Hermione kendi kompartımanına vardığında hızla içeri girdi. Narcissa ve Severus'u beklemeye koyuldu. Ama düşünmeden edemiyordu. Malfoy nasıl böyle bir şeyi göze alabilmişti? Bu....yanlıştı. Tıpkı o ve Sirius da olduğu gibi. Malfoy'un eninde sonunda buna bir son vermesi gerekecekti. Ya da ...belki de Lola'ya aşık olmuştu. Hermione gülerek gözlerini devirdi. Malfoy ve duygular....düşüncesi bile saçmaydı.
Aklına iki ay öncesi geldi. Sirius'la yanlışıkla çıkmaya başlamıştı. Ve az kalsın revirdeyken ondan hoşlanmak üzereydi. Hermione gülümsedi. Sirius Black mega çekici ve yakışıklı olabilirdi. Ama Hermione Granger noktayı koymayı bilebilmişti.
"Hey. Ne düşünüyorsun?"
Hermione gülümseyerek başını kaldırdı. Narcissa pelerinindeki karları hermione'nin karşısına oturan Severus'un üzerine silkeliyordu. Severus narcissa'ya bir bakış attıktan sonra Hermione'ye dönerek konuştu.
"Zaten sürekli dalıp gidiyorsun böyle."
Narcissa Hermione'nin yanına otururken sırıtarak göz kırptı.
"Belki de fransız öpücü için bekleyen bir erkek vardır gittiği yerde."
Hermione başını iki yana salladı.
" Yanlış tahmin. Sadece.... Noel hediyelerini düşünüyorum. Ne alacağımı falan işte. Boşverin."
İkisi de sorgulamayı bıraktılar. O sırada önlerinden seyyar yemek arabası geçiyordu. Kadın başını kompartımandan uzattı.
"İster misiniz çocuklar? Çikolata kurbağlar-"
Narcissa yutkunarak kapıyı kadının yüzüne kapatmıştı. Derin bir nefes aldı.
"Şu tatil bitsin artık."
***
Draco hafifçe yutkundu. İlk aşama;inkar.
"Sen neden bahsediyorsun?"
Sirius gülümsedi.
"Bence gayet iyi biliyorsun. Nesiniz siz? Casus mu? Sen Malfoy'sun. Lucıus'larla gezmende bunun kanıtı. Peki Herm? O da bizi kandırmak için mi geldi?"
Draco bir süre durduktan sonra konuştu. İkinci aşama;yalan.
"Granger'ın bununla bir ilgisi yok. Ama diğer tahminlerin doğru. Lucıus'un uzaktan akrabasıyım. Gayrimeşru olduğum için beni tanımıyor. Annemin soyadı Menson. Gerçek babamın ise Malfoy. Menson'ı kullanmayı tercih ettim."
Sirius gözlerini kıstı.
"Peki ya balo gecesi?"
3. aşama; gerçeklerle göz boyama....Draco devam etti.
"O gün Granger'ın ilk öpücüğünü çaldım. Ve o da beni tokatladı."
Sirius bir süre düşündü.
"Yalan söylüyorsun. Balo gecesi daha önce de öpüştünüz. Gece yarısında."
Draco gözlerini devirdi.
"Seni sinirlendirmek içindi. Sen ondan hoşlanıyordun. Ben de senden nefret ediyordum. Kısacası onu dudağından öper gibi yaptım. Sonra beni sinirlendirdi ve onu gerçekten öptüm. Gerisini de biliyorsun zaten. "
Sirius yumruklarını sıktı. Bu kadar olamazdı.
"Peki ya benden ayrılması?"
Draco iç çekti.
"Çünkü senden hoşlanmıyor gerizekalı. Ben gidiyorum."
Draco arkasını dönüp ilerlemeye başlarken Sirius seslendi.
"Hayır. Kesinlike bu kadar değil.Tek sorun benden hoşlanmaması olamaz. Ben-Benden hoşlanmak zorunda!"
Draco kaşlarını çatarak arkasını döndü. Sirius mırıldandı.
"Gerçeği tam anlamıyla bulacağım. Ama eğer dediğin gibiyse ve Herm'in tek nedeni buysa onu elde etmeye çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğim Malfoy. Beni duydun mu? Onu asla sana bırakmam."
Drao sıkılı dişleri arasından mırıldandı.
"Göreceğiz Black."
Ve arkasını dönüp ilerlemeye devam etti.
***
Bellatrix hızla kompartımana daldı. David o sırada 3 kıza heyacanlı birşeyler anlatıyor olmalıydı. Hepsi kahkahalar eşliğinde dikkat kesilmişlerdi. Bellatrix öksürerek dikkatleri üzerine topladı. Kızlar Bellatrix'i görünce hızla sustular. Bella konuştu.
"Hadi gidin buradan ."
Üçü de ikiletmeden dışarı fırladılar. David kaşlarını çattı.
"Kısmetimi engelliyorsun Bell-"
Bellatrix David'in karşısında durdu.
"David Parkinson. Sen piçin önde gidenisin."
David bir süre Bella'nın yüzüne dikkatlice baktıktan sonra küçük bir kahkaha attı.
"Biraz kibar ol. Black kızları küfretmez."
Bellatrix gözlerini devirerek kollarını önünde birleştirdi.
"Birazdan suratına öyle bir şekil vereceğim ki Bellatrix black'in arkadışını üzmek nasıl bir şey göreceksin."
***
Narcissa lavaboya gitmek için ayağa kalktı. O sırada Hermione ve Severus amortentia hakkıda tartışıyorlardı. Bi süre sonra da hangisinin daha iyi iksir hazırlayacağına dair bahse girmişlerdi. Narcissa da tüm muhabbet boyunca esnemiş ve erkek dedikodusu yapmak için fırsat aramıştı. Kompartımandan çıkıp yürümeye başladı. Ve arkasından gelen sesi duydu.
"Cissy?"
Narcissa hızla oradan uzaklaşmak istiyordu. Ama ses onu tekrardan durdudrdu.
"Cissy yapma bunu."
Narcissa yumruklarını sıkarak arkasını döndü.
"Neyi! Herşey bitti. Ve sen bunu açıkça söyledin diye hatırlıyorum. "
Kevin kahverengilerini Narcissa'nın buz mavilerine dikti. Yavaş adımlarla onda doğru yürüdü.
"Dayanamıyorum. Başta bunu istemedim. Black ailesini karşıma almak istemediğim içindi. Ama çok düşündüm Cissy. Sonunda ölsem bile sensiz yaşamaktan iyidir. 4 yıldır birbirimize sahiptik. Her şeyi bu kadar kolay silme. Sadece tek bir şans istiyorum."
Narcissa boğazını oturan yumruyu hisseti. Karşısındaki çocuğa baktı. Kıvırcık kahve saçları ve parıldıyan yeşil gözleriyle o kevin'dı. Ve gerçekten pişman görünüyordu. Ciss'ye biraz daha yaklaştı .Yavaşça onun bir elini avcuna aldı.
"Seni seviyorum Narcissa Black."
***
Bellatrix gözlerini devirerek kompartımandan çıktı ve biraz ilerledikten sonra beklemediği bir manzarayla karşılaştı. Kevin ve Narcissa arlarında kısa bir mesafeyle konuşuyorlardu. Ve birden gözü onlara doğru gelen Lucıus'a takıldı. Narcissa ve kevin hala onları görmemişti. Lucıussa ikisini yeni farkediyordu. Bellatrix koşar adımlarla Lucıus'a ilerledi. Onu tüm gücüyle yakınlardaki boş bir kompartımana çekti.
"Bekle. Bir şey yapma."
Lucıus derin derin soluyordu.
"Bırak beni Bell. Onları geberteceğim."
Bellatrix gözlerini devirerek tüm gücüyle onu göğsünden geri itmeye devam etti.
"Kes sesini! KENDİNE GEL!"
Bellatrix'in bağırmasına karşın Lucıus direnmeyi bıraktı. Ve gözlerini onun kahvelerine çevirdi.
"Ama-"
Bellatrix kaşlarını çattı.
"Sorun çıkarmayı kes. Şu evlilik olayından kurtulduktan sonra istediğin sorunsa birlikte çıkartırız. "
Lucıus bir süre sessiz kaldı. O sırada Kevin yavaşça Narcissa'nın elini tutmuştu. Lucıus öfkeden kıpkırmızı kesilerek adım atmaya kalkmıştı ki Bella hızla onun kolunu yakaladı.
"Narcissa akıllıdır. Hatasını tekrarlamaz. Sadece bekle."
***
Bu eller....birinci sınıftan beri hayran olduğum kişinin elleri....diye düşündü Narcissa. Ama neden 3 ay önceki gibi hızlı atmıyordu kalbi? Hayır, onu istemiyordu. Ellerini aniden geri çekti. Sesi titreyerek konuştu.
