ayağa kalktım.

"Bir gün iyi davranıyorsun, bir gün bok gibi davranıyorsun, bir gün de kendin için özel olanları anlatıyorsun. Bunun dengesi nerde?" Dolabın kapağını açtım.

"Sen nasıl olmasını istersin?" Takımımı kılıfından çıkarıp aynadan üzerime tuttum.

"Hmm madem seçme hakkım var." Takımı geri astım. Siyah wide leg paça pantolonumu alıp üzerime tuttum. Hoşuma gitmeyince tekrar yerine astım. Dar lacivert kotu aldım. Üzerine de beyaz kalın askılı crop aldım. Lacivert geniş gömleği de aldım.

"O zaman ben" diyip boynuma sarıldı.

"Özel olanları istiyorum."

"Hazırlanmam lazım." 

"Nereye gidiceksin?" Ellerini belime sarıp kendine çevirdi.

"Ufak tefek işlerim var." Yüzüme baktı.

"Ne işi?"

"Sana hesap mı vermem gerekiyor?"

"Evet kocanım ben senin." Güldü ve alınlarımızı birleştirdi.

"Abartma istersen." Ondan ayrılıp kıyafetleri sandalyenin üzerine koydum.

"Nikahlı kocanım kızım senin."

"Hadi Cihangir ayar etme adamı." Etrafa bakınıp çantayı aradım.

"Kaba kelimeler yerine sinir etme falan desene daha kibar oluyor." Bir anda ona döndüm.

'kaba kelimeler yerine izliyorsun desene daha kibar oluyor.'

"Sen" diyip ona döndüm.

"Ne dedin sen?" Yaklaştım.

"Kaba kelimeler yerine sinir etme desene daha kibar olur dedim." Yok ya değildir. Hem bir cümleyle olcak şey değil.

"Neyse ya." Diyip yatağın altında duran siyah çantaya baktım. Yerden alıp yatağın üzerine koydum. Kıyafetleri üzerinden alıp silahlara baktım. Sar9 Siyahı alıp şarjörüne baktım.

"O çanta neden bu kadar önemli?" Fermuarını çekip yerine koydum. Silahı da belime koydum.

"İçi dolu çünkü." Kıyafetlerimi alıp banyoya giderken kolumdan tuttu.

"Bence bunu giy." Beyaz deri elbiseyi uzattı.

"Elbise giymem ben." Kolumu çekip banyoya gittim. Giyindim. Saçlarımı aşağıdan bir topuz yapıp perçemlerimi çıkardım.

"Işıl nereye?" Babamın sesiyle yanına gittim.

"Dışarı çıkıyorum."

"Bilmediğin bir yerde?"

"Öğrenmek lazım baba." Bir şey söylemeyince çıktım. Islık çalarak yürüyordum. Önüme çıkan siyah karaltı ile silahı çektim.

"Dur napıyorsun ,benim" ses tanıdıkdı ama şahsen tanımıyordum. Ama silahı belime koydum. Işığın altına doğru geldik. Ayağıma cam battığı zaman yardım etmeye çalışan çocuktu.

"Ne var ne istiyorsun?"

"Genelde burda kızlar tek başına bu saatte dışarı çıkmazlar."

"Sizin burdaki insanlar medeni değil sanırım. Cinsiyetçilik falan da var gibi."

"Bence sizin orası fazla gevşek. Sen de bunu medenilik olarak yorumluyosun."

"Hıh. Yobaz olanın siz olduğuna gayet eminim ama uzatmayalım." Yürüdüğüm zaman yanımda yürümeye başladı.

"Sen hayırdır nabıyorsun?" Ona döndüğümde gülüyordu.

"Sen sahiden Adanalı'sın."

"Ne alaka?"

"Konuşman hareketlerin falan hep buranın tarzında."

"Seni tanımıyorum. Fazla ilgilisin benle."

"Kaya ben." Elini uzatınca yüzüne baktım. Karanlıktı ama çok az belli gibiydi.

"Işıl" elini sıktım. Duyduğum çatırtı sesiyle elimi çekip kolumla onu arkaya aldım. Silahı çıkarıp emniyeti indirdim.

"Sessiz ol." Diyerek onu arkamda tutmaya devam ettim. Kurşunun namluya sürülme sesi geldi.

"Arkamdan çıkma." Sessizce birkaç adım attım. Adam silahıma çarpınca silah yere düştü. Hiç vakit kaybetmeden onun koluna vurdum. Onun silahı da düştü. Karnına doğru tekme attım. O iki büklüm olurken silahları alıp ona doğru uzattım.

"Kimsin sen?"

"Berat"

|Benim Babam|Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin