Hermione gözlerini hemen omzuna dolanan kola çevirdi. Ne yapacağını bilemiyordu böyle bir durumda. Üzerinde hissettiği eller onu oldukça geriyordu. Göz ucuyla Draco'nun mavi gözlerine baktığında genç adamın karşısındaki Sirius'a kilitlendiğini gördü. Omzunu hafifçe geri atıp Draco'nun kolundan kurtulmak istese de bir işe yaramamıştı. Sirius bir süre kararsız kaldıktan sonra konuştu.
"Baloya onunla gideceğine inanamıyorum."
Hermione Sirius'un şaşkınlığına karşın derin bir nefes aldı kekelememek için.
"O ba-bana sordu ve kabul ettim."
Draco'nun omzunu sıkan eliyle ürperdi tekrardan. Ona rahatlamasını işaret ediyor gibiydi. Gözlerini Sirius'unkilere gerikaldırdı... Şaşkınlık ve öfke karışımı bir şekilde gözleri parlıyordu genç adamın. Draco kolunu Hermione'nin omzundan çekip mavilerini kızın kahverengilerine çevirmişti.
"Benim gitmem gerekiyor. Sonra görüşürüz hayatım."
Hermione'nin gözleri kocaman olurken Draco Hermione'nin kulağına doğru eğildi. Genç kız onun nefesini yanağında hissedince ürpermeye engel olamamıştı. Söylediği hayatım lafına karşın yüzünü buruşturmadan edemezken Draco kulağına fısıldadı.
"Arkanı kolla Granger. Bedeli çok ağır olacak."
Draco sonra bir şey olmamış gibi gülümseyerek arkasını dönüp gitti. Onun arkasından ikisi de sessizce sarışını izlemişlerdi. Hermione tuttuğu nefesi vererek Sirius'a döndü.
"Açıklayabilirim." dedi tek seferde. Sirius'un kaşları çatılmıştı. Öfkeli göründüğü kesindi. Ellerini siyah saçlarından geçirdikten sonra kravatını çekiştirdi.
"Neyi açıklayacaksın? Daha geçen gün onun Lily'e yaptığını biliyorsun. Nasıl bu kadar aptal olabilirsin? "
Hermione'nin kaşları çatılmıştı şimdi. Sirius ne dediğini farkında mıydı? Arkadaş olmuş sayılabilirlerdi ama bu ona böyle konuşabilme hakkı vermiyordu.
"Bunun onunla bir alakası yok Sirius. Hem benimle böyle konuşamazsın da."
Sirius ona ciddi misin der gibi bakıyordu.
"Neyle alakası var Hermione! O Malfoylarla takılıyor. Sana oyun oynadığını görmüyor musun?"
Hermione de kaşlarını çattı. Dışarıdan öyle mi görünecekti bu plan? Zaten büyük ihtimalle Draco da Lucius'lara böyle söyleyecekti. Buradaki ününü umursamanın pek de anlamı yoktu. Sonuçta daha ne kadar kalacaklardı ki kim bilir? En iyisi sessiz kalmaktı.
"Onun teklifini kabul ettim Sirius. Kimseyi ortada bırakamam."
Hermione gözlerini yere dikerek Sirius'un yanından geçip gitti.
💎💎💎
Remus odaya girdiğinde Sirius'un yatağa uzanmış tavana baktığını gördü. Bu bir şey düşünüyor demekti. İlk defa gördüğü bu duruma karşın içinden gülmeden edememişti.
"İyi misin Patiayak?"
Sirius başını iki yana sallayarak doğruldu. Remus uzun ve gereksiz bir konuyu açacağının farkında olarak çoktan pişman olmuştu. Kütüphaneden aldığı kitapları yatağının üzerine bırakırken iç çekip karşısına oturdu.
"Bu çok saçma." dedi Sirius stresle ayağa fırladıktan sonra. Remus anlamayarak kaşlarını kaldırmıştı.
"Saçma olan nedir?"
"Onunla ilgilendiğimi bilmesine rağmen teklif etmemi bekleyemedi. Yani yeterince flört ettiğimizi düşünüyorum. Normalde bir bakış süresi kadar zamanımı alırdı."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENSELESS / Dramione
FanfictionÇapulcular döneminde düşmanlar birbirine sığındığında beklenmeyen gerçekleşir. Dostluk ve aşk. Draco/ Hermione/ Sirius
