Pamuk eller oy & yorum lutfennn.
-
Yaşanan olay sonrası saatler geçmiş, ben de birazcık kendime gelme fırsatı bulabilmiştim. Bu, belki uzun sürecekti fakat kesinlikle olacaktı ve olmalıydı da.
Toygar beni hemen o binadan çıkarıp kendine ait olan evine götürmüştü. Yaşananlar hakkında pek konuşmamıştık çünkü olanlardan biraz uzak kalmam ve zihnimi boşaltıp yaşananları tekrardan hatırlamamak şüphesiz benim için en doğru olanıydı.
Vakit kaybetmeden annem ve babamın sayısız çağrılarına geri dönüp her şeyin yolunda olduğunu ve sadece sessiz kalmak istediğim için hava almaya çıktığım yalanını uydurmuştum. Asla onlara beni Utku gibi bir manyağın kaçırmış olduğunu ve saatlerce alıkoyduğunu söyleyemezdim çünkü panik yaparlardı ve onları gereksiz endişelendirmiş olurdum.
Gereksiz mi? Az kalsın ölüyordum be!
Utku hakkında ne yapmam gerektiğini ise Toygar bana bırakmıştı. İstersem onu polise ihbar edebilirdim fakat nedense Ayşenur yüzünden bunu yapasım pek gelmiyordu. Belki bu çok salakça bir düşünceydi fakat böyle bir anda bile bana çok yardımı dokunmuş Ayşenur'u düşünmeden edemiyordum. Hayatı boyunca sırf o şerefsiz abisinin yaptığı yüzünden suçluluk duyacak, belki de sonsuza kadar kendini benden ve Toygar'dan geri çekip araya mesafe koyacaktı.
Bulunduğum odaya doğru baktım, Toygar'ın yatak odasına benziyordu. Sade bir yatak ve kapalı tonlardaki rengiyle de bunu çok iyi belli ediyordu zaten.
Nedense kendimi burada çok iyi hissediyordum. Hiç gidesim yoktu. Bu nedenle telefonumu çıkarıp anneme hızlıca kısa bir mesaj attım. Tabii ki de Toygar'ın evinde kaldığımı ve 'lütfen endişelenme anneciğim' diyemezdim. Bir arkadaşımda olduğumu ve geceyi de orada geçireceğimi, kendisini de çok sevdiğimi yazmıştım. Bugünkü yaşadıklarım bir kez daha her şeyin bir kıymetinin olduğunu ve ona göre davranmam gerektiğini öğretmişti.
Ancak annemin 'tamam kızım. Öyleyse Toygar'a selam söylemeyi unutma' demesiyle başımdan aşağı kaynar sular dökülmesin mi? Anlamıştı!
Kendimi Toygar'ın yatağının üzerine sırtüstü bırakıp tavana doğru baktım. Şimdi daha dingindim. Saat geceyi gösteriyordu ve uykum da çoktan gelmeye başlamıştı. Zaten bir an önce uykuya dalmayı istiyordum çünkü bugünü unutmak adına bana çok yardımı dokunacaktı, biliyorum.
Derken saniyeler sonra, tam gözlerim kapanıyordu ki açılan kapıyla bu eylemi gerçekleştirememiş olup kapıya doğru döndüm. Şüphesiz gelen kişi Toygar'dı ve ta buradan belli olan o parlak ela gözleriyle bana doğru bakıyordu. Yüzünde tatlı bir gülümseme vardı. Zaten bu, bana olanları çoktan unutmaya yeter gibiydi. Öyle ki benim de yüzüm birden güldü ve olduğum yerde doğrulup oturur pozisyona geçtim. Toygar da arkasından kapıyı kapattı ve yanıma doğru gelmeye başladı.
Yatağın diğer tarafından oturdu ve elleri direkt ellerimi bulup tuttuğunda yüzümdeki gülümseme daha da çok genişledi. Elleri sıcacıktı ve şimdiden güven veren bir şekilde hapsetmişti avucunun içinde.
"Sevgilim," dedi ve benim kendi omzuna yaslanmam için kolunu bedenime doğru atarak çekti. Bu çağrısına anında boyun eğip kendimi ona bıraktım. "Şimdi daha iyi misin?"
Ne yalan söyleyeyim. Biraz önce de dediğim gibi onun varlığı ve gülüşünü görmüş olmak, sonrasında da kollarının arasında olmak 'şimdi daha iyi olmam' için yeter de artardı.
"İyiyim." Dedim tok bir sesle. "Ya sen?"
"İyiysen iyiyim." Güldüm. Sonrasında o da güldü.
Bir süre öylece, bu şekil kaldık. En sonunda Toygar beni birazcık kendisinden ayırdı ve dosdoğru yüzüme doğru bakarak, bir eliyle de yanağımı okşamaya başlayarak "Masal," diye seslendi. "Gaye'nin söylediği o saçmalıklar-"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CANSIZ YILDIZLAR | Texting
Teen FictionOnu elde etmesinin tek yolu artık kız kılığında ona yazmaya başlamasıydı. 🌟 TAMAMLANDI✔️ 02.05.2023🎼 by CHERRYBERRYMANGO.
