Hermione hala Slyhterin masasında oturmuş yemeğini yiyen Snape'i izliyordu. Onun bu hali genç kıza oldukça entresan gelmişti. Yanındaki Sirius onun dalgınlığını fark ededek konuştu.
"Hermione tam olarak buraya gelme sebebin ne?"
Hermione yutkunduktan sonra ona döndü.
"Ah şey... Burayla ilgili rapor götürmem istendi. "
Hızla önüne dönüp yemeğini yemeğe başladı. Ne kadar aptalca bir şey söylemişti. Aklına gelen ilk yalan buydu oysa. O sırada Lily ona dönmüştü anlayışlı bir biçimde.
"Gryffindor yatakhanesinde mi kalacaksın peki?"
"Bilmiyorum. Ama ben Gryfffindor'u tercih ederim."
Masadakiler gülümseyip Hermione'ye gururlu bir onayla bakarken Lily konuştu.
"Odamda boş bir yatak var. İstersen gelebilirsin."
Hermione kafasıyla onayladıktan sonra kalma işini çözdüğü için mutluydu. Hem de tam olarak istediği yerde.
💎💎💎
Draco babasını anlamaya çalışıyordu. Ne de olsa o da şu an gençti. Ve korkutucu bir şekilde hareketleri Draco'nun tıpatıp aynısıydı.
Draco'nun aradığı şey her zaman katı olup olmadığıydı. Ya da bu kadar kötü bir adam olup olmadığı.
O sırada yanlarına oturan Bellatrix yüzündeki hoşnutsuz ifade ve uykusux haliyle kendini belli ediyordu. Oturduğı yerde esnedikten sonra başını kısa süre Lucius'un omzuna koydu.
"Uykusuzluktan ölüyorum. Mcgonagall'ın cezası ne zaman bitecek?" Dedi hayıflanırken. Lucius ona o zaman başına bela alacak hareketler yapmaması gerektiğini söylediğinde Bellatrix şımarık bir şekilde omuz silkip yemeğe başlamıştı.
Sabah gelirken birinden duyduğu dedikoduyu anlatmak için de sabırsızlanıyordu.
"Gryffindor'a yeni bir bulanık katılmış."
Draco onun Granger olduğunu bilerek Bellatrix'i dinlemeye devam etti. Ne de hızlı yayılıyordu?
"Şuna bak. Hemen çapulcuların yanına oturmuş." Dedi genç kadın gözlerini devirirken. Bir yandan da reçelli ekmeğindne büyük bir ısırık almıştı.
Draco Bellatrix'in gözlerindeki nefreti görebiliyordu. Ya da sadece uğraşacak bir şeyler arıyordu. Bellatrix en sonunda onu farkettiğinde konuştu.
"Sen kimsin?"
"Bella, 10 dakikadır buradasın ve şimdi mi gördün gerçekten?" Dedi Lucius iç çekerken. Sonrasında kadının meraklı bakışlarına karşılık devam etti.
"Draco."
Bellatrix tekrardan gözlerini devirirken sabır dileniyor gibi görünüyordu.
"Soyadından bahsediyorum. Direk Slyhterin'e oturmana izin vereceğimizi mi sandın?"
Draco teyzesine baktı. Şimdi ne diyebilirdi ki?
"Draco M-menson. Ben Durmstrang'tan geliyorum. Ailem orada tanınmış bir safkan ailesidir."
Bir an karşısındaki kadının ona hala kötü bir tepki vereceğini düşünse de Bellatrix ona soğuk bakan bakışlarını değiştirip hızla gülümsemişti. Gülümsediğinde bile kötü bir planı varmış gibi görülebilen nadir insanlardandı. Lucius konuştu.
"Sorgu bitti mi Bella?"
Bellatrix homurdanarak önüne döndü. O sırada Draco benzerliklerine şaşıyordu. Lucius'un tepkileri ve davranışları aynı ona benziyordu çünkü.
Yanlarındaki sandalye çekildiğinde oturan genç adam Draco'ya bakmıştı kaşlarını kaldırarak. Onun bir şey söylemesine fırsat vermeden Bellatrix konuştu.
"Durmstrang'tan gelmiş. Draco Menson."
Onlardan yaşı küçük gibi görünen çocuk kendini tanıttı.
"Ben Regulus. 4. Sınıftayım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENSELESS / Dramione
FanfictionÇapulcular döneminde düşmanlar birbirine sığındığında beklenmeyen gerçekleşir. Dostluk ve aşk. Draco/ Hermione/ Sirius
