Nisan ayının yumuşak havası ile çimenlere yayılan kolejliler mutluydu. Hazal sevgilisinin kolunun altında cemre ile dedikodu yapıyordu. Cemre ise dedikoduyu dinlerken Berk'in tuttuğu elini okşuyordu.
Çağrı ise bu haftasonu olucak lise yarışmasını düşünüyordu. Duru herkese selam vererek yanlarına oturduğunda derin bir nefes aldı.
"Çağrı ben bizim okulu desteklemeyebilirim. Sevgilim de yarışmada"
Çağrı yanında şapşal şapşal gülen kıza bakarken dilini damağına vurdu.
"Vallahi alındım, gücendim"
"Dalga geçme Koçak" Duru'nun sahte sinirle söylediklerine gülen Çağrı önüne döndüğünde Cemre konuya girdi.
"Sinan Zeynep'le mi çıkıyor?"
"Evet ve aşırı iyiler Cemre. Herkesi sahneye gömücekler bence"
"Yalnız gitaristleri benden iyi olamaz" Çağrı'nın sözlerini onaylayan sadece erkeklerdi, Hazal çekinerekte olsa konuya girdi.
"Yani ben olsam emin olmazdım" Çağrı Hazal'ın sözleri ile dikleşti.
"Bildiğiniz bir şey mi var?"
"Yooo" diyen üç kıza şüpheli baksada konuyu kapattı. Kendisine bu konuda güveniyordu ve hiç yanıldığı olmamıştı.
**
Yarışma günü kuliste duran Çağrı gergin insaları izliyordu. İki yıldır katıldığı yarışmada tanıştığı insanlarla konuşurken karşıdan gelen grup ile bakışlarını o tarafa çevirdi.
Duru'nun sevgilisi Sinan'ın yanında Zeynep gülerek birşeyler anlatıyordu. Onların arkasında aylar önce kavgada gördüğü çocuk ve beyaz tenli, kıvırcık saçlı bir çocuk geliyordu. Zeynep boş yer bulduğunda oturarak parmaklarını esnetmeye başlamıştı.
Ona dönen bakışları hissettiğinde Çağrı'ya döndü. Çocuğun kendisine baktığını gördüğünde göz kırparak güldü. Ali'nin ona seslenmesi ile önüne dönen Zeynep arkasında şaşkın bir Çağrı bırakmıştı.
Çağrı bu kızın rahat tavırlarından etkilenmediğini söylese yalan olurdu. İlk defa kartları açık olan bir kız görüyordu ve bu kızın vahşiliği de cezbediciydi.
Sahneye bir bir çıkan grupları değerlendirmeye devam eden tozluyaka tayfasına sıra geldiğinde Sinan sırtındaki gitarı Zeynep'in ellerine bırakmıştı.
Özenle sakladığı gitarını eline alan Zeynep, kılıfından çıkararak ayarlamalarına son kez baktığında sahneye arkadaşlarının yanına ilerlemişti.
Sessizleşen salonun içini dolduran Sinan'ın sesi olmuştu.
Ben mese, ben mesela uçarım mesela; yerlere, göklere sığamıyorum.
Ben ben mesela uçarım mesela yine de senden geçemiyorum.
Çağrı sahneden gelen Profesyonel gitar sesini duyduğunda canlı yayın yapan ekrana baktı. Zeynep kıvırcık saçları, yarım gülüşü, kapalı gözleri ile zor olan notaların üstünde dans ediyordu.
Sinan'ın sesi ile coşan salonda herkes ayaklanmıştı. Zeynep kendi mikrofonuna yakınlaşarak derin bir nefes aldı. Gitar sesi ve baterinin hafif sesi salonu doldurduğunda Çağrı kızın sesinin yumuşaklığına sahipti.
