|Benim Babam|Bölüm:38"Can"

38 3 10
                                        

"Ne diyorsun lan sen?" Kaya atıldı.

"Kaya sakin."

"Tabi sen alışkınsındır. Böyle konuşmalara. Bu kadar güzel olmak da cabası tabi."

"Kimsin bilmiyorum düzgünce konuşalım. Yüzüme bak."

"Bak güzel-"

"Adam gibi konuş lan" Kaya bağırmaya devam ediyordu.

"Kaya kes."

"Bak şimdi hırçın kuş sen biraz daha bağırmaya devam edersen ben seni sonuna kadar susturucam."

"Tamam uzak dur ondan." Arkamdan geldi. Çenemden tuttu. Kulağıma doğru yaklaştı.

"Sen bence kendi derdine yan."

"Neden beni kullanıp babamdan fidye mi istiyceksin?" Güldüm.

"Fena fikir sayılmaz. Hazır burdayken bir görüşürüz."

"Bunu daha öncesinde yapman lazımdı. Hem babamı salla. Benden iste ne istiyceksen?"

"Baban İstanbul Kralı değil mi?" Sırıtması tınısından anlaşılıyordu.

"E biz de boru değiliz, İzmir'in sahibiyiz."

"Cık kesmedi beni."

"İyi iste ama vermez ben söyliyim."

"Neden sevmez mi tek çocuğunu?"

"Sevmez." Yanımdan gittiğinde parfüm kokusu burnuma doldu. Bu koku tanıdıktı. Derin bir nefes aldım. Kokuyu tanıyordum ama çıkaramadım. Bir ayak sesi daha uzaklaştığında hafif yana doğru döndüm.

"Kaya sakin ol burdan çıkıcaz şimdi."

"Kendini tehlikeye atma."

"Tamam sen bana güven." Duvardaki çıkıntıya elimi sürttüm. Ne kadar zorlansam da halatı kesmeyi başardım. Ayaklarımı da çözdüm.

"Sessiz ol seni de çözücem şimdi." 

"Engin yemek su falan ver de aç kalmasınlar." Kimsin sen? Hızlıca Kaya'yı çözdüm. Bileğimdeki bileklik çakıyı çıkardım.

"Sen arkada bekle." Elinde tepsiyle içeri giren Engin'in boğazına dayadım bıçağı. Tepsi yere düştü. Tabakların da gürültülü kırılma sesi her yerden duyulurdu.

"Engin noluyor?"

"Bir şey yok tepsi elimden kaydı." Belindeki silahı aldım.

"Ayağını denk al keserim."

"Tamam sakin ol. Bırak o bıçağı."

"Kes sesini."

"Kıraç elinden bir kaza çıkıcak. Bak burdan sağ çıkamazsın. Hem sence bana ne kadar değer verirler ki? Onların işine yeterince yaradım. Umursamazlar bile."

"E benim için önemlisin Engin. Sonuçta biz Kıraçlar intikam yolunda ölmeyi bile göze alırız."

"Kıraç saçmalama. Öldürmiyceksin di mi beni?"

"Aslında öldürmekten zevk alırım biliyor musun?"

"Pardon konuşmanızı bölüyorum ama pek yeri değil sanki."

"Neyse sen al bunu bağla ben hallederim. Başından ayrılma."

"Ha bir de duvara yaklaştırma." Duvarın dibinden yavaşça çıktım. Silahı korunaklı bir şekilde tutup ufak adımlarla, duvarın dibinden yürüdüm.

"Engin nerde kaldın ya? Alt tarafı bir yemek götürüceksin. Benim güzelim yemez zaten." Silahı öne doğru uzatıp duvarın kenarından çıktım. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Silah elimden yere düştü ve tok birkaç ses duyuldu. Kulaklarımda çınlamalar başladı.

"Can"

|Benim Babam|Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin