Kapı mı açık?

15.8K 868 326
                                        

Black malikanesi..... Asil bir mimari ve zengin bir tarihi içinde bulunduran bir yapı. Yüzyıllardır Blacklari ağırlayan kocaman büyük bir şato gibi.... Malfoy'larınki kadar olmasa da .
Şimdi ise yine Noel yakalaşıyor. Ve uzun zamandır çalmayan zilin sesi duyuluyor...
"Cygnus sanırım geldiler. ."
Cygnus Black kafasını gazetesinden kaldırıp ayağa kalktı. O sırada çirkin ev cini Pheobe kapıya doğru neredeyse koşturarak ilerledi. Sonunda evin küçük hanımları gelebilmişti.
****

ĞBellatrix zile birkaç defa daha bastı. O sırada diğer sarışın da onlara doğru yürüyordu. Bellatrix ona gülümsedikten sonra Narcissa'ya döndü.
"Olanlarla ilgili babama bir şey söylemeyceğim. Ama bir daha seni onunla görürsem -"
"Öyle bir şey bir daha olmayacak Bell. Emin ol öyle bir hataya tekrar düşmem."
Bellatrix kız kardeşini inceledi. Ona belli etmemeye çalışsada yıpranmıştı.İç çekerek önüne döndü.Bavulunun sapını biraz daha kavradı. O sırada kapının ardına kadar açılmasıyla koşarcasına içeri girdi. Ve bavulu ev cininin üzerine fırlatmasıyla ev cini Pheobe bavulla birlikte birkaç metre geriye yuvarlanıp duvara yapıştı.

Bellatrix kollarını açarak Edward Cygnus Black'e doğru ilerledi.
"baba!"
Cygnus gülerek kızını kucaklarken Narcissa da bavulunu çekiştirerek arkadan geliyordu. Druella Bella ve kocasına onaylamaz bir bakış attıktan sonra Narcissa'ya baktı.
"Tatlım, bavulunu kenara bırak. Senin için biri alır. ...DEĞİL Mİ PHOBE!"

Phobe başını aşağı yukarı sallarken mırldanıyordu 'aptal Pheobe.aptal pheobe.'
Druella Narcissa'nın arkasından içeri giren sarışın kıza baktı.
"Cygnus. Bir misafirmiz var galiba?"
Cygnus kızından ayrılarak içeri girene baktı. Hazel içeridekilere göz gezdirdikten sonra kendine saygılı olmasını hatırlatarak selam verdi.Eğitimi hatırla...eğitimi hatırla.
"Merhaba Bay ve Bayan Black. Ben Sripinia Hazel 18. Kuşaktan Pedigree,6. soydan geliyorum."
Cygnus ve Druella bakıştılar. Bella ve Narcissa anlmayarak onlara bakıyordu. Druella yapmacık bir ifadeyle üzgün bir yüz takındı.
"Senin için üzüldüm. Soyun devam ettiğini duymuştum. Ama pek olanak vermedim. Babanla yetişmemiştin değil mi?"
Hazel ailesi ile ilgili sorulara alışmış,cevap verdi.
"Hayır, Bağışlama sona erdikten sonra beni terketmiş. Önce büyücü yetimhanesindeydim. Kaçtıktan sonra muggle bir aileye verildim."
Cygnus'un ağzından onaylamaz bir homurtu çıkarken Bella kaşlarını çatmış hazel'e bakıyordu. Hazel gülümsedi.
"İzninizle temizlenmeye çıkıyorum. Uzun bir yolculuktu."
Hazel arkasını dönerek merdivenleri çıkarken bavul da arkasından süzülerek geliyordu. Druella Black onun gittiğinden emin olduktan sonra öfkeden yanan gözlerini bella'ya çevirdi.
"Sen hangi akla hizmet bu eve bir soydan Pedigree getirebilirsin?!"
****
"Belim tutulmuş."
Draco gözlerini devirmemek için kendini zor tuttu. Yerde yatan oydu. Belinden şikayet edense GRANGER! Londra sokakları yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. VE şimdi ikisi iş ve kalacak yer arayışındaydı. Hermione mırıldandı.
"Dün yerde uyuyakaldığıma emindim-"
"Uyanıklık yapıp gece banka geçmişsindir. Kafa yormayı bırak. Ve etrafa bakın. "
Hermione ona ters bir bakış atarak yürümeye devam etti.
"Önce sana bir yer bulalım. "
Draco ona baktı.
"Neden ben? "
"Çünkü mugleların yanında elin ayağına dolaşıyor. Seni yemeyecekler Malfoy. Herneyse dediğim gibi önce bize iş ve sana kalacak yerini ayarlayacağız. Ben kendime bir yer bulurum .."
Draco ona laf söylemek için ağzını açmıştı ki hermione bağırdı.
"GÖRDÜM! Eleman aranıyor. Hah bulduk. "
Draco gözlerini o tarafa çevirdi. Oldukça büyük bir mağazanın önünde eleman ilanı vardı. Hermione'ye baktı.
"Ciddi değilsin değil mi?"
Hermione gözlerini devirerek o tarafa doğru ilerledi.
***

"Beni ağırladığınız için teşekkür ederim Bayan Black."
Druella gülümseyerek genç adamın bal rengi gözlerine baktı.
"Önemli değil tatlım. Ne de olsa annen çok yakın bir arkadaşım. Taşınmanız tamamlanınca istersen gidebilirsin. Hiç farketmez. İstediğin kadar kal burada."
O sırada üç kız gülerek kahvaltıya iniyordu. Narcissa Druella'nın yanındaki David'i görmeden annesine seslendi.
"Babam çıktı mı anne?"
Druell başıyla onayladı.
"Misafirlerimizi almaya gitti. Bella'nın nişanı yaklaştı ne de olsa. Birkaç gün biz de kalmalarının iyi olacağını söyledi."
Bellatrix gözleri iri iri açılarak Druella'ya döndü.
"NE ? Bu kadar erken mi?"
Druella isteksizce onaylarak eline kahvesini aldı. Bellatrix yutkunarak koltuklardan birine çöktü. O sırada Hazel de gözlerini kısmış David Parkinson'a bakıyordu.
"BU gereksizin burada ne işi var?"
David gözlerini devirdi.
"ne olsun. Seni özledim aşkım."
Druella şakacı(!) genç adamı umursamayarak yan gözle bella'ya baktı. Nişanı istemiyor muydu yani? Bu işleri kesinlikle kolaylaştıracaktı.
****

SENSELESS  / DramioneBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin