MEDYA: Toygar & Masal. 🥹🤍
NOT: bölüm içerisinde belli başlı zaman atlamaları olacaktır.
JeonDDing Bu kitabın finalini sana ithaf edeceğimi söylemiştim. :")
Son kez iyi okumalar...
-
Toygar'la birlikte hastaneye ulaştıktan sonra resepsiyondan öğrendiğimiz bilgiyle birlikte kendimizi babasının alındığı odanın önünde bulmuştuk.
Koridorun loş ışıkları, Toygar'ın yüzündeki karmaşayı vurguluyordu. Onu belki de ilk kez bu hâlde görüyordum. Yüzü, duvarlara yansıyan soluk ışıklar altında donuk bir hale bürünmüştü. İfadeleri, bir zamanlar içinde yaşattığı canlılık ve enerjiyi yitirmiş gibi gözüküyordu.
Toygar, sanki pili takılmış bir oyuncak bebek gibi buraya kadar getirilmişti. Olacakları öngöremiyor gibiydi.
Ellerimi onun omuzlarına yerleştirdiğimde, omuzlarındaki gerilimle karşılaştım. Bu ani temas, sanki uzun süre sonra fark edilmiş bir dokunuş gibiydi. Toygar, yavaşça bana döndü. O an, bakışlarındaki karmaşaya şahit oldum.
"Hadi," dedim, cesaret verircesine. "Babanı görmelisin." Ancak bu sözler, yüzümdeki hafif gülümsemeyi anında silip süpürmüştü. Toygar'ın babasıyla olan derin dargınlığı, koridorun duvarlarında bir anlığına yankılanırmış gibi olmuştu.
Toygar'ın alaycı ses tonu, koridora doğru bakmamı sağladı, ancak sessizlik içinde sadece bizim olduğumuz gerçeğiyle yüzleşmek zordu.
Başını eğen Toygar, hafif bir duygusal tonla, "Hani bir sürü dostu vardı?" diye sordu. "Öyleyse nerede bunlar?"
Cevap vermeye çalışırken, Toygar kendi iç dünyasına daldı. "Bu koridor bana vicdanımı kullanmamı söylüyor," dedi, bana dönüp yaşlı gözlerindeki acıyı hissettirdi. "Ama bilmiyor ki vicdanım da bu hastane koridoru kadar bomboş." Gözlerini yumup açtığında bir gözyaşı süzüldü. "Ben onu kendisiyle birlikte zaten kaybettim." Kalbimin ritmi, bu acı dolu itirafın etkisiyle değişti.
Ellerim yanaklarına doğru kalktığında, Toygar'ın başı zoraki bir şekilde bana doğru dönmek zorunda kaldı. Gözyaşlarını sildikten sonra "Ama ben hissediyorum," diye mırıldandım. "Birazcık var."
"Sevgi dolu bir yuvada yetişmemiş birindeki vicdan özveri ister," dedi zorlukla gülümseyerek. "Annem beni para uğruna doğurmayı kabul etmiş bir araç. Babam ise kendi hastalığından ötürü işini garantiye almak isteyen bir iş adamı." Sesini kısarak ekledi, "Sonucunda da ben olmuşum işte. Vicdanım da buraya kadarmış."
"Görüşmeyecek misin yani?" dediğimde, Toygar bir süre sessiz kaldı ve gözlerimle derin bir bağ kurmaya başladı. Normalde bakışlarımı kaçırırdım ama bu sefer direndim.
"Görüşmek istemiyorum."
Bu açıklama beni şaşırtsa da, gözleri başka bir hikaye anlatıyor gibiydi. Birkaç gözyaşı daha düştü, Toygar kendisini hastane duvarına yasladı ve devamında sessiz kalarak gözlerini yumdu sadece.
Ben ise daha hiçbir şey demedim ve Toygar'ın bedenine sarılarak yük olmayacak bir şekilde destek olmaya başladım. Kolları beni belimden tuttu ve kendine bastırmaya başladı. Öylece sustuk bir süre.
Zaten çok yükü vardı ve ben, onun omuzlarına biraz olsun hafiflik getirebilmek için sarılmıştım zaten.
•••
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CANSIZ YILDIZLAR | Texting
Roman pour AdolescentsOnu elde etmesinin tek yolu artık kız kılığında ona yazmaya başlamasıydı. 🌟 TAMAMLANDI✔️ 02.05.2023🎼 by CHERRYBERRYMANGO.
