Bölüm 11

2.7K 108 28
                                        

Merhabalar :) Yarın dizide cok güzel bir bölüm bizleri bekliyor. Boş zamanım varken bölümü hemen tamamlayıp attım. Yetiştirebilirsem hafta sonu bir bölüm daha atacağım.
Iyi okumalar :) 😍😍😍

Bardağımın dibinde kalan içkimi büyük bir yudum alarak bitirdim. Sürekli aynı şeyi düşünüp duruyordum. Mehmet ve Hilal'i saran kocaman elleri. O elleri kırabilmek için can atarken hiç bir sey yapamamıştım. Ne sıfatla yapacaktım! Bir de neden yapacaktım. Hilal tamam güzeldi çok çok güzel bir genç hanımdı. Her erkek onu isterdi. Tıpkı benim gibi ama başka bir sey vardı adını koyamıyordum. Düşüncelerimle boğuşurken karşıma oturan kişiye çevirdim yüzümü.

"Yorgo sen de mi buradaydin?"

"Evet uzaktan gördüm de bir uğrayayım dedim. Çok kederli görünüyorsun."

"Bir kız var."

"Kimmiş bu kız?"

"Ona karşı ne hissettiğimden emin değilim. Bir yanım sürekli yanında olmak istiyor diğer yanımda geçici bir heves olduğunu vurguluyor."

"Heves olduğunu düşündüren ne?"

"Ben ona yaklaşmaya çalışıyorum ama o bana değil başka bir erkeğe yakın olmayı tercih etti. Bu akşam gördüm, Türk kızlarını bilirsin pek erkeklerle görülmek istemezler belliki aralarında bir şey var." Yorgo'nun kahkahaları ile yüzüm asıldı.

"Leon bir de Türk öyle mi?"

Başımı salladım kadehleri tazeledim. Bu rakı dedikleri içki Atinadaki uzoydu. Sadece daha sertiydi. Yorgo konuşmaya devam etti.

"Senin aklının karışmasının nedeni başkasına tercih edilmiş olman. Kendine yediremedin. Bugüne kadar hangi kızı istedinle seninle olmadı. Türk kızları hırçın ve nazlılar seni kendinden uzak tutması etkilemiş besbelli. Bu zamana kadar gördüklerinden farklı geldi sende bir anlık heves ile kapılmışsın sevgili dostum."

Evet evet Yorgo haklıydı. Ağır ağır baş salladım. Yorgo gittikten sonra sayısını saymadığım bir kaç kadeh daha içtim. Çalan şarkılara eşlik edip hafif gülmeye başladım. Sarhoş olmuştum. Masadan kalkip konağa gelmek için bir fayton aramaya başladım görünüşte yoktu. Yürüyecektim. Bu palto ne kadar da ağırdı. Bir iki adım atmıştım ki yere kapaklandım.

"Eh be birader madem edebinle içemeyip yolu bulduramayacaksın ne diye içersin."

Biri kolumdan tutup doğrulmama yardım etmeye çalışıyordu. Omzuna kolumu attığımda Cevdet albayın oğlu olduğunu fark ettim.

"Sen miydin bende diyorum kim bu dingil. Yunandan baska kim olacak!"

Hem söyleniyor hem de bana yardımcı oluyordu. Bir an için sadece bir anlığına onun ağabeyim olduğunu hayal ettim. Güzel olurdu. Bir ağabeyim olsa dertleşsek bana akıl verse. Birbirimize sırdaş olsak. Tamam kesinlikle saçma bir fikirdi bu dağ ayısı benim ağabeyim olamazdı. Konağın kapısına geldiğimizde beni çekiştire çekiştire merdivenlerden çıkarmıştı.

"Yavaş ol vre düşeceğim."

"Hasbinnallah!"

"Küfür mü ettin sen bana?"

****

Gece susadığım için mutfağa inmiştim. Ali Kemal'in sesini duymam ile olduğum yerde kaldım. Birileri ile tartışıyor gibiydi. Kesin kapının önündeki askerlere dalaşmıştı. Başına bir iş açmaması için hemen kapıyı açıp yanına gidecektim. Kapıyı açmam ile birinin üzerime devrilmesi bir olmuştu. Ama bu Leondu ve küp gibi sarhoştu. "Smirni." Aptal aptal gülüyordu ama çok tatlıydı. Hem kendim dengede durmaya çalışıyor hem de onu tutuyordum.

Ağabeyim'in Leon'u ensesinden tutup çekmesiyle derin bir nefes aldım.

"Ne oluyor abi?"

"Civciv sonra konuşuruz yardım ette kimse uyanmadan şunu odasına çıkaralım belim koptu. Çelimsiz bir şeye benziyor amma da ağır çıktı  herif."

"Zivziiiv" Leon son hecedeki harfleri uzatarak civciv deyip duruyordu. Abimle ben koltuk altına girmiş merivenlerden çıkarmaya çalıştık.

"Bir zivziv iki zivziv üç zivziv..."

Kahkaha atmamak için zor duruyordum. Abimde dayanamamış olacakki gülmeye başlamıştı. Onun gülmesiyle kendimi tutmayı bırakıp kahkahalarımı koy verdim. Sonunda odasına çıktığımızda bağırarak şarkı söylemeye başlamıştı.

"Deniz üstü köpürür heeey canım rinannaaa-"

"Leon sus bütün milleti başımıza toplayacaksın şimdi." Elimle ağzını kapatıp hemen çektim. Avuç içimi mi öpmüştü o!

"Ama beğenmiştim ben o şarkıyı güzeldi sen kesin benim sesimi beğenmedin, zaten hiç bir şeyimi de beğenmiyorsun. " iç geçirerek söylemişti son cümlelerini.

"Ne diyor bu herif Hilal?"

"Aman abi ne desin saçmalayıp duruyor işte."

Leon hızlıca ayağa kalkıp

"Herif sana derler." Demiş sonra da sendelemişti.

"Sen önce gönyede dur hıyar!"

Ali Kemal'i itekleyerek odadan çıkardım. "Abi gözünü seveyim kavga etme zaten baksana haline."

"Iyi iyi tamam. Sen de fazla ayakta durma yat hadi."

Kapıdan uğurlamadan önce sarıldım.

"Özledim seni neden hiç gelmiyorsun?"

"Bu eve mi gireyim Hilal?"

"Hastaneye gelebilirsin. Ben meyhaneye gelemeyeceğime göre."

Gülüştük.

"Geleceğim tamam. Hadi gir artik içeri. Iyi geceler."

"Iyi geceler."

Içim rahat etmemişti. Adımlarım beni tekrar Leon'un odasına götürdü. Kapıyı hafif aralayıp baktım. Dolaptan  geceliklerini almaya çalışıyordu besbelli. Altını giymişti ama üstü çıplaktı. En iyisi girmemekti. Tam arkamı dönüp çıkacaktımki içeriden gelen kırılma sesi ile odaya daldım. Leon üzgün üzgün kırılan vazoya bakıyordu.

"Ah Leon ne yaptın?"

Yere saçılan yasemin çiçeklerini toplayıp masanın uzerine bıraktım. Leon yatağa oturmuş. Geceligini giymeye çalışıyordu. Ama ne çaba. Başını geçireceği yerden kolunu geçirmişti. Kahkahalarla gülmeye başladım.

"Benim kolum buna girmiyor."

"Çünkü yanlış giyiyorsun."

En iyisi yardım etmekti. Pijamasını tamamen üstünden sıyırdım. Gözlerimin içine içine bakarken zordu. Oldukça yakındık ve bu elimin ayağımın birbirine karışmasına neden oluyordu. Hızlı davranmaya çalışarak üzerini giydirdim. Perçemi alnına dökülmüştü. Bu halini bir başka seviyordum. Yatağa doğru devrildi. Duruşumü dikleştireceğim sırada dirseğimden yakalayıp kalkmama engel oldu.

"Na-napıyorsunuz?"

"Gitmesen olmaz mı?"  Çocuk gibi söylemişti. Kıyamadım ama burada da kalamazdım.

"Olmaz Leon hem uyumamız gerek."

Burnunu boynuma doğru uzatıp kokladı. Içim titremişti.

"O yere dökülen çiçekler senin gibi kokuyor diye vazoya koymuştum bana gerçeğini borçlusun "

TEĞMENHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin