Hermione gergin bir şekilde krepi çevirdi. Hala inanamıyordu. İki gündür Draco Malfoy'a sarılarak uyuyordu. Ve onun yanına uzanan kişi hep oydu. Bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde. Ve dün gördüğü o rüya..tanrım. Draco Malfoy'la ilgili. Soğuk,kibirli, muggle düşmanı, slyhterin'li Draco Malfoy ile ilgili bir rüya. Birden aklına gelen düşünceyle kaskatı kesildi. Ya Malfoy geri döndüklerinde bunları herkese yayarsa? Belki Sirius olayını da? Sonuçta abartarak anlatabilirdi. Hermione yalan söyleyebileceğini sanmıyordu. Zaten Harry ve Ron hemen anlardı. Hayır aslında sadece Harry anlardı. Hermione omuz silkti. Yapacağını zannetmiyordu. Niye sırf onu rezil etmek için böyle bir şey yapsın ki? Bu düşünceyle Hermione daha da kasıldı. İyi de Malfoy her şeyi sırf onu rezil etmek için yapabilirdi. Ne yani şimdi de güven mi başlamıştı?! Hermione tezgaha arkasını yaslayarak ıspatulayı yanına koydu. Düşünceleri kafasından atmak için başını iki yana sallasa da bir işe yaramamıştı. Etrafı izlemeye başlamıştı. Beyaz ağırlıklı küçük mutfağı. Kenarda duran büyük saksıya baktı. Sonra sipariş penceresine, her yeri izledi. Evet şimdi kafası dağılmıştı. Ve birden gelen sesle aniden irkildi.
"Nefis kokuyor. Ne yapıyor-sakin ol. Benim."
Hermione ona öldürücü bir bakış attı.
"Bağırarak dalmadan önce ses ver."
Draco gülerken ona doğru ilerledi.
"Bu sabah çok asabisin. Neden acaba?"
Hermione morarırken Draco krepe bir bakış attı.
"Ama sanırım çevirmeyi unuttun." Hermione arkasını dönüp baktığında kprepin çoğu yerinin karardığını gördü. Lanet olsun. Bir tane daha çöp. Hemde bu kadar uğraşmışken.
"Normalde mükemmel yaparım."
Draco hmmlayrak krepi iyice süzerken Hermione ısrarla devam etti.
"Gerçekten."
Draco yenebilir mi diye krebi çatalla dürterken Hermione'nin suratı iyice asılmıştı. Bu yaptığı 5. krep denemesiydi ve bu sefer unutkanlığından batırmıştı. Tam da Malfoy geldiğinde.
"Valla. Normalde mükemmelim. Bir daha yapacağım. Görürsü-Hey! Yeme şunu."
O sırada genç adamın krebe eğildiğini gördü. Draco tavadan aktardığı tabaktan büyük lokma koparırken sırıttı.
"Yemeklerin nasılmış merak ediyorum."
Hermione hızla çocuğun üzerine atlarcasına tabağı çekme gayesiyle uzansa da Draco parçayı ağzına tıkıştırarak tabağa sarıldı. Hermione ısrarla uzanmaya devam etsede Draco ağzı dolu konuştu.
"Bu gerçekten iyi. Şu ana kadar yediklerimin en iyisi. Kendini aşmışsın Granger. Gerçekten."
Draco gülümsemeye çalıştı. Zavallı krepe kız nasıl bir işkence ettiyse, artık tek güzel yanının yanık kısmı olması gerçekten ironikti. Bunun nedeni ise belki tadını azaltmasıydı. Tanrım. SU! Draco bardaklara doğru ilerlerken tabağıda yanında götürmeyi ihmal etmedi. Hermione ışıldayarak arkasından geliyordu.
"Gerçekten mi! Yaktığım halde mi! Tadına bakmak istiyorum."
Draco suyu içerken Hermione tabağa uzanyordu. Draco'nun elindeki su heryeri ıslatırken genç adam bardağı yanına bıraktı. Hermione kalan yarım krepe uzanmak için çabalıyordu.Durum gittikçe kovalamacaya dönüşürken Draco nihayet yere dökülen sulara geldiğinde yere yuvarlandı. Krep de yeri boylarken Hermione gözlerini kısarak bir onu hem krepi izlemeye devam ediyordu. Draco hızla doğruldu. Aynı şekilde kıza gözlerini kısarak baktı.
"Y-yapmayacaksın değil mi?"
Hermione ona deli misin bakışı attı. Draco rahatlamışken Hermione devam etti.
"Üflersem geçer!"
Ve sonra aniden krepin üzerine atladığında Draco da hızlı davrnmıştı. Hermione iğrenç bir şekilde eline aldığı hamur işini ağzına atmak için hamle yaparken Draco da ikisinin de beklemediği bir şey yaptı. Dakikalarca donup kalmalarına neden olacak bir şey.
"aaaaaaaaaaaa!!!! Çek ağzını manyak!"
Draco ağzını kızın ellerini kapsayacak şekilde açıp gerçekten kapsadığında Hermione elini çekmek için geri uzandı. Draco da ısrarla onun üzerine uzanırken Hermione ise diğer eliyle onun kafasına vurmakla meşguldü. Elini oynatmaya çalışsada Draco onu bileklerinden tutmuştu. Hermione zaten bundan sonra onu asla yemeyeceğini bilerek avcunu açmış ve hamura dönmüş iğrenç yığını onun ağzına bırakıp elini kurtarırken Draco o an öleceğini düşündü. Genç kız Draco'nun üzerine uzanmasını o an unutmuş genç adamın tepkisi için gülmeden edemezken Draco neredeyse gözleri yaşarmış her lokma boğazında düğümleniyordu. Hermione 'nin gülümsemesi Draco'nu suratıyla kahkahalara dönüşürken bu sefer onun da gözleri yaşarmıştı.
"Tanrım! Gerçekten yiyorsun! Yerdeki tozlara ve cıvıklamama rağmen."
Draco aniden kızın karnına abanarak kalktığında Hermione bu öküzlüğün aceleyle olduğunu düşündü. Ve doğruydu da. Genç adam içinde ne var ne yok yetişebildiğini musluğa boşaltırken Hermione kaskatı kesildi.
"Şimdi ben de kusacağım."
Draco öğürmeye devam ederken Hermione bir an sırtına vurmak ve üst kata koşmak arasında kalırken Draco sonunda atlatmış bir sürü mendille ağzını silerken konuştu.
"Başka bir tane daha yapamadın mı GRANGER!! "
Hermione bu çıkışla gerilerken üst kata çıkmanın daha mantıklı olacağına karar vermişti.Bir süre sonra tatlı tatlı gülümsedi.
"Buraları halledersin. Ben biraz uykuluyum. Bilirsin."
Draco yüzünü buruşturarak kusmuğa asla dokunamayacağını mırıldanırken Hermione hızla merdivenleri tırmanmaya başlamıştı.
*****
"Git banyoda giyinsene be!"
Draco belinde havlusu saçını kurulayarak banyodan çıktığında Hermione elindeki dergiyi yüzüne siper etti. Draco başını iki yana salladı.
"Üşümüyorum. Giyinmeyeceğim."
Hermione camdan dışarıya bakıp gözleriyle yağan karı işaret ederken Draco omuz silkerek koltuğa uzanıp yorganı üzerine çekti.
"Üşümüyorum."
Hermione de aynı onun gibi omuz silkerek dergisini okurken göz ucuyla genç adama baktığında belindeki havluyu yorganın altından yere bıraktığını gördü.
"Iy! Iy! Iy!O yorganı ben katlıyorum!"
Draco umursamayarak gözlerini kapattı.
Hermione yüzü buruşuk öyle kalakaldığında elindeki dergiyi ona doğru fırlattı. Draco rahatsız olarak gözlerini açtı.
"Granger. Şu an terliyorum. Her şeyi üzerimden atmama ramak kaldı. O yüzden kes sesini ve şükret."
Hermione umursamayarak ayağa kalkarken genç adamın bavuluna ilerledi. İç çamaşırı ve pantolonu ona doğru fırlatırken gülümsedi.
"Önemli değil.Uşağınım sonuçta."
Draco yüzünü buruştururken öksürdüğünde Hermione kaşlarını çattı. Bir dakika. O hastaydı. Sabahki olaylardan sonra tüm bunları unuttuğuna inanamıyordu. Ama hala etkisi sürüyor olamazdı değil mi? Sabah gayet iyiydi. Tanrım kusmasının nedeni sadece krep değildi. Hastaydı. Hermione üzerine yerleşen suçlulukla kafasını başka yöne çevirdi.
"İstersen ben gidebilirim. Aşağıda işlerim vardı."
Draco gözlerini açmadan başını salladığında Hermione çıkmadan mırıldandı.
"O yorgana bir daha elimi sürmem."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENSELESS / Dramione
FanfictionÇapulcular döneminde düşmanlar birbirine sığındığında beklenmeyen gerçekleşir. Dostluk ve aşk. Draco/ Hermione/ Sirius