Biliyor musun hala aklımda o sözler
Yalanımda bende bu şarkıları söyler
Ben mesela, uçarım mesela; yerlere, göklere sığamıyorum
Ben, ben mesela, uçarım mesela, yine de senden kaçamıyorum
Zeynep ve sinanın sesi aynı anda yükseldiğinde Çağrı bile dinlediği şarkıdan zevk almaya başlamıştı. Kendisi farkında olmadan grubun ritmi ile şarkı söylüyordu. Şarkı bittiğinde tüm salon alkış sesleri ile dolmuştu. Zeyneplerden sonra sahneye Çağrı'nın çıkma sırası gelmişti.
Sahnedeki sandalyeye oturan Çağrı gitarın telleri ile oynamaya başladığında herkes çocuğa bakıyordu.
Anlamam nedenini üzmüşler bebeğimi Ah,ah
Tam yüzüne dalmışken çizmiş kendi resmini ah,ah
Başka okullardaki kızlar çoktan instagramdan takip isteği göndermeye başlamıştı. Zeynep daha önce baktığı çocuğu ilk kez görmüştü ve gördükleri hoşuna gitmişti.
Gözleri kapalı Çağrı herkesin dikkatinin onda olduğunun farkındaydı, bu ilgi onun için alıştığı bir durumdu. Ancak uzun zaman sonra ilk kez şarkı söyledikten sonra göz göze gelmek istediği biri vardı.
Şarkı bittiğinde herkesin alkışını kibarca kabul eden Çağrı, kulise gitmek için döndüğünde Zeynep'in keskin gözlerini gördü. Çağrı ilk kez onu dikkatle inceleyen kızın bakışlarının koyuluğuna şahit oldu. Adımlarını Zeynep'in olduğu tarafa doğru atarken kızın koyu kahve halkalarının daha koyulaştığına emindi.
Zeynep'in yanından geçerken iki saniyeliğine içindeki durma dürtüsü ile ayakları sabitlendi. Kızdan gelen Yasemin kokusu tüm ciğerlerini doldururken, Zeynep Çağrı'dan gelen portakal ve sigara kokusu ile gülümsedi.
"İyiydin" Çağrı'nın ilk adımının son adımı olmasını sağlayan bu kelimeydi, sahnedeki merakı gitmiş gibiydi. Zeynep bakışlarını Çağrı'ya döndürdü.
"Bunca zaman nasıl sevemedi seni anlamadım?" Zeynep'in dürüst cümlesi Çağrı'yı mıhlamıştı. Aylar önce o konuşmadan sonra kendine gelmişti, Hazal'a hissettiği şeyin hayranlık olduğunu anlamıştı.
Zeynep sessiz kalan Çağrı'ya baktı, gözlerinde galaksiler vardı kızın.
"Merak etme bende sevilmedim, belki sevgi ihtiyaç değildir. Bazılarımız için lükstür."
Çağrı tam konuşucakken onları bölen Ali'nin ve Sinan'ın Zeynep'i çağırması olmuştu. Zeynep sağ tarafa dönerek arkadaşlarına ilerlerken Çağrı engel olamadığı dürtü ile kıza seslendi.
"Hangisi?"
Zeynep soruyla arkasında kalan Çağrı'ya baktı. Bilmemesi için bir neden olmadığını düşünerek sorusunu cevapladı.
"Esmer olandı. Aslında düşününce sadece düştüğümde elimden tuttuğu için öyle sanmışım"
Çocuğun Ali'ye baktığını ve başını aşağı yukarı salladığını görünce güldü. Yeniden arkadaşlarına doğru adımlarken mırıldandı.
"Belki o değilde sen olsaydın daha kolay olurdu."
Uzun bir aradan sonra birinciliği kazananlar Zeynep'ler olmuştu. İkinciliği ise Çağrı almıştı. Salon bu beş genci alkışlarken hepsinin yüzünde kazandıkları başarının haklı gururu vardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tesadüfler
Fiksi PenggemarHayatın tesadüflerle birbirine bağladığı iki genç kalp, aşkın gerçekliğini birbirlerinde tadabilirler mi?