"Üz-üzgünüm."
Kevin idrak edemeyrek ona baktı. Ne demeye çalışmıştı? Hayır mı?
"Seni sevdiğimi söyledim. Hiçbir şey umrumda değil, Cissy. Seni her gördüğümde acı çekiyorum. Ama sen bensiz kahkaha atıp gülebiliyorsun. Böyle olmamalı. Benim olman gerekiyor. Eskisi gibi."
Narcissa kaşlarını çatıp hafifçe geriledi.
"İstemiyorum dedim."
Kevin delirmiş gibi başını iki yana salladı.
"Bu bir cevap değil. Kesinlikle Hayır. O kadar zaman cesaretimi toplmaya çalıştım. Şimdi ise! Tanrım!"
Narcissa gözlerini kaçırarak yanından geçmeye yeltendiyse de Kevin tek hamleyle kolundan tutup onu duvara ittirdi. Narcissa sırıtını çarptığı duvardan ayıramayarak acıyla inledi. O sırada Kevin yumruklarını sıkararak ona doğru ilerliyordu.
"Beni sevdiğini biliyoyum. Sana göstereceğim. Beni sevdiğini yine hatırlayacaksın."
Narcissa elini asasına uzattığı an Kevin onun bileğini yakalayıp duvara yapıştırdı. Narcissa kendini geri çekmeye çalışsada kevin dudaklarını parçalarcasına onunkilere bastırıyordu. Birinin onu üzerinden çektiğini hissettiği an yere yığıldı.
***
Hermione Severus'la birlikte gürültünün olduğu yere koşar adımlarla ilerledi. Gördüğü manzara karşısında ağzı bir karış açık kalmıştı. Lucıus Malfoy bir çocuğu yere fırlatmış ve hiç durmadan yumrukluyordu. Çocuk ara sıra gözlerini açmaya çalışsa da bilinci gidip geliyordu. Etraf gittikça kalabalıklaşmıştı. Hermione'nin gözü kenarda duran Narcissa'ya takıldı. Hızla ona doğru yürüdü.
"Cissy ne oldu burada?"
Narcissa hafiften dolmuş gözlerini ona çevirdi.
"Gidelim buradan."
Hermione onaylarak onun bir koluna girdi. O sırada koşarcasına onlara doğru gelen Draco ile göz göze geldi. Draco onları bir süre süzdükten sonra Lucıus'un yanına ilerledi. Bir kaç kişi yeltendiyse de onun yanına yaklaşamıyorlardı. Draco Lucıus'un bir kolunu tuttu.
"Yeter. Hadi gidelim."
Lucıus yumruk atabilmek için kolunu geri çekti.
"Bırak Rodolphus."
Draco gözlerini devirdi.
"Ben Draco. Dünyaya dön. Herkes bizi izliyor. Profesörler gelmeden gidelim."
Lucıus etrafına bakındı. Yüzünü buruşturarak Kevin'ın yakasını tutup kulağına eğildi.
"Bitti sanma sakın. Seninle işim bittiğinde ölmek için yalvaracaksın."
Kevin hafif bir bilinçsizlkle bir şeyler mırıldanırken Lucıus ellerini geri çekti. Ve yavaşça doğruldu.
***
Hermione derin bir iç çekerek Draco'ya döndü.
"Gece mi! Ciddi misin!"
Draco yutkundu. Hermione Granger ile birlikte gece vakti Londra'nın ıssız muggle sokağında tıkılı kalmıştı.Etrafına bakındı.
"En azından kar yağmıyor. Hadi şimdi bana ev bul. Şimdiden söyleyeyim. Etrafımda muggle istemiyorum. Ve tuvaleti ve lavabosu ayrı olacak."
Hermione ona öldürücü bir bakış attı.
"Tabi ki malfoy . Zaten ilanlarla peşimizde bekliyorlar. Boyundan yukarın felç mi? Gecenin birinde ne evinden bahsediyorsun!"
Draco kaşlarını çattı.
"B-bir dakika. Hey ev bulamaz mıyız? Lanet olsun! Dışarıda falan yatmayacağız değil mi? Biliyor musun....hep sorunsun Granger. Herşey senin yüzünden oluyor. O bulanık kafanla saçma sözler veriyorsun. Ve şimdi olana bak! Gecenin birinde sokakta kalakaldım. BEN! DRACO MALFOY!"
Hermione gözlerini devirdi.
"İyi ben gidiyorum."
Hermione karanlık yolda arkasını dönüp ilerlerken Draco bir süre durup etrafına bakındı. Hava oldukça soğuktu. Ve her an bir Mugglela karşılaşabilirdi. Koşar adımlarla hermione'ye ilerledi.
" Bekle."
Hermione kaşlarını kaldırarak ona döndü.
"Ne o ? Korkutun mu?"
Draco yüzünü buruşturdu.
"Kapa çeneni ve yürümeye devam et."
***
"Güzel görünüyor."
Draco iç çekerek onayladı. Gökyüzü yıldızlarla kaplıydı. Hafif bayır bir çimenliğe uzanmışlardı. Arkalarında bir bank vardı. Draco konuştu.
"Neredeyse 3,5 ay oldu."
Hermione başını hafifçe salladı.
"Biliyor musun Malfoy? Bu çok garip. Savaş derdi yok. İnsanlar fena değil. Sanırım burayı sevmeye başlıyorum .Keşke diğerleri de burada olsa.."
Draco gözlerini devirdi.
"Sana zor katlanıyorum. Bir de onlarla uğraşamam."
Hermione heylerken Draco sırıttı.
"Bende halimden memnunum. Sokakta kalmak dışında bir derdim yok .Tabi sen hariç. Sen dertlerin başında geliyorsun. "
Hermione ona ters bir bakış attı. Draco devam etti.
"Granger... merak ediyorum da... Neyse boşver."
Hermione kaşlarını kaldırdı. Draco düşündü. Bunu nasıl sorabilirdiki? Weasle'a hala yanık mısın? Ya da Sirius Balck'ten hiç hoşlandın mı? Ya da Potter'la aranda hiçbir şey olmadı mı? Lanet olsun.Konuyu değiştirerek devam etti.
" Yani hiç kızlarla beni çekiştirmedin mi? Buna inanmak zor. "
Hermione gözlerini devirdi.
"Kibirde son noktasın."
Draco kesinlikle derken gülümsedi. Hava gittikçe daha da soğuyordu. Tılsım yapmak için asasını eline aldı......
"Bu ne şimdi"
Hermione kaşlarını kaldırdı.
"Ne oluyor?"
Draco içinden lanet okumaya devam ediyordu.
"Asa çalışmıyor. Bir bu eksikti. Her şey senin suçun Granger."
***
Londra sokaklarından birinde iki genç çimenlere uzanmış uyuyorlardı. Draco irkilerek uyandı. Gözlerini açtığı an Granger'ı gördü. Aralarında iki metre olsa da birbirlerine dönük uyumuşlardı. Draco kafasından bu düşünceleri atıp doğruldu. Sırtı şimdiden ağrıyordu. Ve tir tir titriyordu. Baka doğru yürüdü. Yavaşça uzandı. Pelerinini üzerien örttükten sonra gülümsedi. Yerde yatmaktan çok daha iyiydi.
Gözü Granger'a takıldı. Cenin pozisyonunda uzanmıştı. Uyksunda tiriyor muydu? Draco bir an içinde bir şeylerin hareketlendiğini hissetti. Acaba.....HAYIR. Hızla Hermione'ye arkasını döndü . Ona bakmadan uyumaya karar verdi. Gözlerini kapadı. Birkaç dakika öyle kaldıktan sonra yumruklarını sıkarak doğruldu.
"Lanet olsun."
Hermione'ye doğru yürüdü. Kollarını ona uzatıp yavaşça kucağına çekti
.
"Uykum yok Harry. Ders çalışcağım."
Draco hafifçe gülümseyerek onu kaldırdı. Hermione mırıldanarak kafasını onun göğsüne yasladı. Draco bir süre kaskatı durduktan sonra yüzünü Hermionenin kine çevirdi. Granger şimdi hiç hırçın görünmüyordu. Gözlerini dudaklarına indirdi. Ve kafasını hızla geri çekti. Ne düşünüyordu böyle? Hermione'yi yavaşça banka bıraktıktan sonra pelerinini çözüp onun üzerine sardı. Çimenlere doğru ilerledi ve yere uzandı.
"Delirmiş olmalıyım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENSELESS / Dramione
FanfictionÇapulcular döneminde düşmanlar birbirine sığındığında beklenmeyen gerçekleşir. Dostluk ve aşk. Draco/ Hermione/ Sirius
