İkinci Kitap: Bölüm 5 Bedel

4.6K 441 122
                                        

Ryuu karnından çıkan mızrakla hareket etmeyi kesmişti. Acı dışında tüm hislerini kaybetmiş haldeydi. Beyni düşünmeyi kesmiş, ne yapacağını bilmez halde kalmıştı. Şoka girmiş halinden çıkmayı başaramıyordu bir türlü. O yerinde kıpırtısız dururken ona saldıran üç figür yakaladıkları avantajı kesinlikle kaybetme peşinde değildi. Gürze sahip olan bir adım öne fırlayıp Ryuu' nun göğsüne doğru saldırdı. Ryuu kilitlenmiş bedeniyle tepki veremeden saldırıyı bekledi. Göğsüne çarpan gürzün gücüyle tıpkı top güllesi gibi yerinden geriye doğru uçarken bedenine saplı mızrakta yerinde oynamıştı. Metrelerce uzaklaştıktan sonra en az beş takla attı. Zar zor durmayı başardığında iki ağır yarası vardı. İlki yerinde oynayan ve kanamanın artmasını sağlayan mızraktı. Diğeri ise gürzün darbesi yüzünden içe göçmüş ve kırıklarla dolu göğsüydü.

Ryuu acının daha fazlalaşmasına rağmen önceki gibi kafasını toplayamayacak hale düşmemişti. Kendini toparlerken elinden bırakmadığı kılıcını yere sapladıktan sonra sırtını ona dayadı. Saplı olan mızrağı hissedemeyecek durumdaydı. Gözlerini kapatarak sadece Gko enerjisine odaklandı. Bedenine çektiği enerji damla damla artıyor gibiydi. Lakin Ryuu' ya damla damla artması yeterli değildi. Daha fazla olmalıydı! Kat kat daha fazla! 

Ryuu' nun bedenine sızan enerji yavaşça artmaya başladı. İlk damlalar daha hızlı akmaya başlamıştı. Ryuu bunun normal olduğunu düşünse de Gko enerjisini böyle bir çekiş hızı düşünülemezdi. Gko enerjisi çok ama çok az kişi tarafından bilinen bir enerjiydi. Onu kullanan kişiler ise iki elin parmakları ile sayılabilecek kadar azdı. Çünkü sadece hissetmek bile imkansıza yakınken en üst düzey dahiler bile bedenlerine çekmeye cesaret edemiyordu. Biliyorlardı ki eğer Gko enerjisi manipüle edilemezse bedeni korkunç acılar içinde eritmeye başlıyordu. Karanlık Lord bile Gko enerjisini oldukça yavaş çekiyordu. Kullandığı teknikleri sadece geliştirmek için kullandığı Gko enerjisini ustasından öğrenmişti. Ve ustasından kalan kitabı Ryuu' ya vermişti. Ryuu' nun anlamasını bekliyordu çünkü onun bedeni özeldi. Lakin böyle bir şeyi kesinlikle beklemiyordu. Kendisinin sahip olduğu güç seviyesiyle bile Gko enerjisini o kadar savurganca bedenine çekemezdi. Gko enerjisi kullanıcının güç seviyesine göre asla artmazdı. Nasıl arttığını bilen bir kişi bile yoktu.

Ryuu her ne kadar büyük bir zincirleme olaylara karıştığını bilmese de aslında evrenin düzeninde büyük bir açık oluşturmuştu. Öyle ki bu açık yüzünden uyandırılmaması gereken çok büyük bir canavarı rahatsız etmişti. Belki de bilinen zamanın sonunu getirecek olayların yaşanmasını sağlayabilecek bu genç hiç bir şeyden habersizdi. Dünyadaki kimse fark etmeden bir çift göz hızla açıldı. Açık sarı rengindeki bu gözler görenleri aşık bırakacak kadar güzeldi. Küçülmüş göz bebekleri öfkeyle kasılmış ifadesini korkutucu bir hale döndürüyordu. Pullu derisi lacivertimsi bir ışık yayıyordu. Bedeninin boyutunu bir insan görmek istese zar zor görüşüne sığdırırdı. Bedenini kaplayan lacivert pullar sivri dikenlere benziyordu. Kafasından kuyruğuna kadar devam eden bu pullar göz kamaştıran bir uyuma sahipti. Kuyruğu topuza benzer bir yapıdaydı. Tek darbesiyle bile dağları un ufak eder, okyanuslarda kargaşa yaratırdı. Bacaklara sahip olmayan bu sürüngen keskin kulaklarıyla çevresinde yaşayan varlıkları keşfetmek istese de ilginç biçimde yapamıyordu. Huzursuzlanarak kıpırdanmak istediğinde bedenini saran devasa zincirler gürültüyle sallandı. Devasa demenin yetmeyeceği bedenini çevreleyen on zincir vardı. Her bir zincirin kalınlığı elli insan genişliğindeydi. Uzunluğu ise binlerce insan toplansa da yetersiz kalırdı. Bu canavar uzun kuyruğunu şiddetle salladı. Eğer zincirler tarafından engellinmiyor olsa gömüldüğü bu kadim denilebilecek mezarı parçalayıp çıkardı. Lakin yeni uyandığı için gücü yetersizdi. Yine de korkutucu yüzünde sırıtışa benzer bir ifade belirdi. Onun uyanmasını sağlayan genci hissetmişti...

GrondiaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin